İşaretler varılacak hedefleri olan içindir.... ayrica Bill James der ki: "Expect problems and eat them for breakfast!" :D

10 Aralık 2009

5. boyuta gecmek üzereyim... Allah kurtarsin beni de cümlemizi de...


*Kediye bak beee...Ruh halimi yüzünde yansitiyor :))
Efenim hepimiz bazen "kedi gibi" olsak da, dört ayakli degiliz... 9 canli oldugumuz söylenemez...

Bir tanecik canimiz var, onu da idareli kullanalim...

Ben bendeki stoku tükettim sayilir dokuz canimdan dördü kaldi galiba. O da yanli$ saymadiysam... (Doktora da gitmedim duyula biline... inatci keciligimi birakamadim i$te)
Iyile$tim sayilir...

Hadi bakalim.... Dikkatli olun ki imam cok ta erkenden gelmesin... ;)

7 Aralık 2009

Efendim... ben annemle babami özledim hulennn... !!!

Ya ben hasta oldum :( nezleyim.. nefes alamiyorum.. Eger saglam ciger dokularim vardi ise, öksürmekten artik onlar da dökülmü$tür... aramakta elbet bana dü$er..

Vallahi bir haftadir miy miy bir $ekilde cekiyorum...ha gecer, ha gecer deyip sallayan tiplerdenim.. doktora da gitmeyen inatci kecilerdenim... ilac ta almam mümkün oldugu kadar.. Beden kendi halletsin.. "beni öldürmeyen güclü yapar hehey!" edasiyla.. öööylece dolanip durdum.
Fakat geceleri aziyor bu meret.. uyutmuyor yahu insani..evvelki gece neredeyse hastahaneye gidecektim sabahin ücünde... bogulacagim diye gercekten korktum. Annemler de yok.. geberip gitsem kimse de arayip sormaz, arasalar ula$amasalar bile kimse bir gelip bakayim da demez.. annemler naa$imla kar$ila$irlar falan... mazallah..... (iyice senaryo yazdim iki saniye de beh.. )

Neyse efenim, o geceden beri $u nefes alamama olayi beni iyice korkuttu yalan yok. Ilk defa nezle olmadim tabiiki..Gripte olmu$tum yillardir bol bol, cok agir nezlede olmu$tum her sene kurulmu$ saat gibi...fakat tenefüs etmekte hic böyle bu $iddette ve oranda zorluk cekmemi$tim...Ilk defa gercekten sagligim icin endi$eleniyorum..

Sanirim cigerlerim artik gercekten "bak kiyametimiz yakla$iyor bir$eyler yap" diyorlar.. yoksa ba$ka türlü kendime aciklayamiyorum bedenimdeki bu denli degi$ikligi..

O yüzden yarinki günü, yani artik bugün oldu... tarihe gececek bir gün ilan ediyorum! :)))))

"Ben doktora gidecegim! Hemde kendi arzu ve istegimle!" Benim cevremde ya$ayanlar bir ya$ina daha girecek sayemde :)
Size artik umutsuz bir vaka olup olmadigimi, yoksa hepsini yüksek ate$ten dolayi mi sacmaladigimi yarindan sonra aciklayacagim... umarim cokta genc ya$ta geberip gitmem... daha sevap haneme artilar lazim :))))

4 Aralık 2009

Yalnizlik derken..

Efenim, ebeveynlerim bir kac gün önce, türlü i$ler nedeniyle, Türkiye ye te$rif etmi$lerdir.. Bundan dolayi onlar gelene dek, 3 odali evimiz ve televizyonumuz yalnizca bana aittir..

Fark ettim ki, odam ve banyo di$inda, diger odalara cok ama pek cok yabanci kalmi$im... "Ulan insan kendi evinde yabancilik ceker mi?!" diye kendi kendime söylendigim olmu$tur $u bir kac gündür..
Gecmi$teki "hizli" ya$antim sonucu kendi evimi unutmu$um.. I$in ilginc tarafi, bayramla$maya gittigim ex-i$yerimi hala avucumun ici gibi bilmemdi.. Bu da "YUH!" dedirtiyor insana...

Ayrica bugün can SIKINTISIndan dolayi, yillardan beri ilk defa televizyonu ke$fettim... Hakikaten, hatirlayamadigim nedenlerden dolayi, bundan en az 6 yil önce -$aka degil!- televizyon izlemekten vaz gecmi$tim.. bugünkü izledigim bir kac türk programlari kar$isinda ne kadar dogru bir karar vermi$ oldugumu anlayarak, hemen bir kac iyi dvd filmleri izlemeye koyuldum.. Kurtulu$um oldular..

Okunmayacagini bile bile buradan o sacma programlari, dizileri vs.. hazirlayan ve izleyicilere sunanlara sesleniyorum: "Allahiniz, dininiz, imaniniz varsa, ya da herhangi bir $eye deger veriyorsaniz, onun a$kina $u milleti oldugundan daha fazla aptalla$tirmayin!"

Bu nâramdan sonra rahat bir uyku cekebilirim artik :)
Hadi bana eyvallah..

2 Aralık 2009

Yalnizlari oynuyorum...

ba$ka oyuncular var mi? ups.. izleyici kalmayacak desene.. :)

27 Kasım 2009

Herkese iyi bayramlar dilerim : )

18 Kasım 2009

Erkekler ne bekler, ne ister? Bir halt istemeseler daha iyi olur!

Efendim 3 yazi yazdim bununla ilgili.. her seferinde yazilarimi yonta yonta yazacak bir$ey birakmadim kendime resmen.. feminist olmadigim erkek arkada$larimca onaylanmi$tir fakat öyle bir ruh haline bürünüyorum yazarken ne hikmetse.. Anla$ilan cok istesemde pek objektif kalamayacagim...Gördüklerim, ya$adiklarim ve duyduklarim dogrultusunda elimden gelmiyor malesef..

$öyle bir genel sonuca vardim... Önceki yazimda bayanlarin beklentileri neyse, erkekler icin de gecerli oldugunu zannediyorum. Yanildigim noktalar olabilir tabiiki. Romantizmden nasibimi hic almami$ olmama ragmen, yine de sonucta bir erkek degilim ve bir erkek gibi de dü$ünemem.



Farkli öneriler ya da tepkiler gelmedigi icin bana ekleyecek sadece cok kli$e bir cümle kaliyor konuyla ilgili;


Erkek evde ev hanimligi hatta garsonlugu ve temizlikciligi, di$arida gururla taktim edilebilir güzelligi, mutfakta a$ciligi, sohbette arkada$ligi ve dostlugu, üzgün oldugunda ya da cocuklariniz oldugunda anacligi ve sanirim ba$ka alanlarda ba$ka $eyler bekler (anlayan anlami$tir, daha fazla bu son noktayi irdeleyemeyecegim- terbiyem müsade etmez :)).

I$in kötü yani bu liste daha da uzayabilir ve bunlarin kar$iligini size vermeden hepsini ayni anda bekler ve kar$iligini vermeyi de akil edemez :)

(bir cicege 3 lira verecek diye cimrilik bile yapar.. ama sizi aldattigi bayana buket buket cicekler, altin yüzükler gidebilir yani.. dikkatli olmak lazim ;) )

Biraz antipatik gelebilir erkek ahalisine bütün bunlar, protestolari duyar gibiyim $imdiden, ama ben $una kanaat getirdim, istediginiz kadar mükemmel bir bayan olun, üstte yazmi$ oldugum cümleye uyun, yinede her daim sizden iyileri oldugunu zannederek er ya da gec sizi üzecektir bir erkek. Hemde yaptiklarinizin kar$iligini vermeden ve sizi hic dü$ünmeden... O yüzden fazla efor sarf etmeyin onun icin derim ve hatta birakin komple daginik kalsin :)


"Amaaan bir a$k bile ya$atmadin yaa... " cümlesini tekrardan onaylami$ bulundum :)))))))))

Caninizin kiymetini biliyorsaniz a$k ma$k ya$amayin karde$im.. mutlu mesut kendinizle gecinip gidin i$te :)


*Yazdiklarimdan dolayi kalbi kirilan varsa bana e-mail yoluyla adresini iletsin bir zahmet, kendime aldigim bir karton japon yapi$tiricilarina artik ihtiyacim kalmadigi icin geri kalanini dagitabilirim :)

16 Kasım 2009

Müzik...

ne kadar önemliymi$ insan evladi icin, bugün tekrar anladim. Cok yogun bir hayat tempom vardi bundan bir bucuk ay önce.. müzigi dü$ünmeyi biraktim, yemek yemeyi bile unutuyordum (abartmiyorum). Herhalde o dönemlerde müzigin varligini genelde unuttugum icin, aranmiyorum pek fazla.. Yani kendiligimden bir $arki acip dinlemem, arka planda calsin diye ugra$mam.. Nadir aklima gelir...

Bugün car$iya ciktim, ayagimda spor ayakkabilarim, bol kotum, kisa ceketim, acik saclarimla.. gözlükler gözümde, rüzgar yüzümde, kulaklarimda bangir bangir en sevdigim rock ve alaturka parcalar... ellerim ceplerimde... cool takildim kendi kendime :) ...neredeyse mutluluktan ucacagim sandim... Müzigin insani bu kadar mutlu edebilmesine $a$tim dogrusu... Harbiden gida imi$ insan ruhuna.. Bundan ne cikariyoruz? Lütfen ruhunuzu besleyin... ben ettim siz etmeyin... müziksiz kalmayin! :)

Uzun zamandir konu$madigim ve bir daha da konu$acagimizi hic zannetmedigim bir arkada$imin da tam o siralar aramasi ayri bir sevinc kaynagi oldu.. En ummadik anda sürprizler beni buldu......Eger herhangi birini mutlu etmek istiyorsaniz, uzun zamandir görü$emediginiz bir arkada$inizi arayin... annenizi arayip sesini özledim annecim deseniz de olur.. hatta sevap hanesine iki cizik bile atilir yani :)

Benden söylemesi ;)

8 Kasım 2009

Veda...

zamani yakla$iyor.. hissediyorum.. kendimdeki degi$ikliklerin farkindayim.. yine de kücücük bir umut kirintisi var icimde. O son kirintiyi da kargalar alip götürdügünde, ki belirttigim gibi yakin zamanda götürmesi muhtemel, sonsuza dek veda edecegim..

Sonsuzluktan sonsuzluga kadar......yine de sevecegim belki.... hissiyatim yalanlamayacak bunu kesinlikle.
Ama tavrim romanlar yazacak eminim. "Dönülmez ak$amin ufkunda (yim), vakit cok gec" olacak. Zarlar atilmi$, oyuncular ve oyun degi$mi$, joker ise benim elimde olacak.

O son kirintiyla gururum yol alabilir $imdilik belki...lakin yön bulacak kirinti kalmayinca bana ah etmenin hic bir manasi olmayacak, ve gururumla ben, ikimiz birlikte kararlilikla manevi bir edepsizlik hareketi gösterecegiz sonsuzluktan sonsuzluga dek sevdigimize..

Sevgi yeterli bir unsur olmayacak cünkü... Kaliteyi de coktan sorgulami$ ve kirmizi kart göstermi$ olacagiz her$eyden önce. Onu Onsuz sevmeye ali$mi$ olacagiz zaten ve sevdigimiz bizimle olsa da, olmasa da farkli olmayacak hicbir$ey...bir eksiklik bulamayacagiz hayatimizda, arayacak olsak dahi.

Son pi$manlik neye yarayacak o vakit, $ayet duyulursa?! Duyulmazsa da kim takacak o an gectikten sonra?!
Merak icindeyim sadece.... cok az kaldi... veda vakti cok yakinla$ti... hissediyorum.. ve aynadaki bana uzun zamandir ilk defa güzel gelen yüzüme bakip icten gülümseyebiliyorum...

:)

5 Kasım 2009

Bir film dahi izleyememek...

kendini kaptirasiya hatta kaybetmi$cesine..

Akilda dolanan insanlar, olaylar, korkular, umutlar, hüzünler, dü$ünceler...

Ya$landik iyice. Zira anca ya$lilik daimi huzursuzlugu ve huysuzlugu getirir bünyeye.

Yalniz ya$li insanlar sorumluluk duygusundan kurtaramaz kendini, aslinda eglenmesi gerektiginde.

27 Ekim 2009

Psycholastic

kac yazi ba$layip sildigim oldu kim bilir.. ilginctir... insanlari hem anlayip hem anlayamamak ilginctir.



tanidigini zannedersin, tanimazsin oysa, en yakininda olsa da.. tanimadigini zannedersin, cok uzakta olsa da, kendin gibi bilirsin icini di$ini.. bu cümleler uyar insanlarin bazilarina, kimilerine de kundura uymaz.



tatli dil yilani deliginden cikarir lafi cok dogruymu$ meger... 6 senedir tanidigimi sandigim bir insan acayip $a$irtti beni.. $a$koloz animda yapmi$ oldugum kücük bir itirafla bir adim yakinla$ti sanki bana... böyle olabilecegini hic tahmin etmemi$tim.. canim kadar sevdiklerim yanimda degilken, desteklerine en ihtiyacim oldugu anda kendilerini benden esirgerken, cok uzakta olan bir kereligine gördügüm bir dostum saatlerce yanimda oldu.. güldürdügüne emin olunca saldi beni..



sanirim ya benim sosyallikle ilgili bir sorunum var, ya da insanlar gercekten deger vermeyi unutmu$, kendilerine ne kadar deger verildigini bile anlayamayan, kiymet vefa bilmeyen yaratiklara dönü$tüler...



yargilayani yargilamak yargilanmaya yol acar demi$ti "Psycholastic" dostum.. ben bütün bu sacmaliklarimi sileyim en iyisi... insanlari yargilamasam daha iyi olur herhalde..

25 Ekim 2009

Burada oturmu$ "ne yapiyorum ben yahu?!" diyorum..

Yarin cok cok cok cooooooooook önemli bir sinavim var. Bense bilgisayarda bulabildigim ne kadar eglenceli $eyler varsa onlara saldiriyorum. Burada sorulmasi gereken soru $u: "ben bunu niye yapiyorum ?!"

Dün, inanilmaz ama gercek, bir torba (!) dolusu sevdigim cikolatalara ve gelecekteki selülitlerime yatirim yaptim! Ne icin? Acaba BIR sinava girecegim diye 5 kilo mu almaliyim?! Neden ben de normal insanlar gibi heyecanimi kabullenip, oturup biraz daha ders cali$ip yarin da zinde bir $ekilde ilk sinavima giremiyorum ki?

Neden sanki yarin sinavim yokmu$, heyecandan gebermek üzereyken cikolata tikinan ben aslinda sakinmi$im ve her$ey yolundaymi$ gibi cocukca davraniyorum ki?

Ama büyüdügümü, beni en son 5 ya$imda görmü$, Türkiye deki teyzeler söylüyor zaten... ilginctir BIRTEK onlar söylüyor :)

Ooof... heyecan sardi dört bir yanimi... kabul ediyorum evet... ve ilk defa gelecek haftayi kaplayan sinavlardan korkuyorum... Evet korkuyorum... 25 ya$imda uzuuuun zamandir hicbir sinavdan korkmadigim kadar korkuyorum....

Belki de birazcik büyüdüm... :) azicik...

17 Ekim 2009

Bayanlar ne ister...ne bekler.. bir kac ipucu...

Efendim genellemek dogru degildir elbet, her bayan ayni $ekilde her erkekte ayni sistemle i$lemez.. ama yinede bir kac ipucu erkek ahalisine yardimci olabilir diye dü$ünüyorum...

1. Gercekten riyasiz sevginin di$inda saygi ister bir bayan..

Size yapilmasini istemediginiz hareketleri, kisitlamalari kar$inizdaki insana uygulamayin.. geri teper. Dü$üncelerine, isteklerine, kararlarina saygi duyun.

Bir bayana kar$i küfürlü konu$mak, seviyesizce adaletsizce tarti$mak, bagirmak erkekliginizin degil, kendinizi düzgün ve nazik bir lisanla ifade edememe acizliginizin bir göstergesidir bence.
Ayrica bir bayani, ondan daha baskin olabilmek icin, susturmak mümkün ve kolay degildir... Tarti$ma büyümesin diye bir susar, iki susar, üc susar... dördüncüye ömrü boyunca susar, siz de yeni bir ili$kiye yelken acarsiniz, o da.

2. Destek bekler bir bayan...(manevi destekten bahsediyorum)

Okuyorsa okuluyla ilgili, cali$iyorsa meslegiyle ve i$iyle ilgili, dü$ünceleriyle ilgili destek ve onay bekler.
Herhangi bir ba$ari elde ettiginde "Seninle gurur duyuyorum" dediniz mi hic sevgilinize? Tavsiye ederim. Deyin. Ya da o yaninizdayken gururla arkada$lariniza ba$arisindan bahsettiniz mi? Ho$una gidecektir. Cünkü bir bayanin kendi arkada$lariyla sohbet halindeyken sizin ba$arilarinizla övündügünden kesinlikle emin olabilirsiniz...
Herkes pohpohlanmayi ve önemsenmeyi ister, sever. Deneyin..

Farkli alanlarda her ne kadar kücük ve önemsiz buldugunuz problemlere, $eylere takilsa da bayan akli, onunla bu konuyu konu$ursaniz ve desteginizi, cözümlerinizi eksik etmezseniz siz kazancli cikarsiniz beyler....

3. Ilgi bekler bir bayan...

Cogu erkek bir problemi oldugunda kabuguna cekilir, dünyayla neredeyse baglantisini koparir ve problemi cözdügünde cikar ortaya.. ya da gercekten cözemediginde gelir, fikir alir , halleder ve olay kapanir...

Biz bayanlar bu sistemle i$lemeyiz. Biz derdimiz ve problemimiz oldugunda bunu anlatma ihtiyaci hissederiz.. Anlatirken aklimiza gelir cözüm yollari ve derdimizi anlattigimiz (genelde en güvendimiz ve sevdigimiz ve bizi sevdigini dü$ündügümüz) insan(lar) dan cözüm önerileri duymak isteriz.

Bazen bizim dertlerimiz siz erkeklere sacma gelebilir, önemsenmeyecek $eyler olarak algilayabilirsiniz, kücük adledersiniz... Haklisinizdirda..

Ama unutmayin.. sizin önemsediginiz bir ton $ey de biz bayanlari da gercekten hic ama hic ilgilendirmez, lakin kalbinizi ilgisizlikle kiracagimiza kafamizi kirmayi tercih ederiz..

Bu "kabuga cekilme" dönemini cogu bayan yanli$ anlar.. Onunla ilgilenmediginizi, onu önemsemediginizi zanneder... Cok basit.. eger nasil cali$tiginizi bilmiyorsa aciklama yapin, anlatin. Bazi dönemlerde rahat birakilmak istediginizi ona acikca söyleyin.
Anlamiyorsa daha akilli bir sevgili bulun :)

Ilginin ba$ka bir $eklide ili$kinin gelecegine yatirim yapmaktan gecer.. kücük jestler bugüne dek kimseyi öldürmemi$tir.. 2 senelik ili$kiden sonra monotonluktan kurtulmak icin yapabileceginiz kücük sürprizler daha sonra üzülmenize engel ve mani olur..arada sirada insanlari bahceden koparilmi$ bir cicekle bile sevindirmek mümkün..

Fazla bir$ey degil aslinda... bir bayana gercekten cok iyi bir dost olun yeter..

Ben uzman degilim, psikolog degilim.. bana mantikli gelen, okudugum, gördügüm, ya$adigim ve analizlerim dogrultusunda bir kac öneriyi sunuyorum.

Birdahaki yazi da erkeklerin beklentilerini ele almaya cali$acagim.. önerilerinizi beklerim... yoksa kendimce atip tutacagim :)


Not: Bir bayan her ne kadar sevgililer gününü önemsemedigini söylese de (özellikle sevgilisi varsa) önemser! Yok efendim uydurma i$ler, millet para kazanmak icin bunlari alet ediyor, bidi bidi, vidi vidi argümanlarini sallamaz bayanlar. Sonucta ekonomiye katkisi var bu da bir gercek :) Bir cicek bir not yeter.. ya da kirmizi kartondan kalp kesip üstüne "seni seviyorum" yazmakta yeterlidir, meselede sayilmaz.. "Anlayana"!

14 Ekim 2009

Ders (ing)

matematik problemi cözmekten beynim cözüldü artik... bir bucuk hafta sonra tam olarak 2 ay boyunca her Allahin günü matematikle me$gul olmu$ olacagim.. yanli$ anla$ilmasin, cok seviyorum... acayip seviyorum hemde.. lakin artik yeter abi ya... yani her$eyin fazlasi zarar...

beynim sancilaniyor ciddi ciddi... artik ba$im agriyor.. henüz ingilizce ve almancaya el atamadim.. (tekst analizi vs..) onlarla da haftaya ilgilenirim artik..

kafam isvicre peyniri ya.. bunu da yapmam lazim, $una da bakmam lazim derken bo$luklari dolduracagim diye ugra$iyorum..

yazik arkada$im $u an cali$ma masamda debeleniyor :)) 4 tarih kitabi cevresinde acik.. bir ona bir buna bakiyor... Allahtan tarih dersini almami$im... kizi görünce ne kadar akillilik ettigimi anliyorum :) ama siz ona söylemeyin... zaten üzülüyor gariban... 200 senenin seceresini ezberlemeye cali$iyor zavallim.. :) her yil icin bir sayfa :D

Allah tüm ögrencilere akil, fikir, zihin acikligi ve aklima gelmeyen ama sinavlarda yardimci olacak bilimum $eyleri versin...

-.- ben yine ders cali$maya gider.... oooooooooooooof......

her parlayani altin mi sandin sen?

her güleni dost?

her kadini caiz?

her erkegi haiz?

her derdi devali?



Yok böyle bir$ey...

13 Ekim 2009

"Hasrete teslim oldum asla gelmeyecegim..."

Bilmiyorum neden.. ama bazi $eylerin geri dönü$ü olmuyor i$te.. di$ etkenleri bo$ver.. SEN degi$iyor ve kendine yediremiyorsun.. SEN bir $ekilde istesende O´da istese de artik bütün yollar kapali oluyor.

Eskiden insanlara bakar anlamazdim olayi... Pisipisine gurur yapiliyor, "seviyorlar birbirilerini neden kopariyorlar baglari" diye $a$irirdim.. "Deger mi hic?" diye dü$ünürdüm..

Bazi degerler daha agir basinca anliyor insan...

Sanirim bir ev in$a etmek gibi bir$ey... temeli saglam atinca her en ufak zelzelede, bazen catlaklar olu$sa da, yikilmaz siginagin.

Yikildiysa vardir bir hikmeti.. sen ta$inirsin o ta$inir ayri ayri yerlere olur biter.. Yeni bir evi in$a etmek eskisini tamir etmekten daha basit ve mantiklidir..

10 Ekim 2009

Bu cok güzel bir kare...


Paul Newman ve Joanne Woodward tam tamina 50 yil (!) dile kolay, yarim asir evli ve mutlu bir cift olarak kalmi$lar.. taki Newman gecen sene benim ya$ günümde 26 Eylül 2008 de vefat edene dek..
Bu ciftin ikisi de ödüllü oyuncuydular/ tiyatrocuydular...
Oyuncularin ve sanatcilarin egolari yüksek olur derler.. ve uzun soluklu ili$kiler sürdürmelerinin i$lerinin yogunlugu dolayisiyla neredeyse imkansiz oldugu söylenir.. gereksiz kiskancliklar da devreye girdigi olur herhalde..
Onu bunu bilmem arkada$... bu $artlar da yarim asir evli kalmi$ bir ciftle ilgili bir kac $ey okuyup özellikle ying yang misali birbirilerini tamamladiklarini gösteren bu fotografi da görünce, ne hikmetse a$ka inanasim geldi...
I$in ic yüzü ba$ka olabilir tabii... Ama insan biraz da olsa böyle bir güzelligin ve mutlulugun gercekten var olabilme ihtimali icin umutlaniyor..
Eski toprak derler ya... annemle babam gibi... i$te sanirim bunlar da verdikleri sözlerden dönmeyenlerden olmu$lar.. Bence gercek efsaneler onlar... sözlerinden dönmeyerek her$eye, gerekirse dünyaya ya da kendilerine bile gögüs gerebilen insanlar...

8 Ekim 2009

Bu salak "ben" ...

ne yapsan bu benligimle bilmiyorum.. duvarda hala asili nal gibi nuh nebiden kalma kurumu$ cicekler...
ignore ediyorum cogunlukla.. bakmiyorum bile... varkliklarindan cogunlukla haberim bile yok.. ama atmaya kiyamiyorum hala..... ahhhh ben... !!!
bir yerlerde bir kutuda sakli hediyeler... bir kac foto duruyor... aylarca bakmadim.. pc nin bir bölgesinde acilmamacasina dosyalanmi$ fotolarda mevcut.. cep telefonumda hala ilk tani$ilan günden itibaren saklanan mesajlar zavalli telefon bellegini kapliyor... bir silesiye elim varamadi birtürlü.. ne bakiyor, ne okuyorum... sanki ortalikta bunlar yokmu$ gibi davraniyorum....
ama tam atacakken hepsini arkada$in biri yapma.. pi$man olursun.. elinin altinda olsun.. lazim olur.. aglar rahatlarsin, okursun, bakarsin, dokunursun ve sonsuz salakligini anlarsin demi$ti...
e$yalar fotolar mesajlarla alakadar olmadan da anladim sonsuz enayiligimi......... atmam lazim ama yapamiyorum hala.....
coktan gercekle$mi$ olmasi lazimdi. vakti geciyor bile...........
NIYE NEYE NE ICIN SAKLIYORSUN BE INSAN?!............at gitsin!!!!
´O´ hic umursamadan, aciklama dahi yapmadan aranizdaki her$eyi atti! SENI atti!
sende anilari at omuzundaki yük hanenden! O´nu at gitsin!!!! O KADAR KIYMETLI ULU BIR INSAN OLSA SANA BUNLARI YA$ATMAZDI!!! O insanca davranmadiysa... sen niye hümanist takilirsin hala anlamiyorum...

4 Ekim 2009

Sadece birsey eksik...


bir tek sen... bir sen... sen...

bir tek ben... bir ben... ben..

beyin kivrimlarim bugün bu saatte ba$ladi yine cildirmaya. kagittan ibaret kalkanlarim korumuyor beni artik... bir ates, bir rüzgar, bir sel yetiyor dagilmalarina.. ortaligi sel basti haberin yok... kurudu her yer...cehennem gibiydi.. simdi küllere tabi buralar... firtina süpürüyor külleri acele et.. zira gelmezsen ben benden sürüklenecegim... haberin yok...
kalp kalbe kar$idir lafi bir $arkiyla popüler oldu, yüzyillardir kelime haznesinde aslinda... eger bu laf dogruysa nasil oluyorda sen hala oradasin ve ben hala burda......
ben dayanamiyorum, zorlaniyorum hala... sen o sonsuz kudreti nereden aldin ve aliyorsun, nasil dayaniyorsun böyle ya$amaya... be insafsiz, insan olan deliriyor, cildiriyor, manyakla$iyor...sen nasil katlaniyorsun bu denli aciya.. cit sesi cikmaz mi birinin... hic mi sizlamaz ici... hic mi delirmez gündüz gece demeden, hic mi merak etmez öldü mü kaldi mi diye... hic mi insanca davranmaz... hic mi?!

benden gectim hadi... be insafsiz, bir zamanlar benim icin ve benim yüzümden döktügün gözya$larinin da mi hic hatri yok?


3 Ekim 2009

I$sizlik ?! : ( :)

Efenim dün son günümdü.... bugünde i$ yerini yogun istek üzerine ziyarete gittim... yine 4 saat cali$tim :) huylu huyundan vaz gecemiyor ne hikmetse... sanki normal bir i$ günü gibi bana i$ buyurdular, bazen de ben fark etmeden kaptirdim kendimi cali$maya... buyurmalarina gerek kalmadi yani.

Beni niye inatla bugün de cagirdiklarini kocaman ve a$iri güzel bir buket cicegi ve yanindaki hediyeleri görünce anladim :)
$irketimizin en ya$li ve en sevdigim üst-düzey elemanlarindan biri, cok babacan ve düzgün bir adam olan xy-bey, cok güzel bir konu$ma yapti...
Her ayrilana denilmeyen sözler söyledi ve kesinlikle samimi olduguna inandirdi beni.. daha sonra ben yalnizken odama gelip (babam ya$inda adam) alnimdan öperek ayri bir hediye birakti masama... Bunun benim hakkim oldugunu ve ileride bir derdim, sorunum oldugunda kesinlikle onlari aramami söyledi.
Herkese göz ya$lari icinde sarilip agladim. Orada en yakin oldugum bayan i$ arkada$imin da gözleri doldu.. Sarma$ik gezdik bütün gün...Kücük annemdi benim o.. onu ve xy-beyi ayri özleyecegim...
I$ arkda$larimin bana cok güzel hediyeler almi$ olmasi beni ayrica cok mutlu etti... Bu $ekilde hareket etmelerini beklemiyordum hic..

Bütün bunlar gercekten cok duygulandirdi beni.. Halbuki güle oynaya ayrilirim saniyordum.. Bu hareketleriyle beni gercekten hem cok $a$irttilar, hem de cok mutlu ettiler.. ve de üzdüler..
Gercekten orada cali$an bir kac insani cok özleyecegim...

Sevinc, mutluluk, üzüntü, hüzün, burukluk... hepsi birbirine girdi.. haftaya i$sizlikten cildiracagimi tahmin ediyorum.. bakalim yanilacak miyim?

2 Ekim 2009

Can simidi...

Ben yine ben olmak istiyorum... 100 % aquila olmak istiyorum.. ortalikta gezinen, cali$an, okuyan, sinirlenen, bagiran, kendine ve cevresine zarar veren, aglayan bu insani yine eski ne$eli halinde görmek istiyorum..

bazen parliyor gercek benligim.. fark etmiyor degilim...zaten bundan dolayi gecmi$teki halimden haberdarim denilebilir. eksik bir$eyler var.. sanki o eksiklik tamamlaninca yine ben ben olacakmi$im gibi geliyor.. Üzerime yapi$mi$ fazlalik bir$eyler var omuzlarimda... sanki o fazlaliklari atabilmeyi ba$arirsam bu garibanliktan kurtulacagim gibi geliyor...

iyice huysuzla$tim... ve genelde kayitsizim.... bu gel gitler, hissettigim ve ya$adigim tezzatlar beynimi sulandiriyor.. aslinda beynim bogulmu$ benim de aglayani yok garibimin... ekstremlerdeyim.. ya en yüksekte, ya da en dipte.. bu ikisinin arasindaki kritik degi$im noktasi lazim bana.... "normlara" ve "standartlara" bir kereligine daha uymak istiyorum..

Aklimi kacirmaktayim... Akil kurtaran yok mu?!

1 Ekim 2009

ich raste aus...

mir gehts einfach nur beschissen.. ich hab dich so vermisst... so unglaublich vermisst.. mein Hirn sagt mir dass du nicht mal ein Abklatsch dessen bist was ich mal geliebt habe...mein Herz sehnt sich nach der alten geliebten Person... eigentlich nicht nach dir.. denn ich weiss... du bist nicht er... du bist einfach nicht mehr du.... ich will mein Ein und Alles wieder haben... ich will meinen Schatz wieder haben... Ich will endlich, dass es mir wieder gut geht...... Ich will dass diese Schmerzen aufhören, verschwinden... ich will wieder ich selbst sein....

Aquila cumhuriyeti cökü$te...

kriz geciriyorum.. bu krizde bana hangi yatirimi yaparsaniz kardir, cünkü toparlanmaya ba$ladigimda bunlar size yol su elektrik olarak geri dönecek arkada$lar.. demedi demeyin..

cok $ey beklemiyorum... hayir duasi, ilgi, alaka, $evkat... 4´ünü bir arada veren piyangoyu gözünden vuracak.. vasiyetnameme adini ekliycem biline, duyula... gerci ben öldügümde mal varligim olur mu bu kötü ekonomik $artlarda o da muamma da ama hayat zaten ba$li ba$ina bir risk degil midir :) ta$in altina koyun elinizi.. en azindan tecrübe eder, zararli cikmazsiniz :P

vah vah aquila... denilmesi bile son 3 kategoriyi kapliyor, alin bu da benden bir tüyo.. hadi bakalim :)

30 Eylül 2009

Yalnizlik denen (m)illet...

topluca gümbürtüyle geliyor geldi mi... kasip kavuruyor. ta$ üstünde ta$ birakmiyor vesselam. sende senden ibaret ülkene bakiveriyorsun. len diyorsun ben ne zorluklarla in$a etmi$tim bütün bu yapitlari... ne emekler vermi$tim, ne cok sivami$tim bunlari... kalemi feth ettiler, yaktilar, yiktilar... bitirdiler.. benligimden pek bir $ey kalmami$...

yalnizlik böyle bir illet i$te... hastalik gibi... a$k gibi.. insan kovani icinde senin gibi olan, seni anlayabilen bir tek Allahin kulunun olmamasi seni senden edebiliyor... o kovandakiler gibi oluyorsun... ko$turmaca, tela$e, acele, stres... neyin pe$inde oldugun belli degil... nefes alamiyorsun... boguluyorsun..

kendinde boguluyorsun resmen... her taraf sen, aynalar sen, kitaplar hayal dünyasi, filmler hareketli fotograflar sadece... senden ba$ka kimse yok, hicbir$ey yok.. dolayisiyla sende yoksun......

29 Eylül 2009

insan umdugunu degil anlik dü$ünüyormu$..

ya$ günümden önce $öyle olur böyle zonklar dedim.. burukluk kehanetim dogru ciksada hicbir yerim zonklamadi cok $ükür.. bütün gün yemek pi$irmekle hazirlamak ve hazirlanmakla gecti...sagolsunlar arkada$lar geldi.. okuldan $undan bundan sohbet ederken di$ari cikmaya gerekte kalmadi..


saldik kendimizi.. ellerimizde sigaralar... oda duman alti...

o gün kurutulmu$ ciceklerimi atmayi dü$ündüm ilk defa ciddi ciddi hemde marul dograrken... zamani geldi gibi... onlari attigimda hesap vermem gereken kimse yok (salataligi dogruyorum).. olmayacakta (biberleri).. icimdeki tereddütü anlami$ degilim sadece (domateslerde sira)... niye beynimi dinlememekte israr edip binbir kurgular kuruyorsam sonsuz duygusalligimla anlayamiyorum (ic cektim).. topu topu bir ayim kaldi "a$k acisi" ni atlatmaya.. bilim adamlari 6 ay da gecer bu hastalik demi$ler (soganlar gözlerimi ya$artiyor)... ben yolun yarisini kat ettim henüz.. belki daha ileride belki daha gerideyim.. farkinda degilim olayin.. (dere otunu da kiydim, al sana salata i$te)

bu rotasizlik beni alabora ediyor... sarildigim $eyler derslerim ve hollywood.. arkada$lar da eglendiriyorlar cogu zaman sagolsunlar..

$imdi uzaktan bakinca bir garip geliyor bana... bazen cikmaya cali$tigimda pirlanta ta$lari canimi yakan altin kafesi özleyecegimi hic sanmazdim... özgürlük diye $akiyan ben, istegime kavu$tum, bo$luktayim konacak yer lazim diye ötüyorum $imdi.. :) hayat ne garip... ben ne garibim daha dogrusu.. ne zaman normlara uydum ki zaten?!


ama bana rahatlik batmadi bazilarina oldugu gibi... ben kafesten cikmayi ba$arip yine geri girenlerden olmu$tum her daim.. her daim yine kafese kapanmaya göz yumardim...

kafesin bir gün ortaliktan yok olacagini tahmin etmemi$tim hic.. hemde ben hapsedilme fikrine bayadir ali$mi$ken...


asiligi kanatlariyla birlikte kirilan bir kartalin ne kadar degeri olabilir ki? özgürlügünü yitirmi$ bir kartalin gözlerinde o ucsuz bucaksiz dünyayi göremezsin elbet... o hazir cikmi$ken sal gitsin oldu gibi... neyse... böylesi de daha iyi oldu zaten... $imdilik i$e yaramayan özgürlügümü kundakladim, bohcaladim... ileride kullanabilmem icin sakliyorum.. kanatlar icin japon yapi$tiriciyi önerdiler... bir denemek lazim...

26 Eylül 2009

Bugün benim dogum günüm... bildigim tüm hayatlar paramparcaaaahaaaahahaaaa....

Evvet $imdi tam bir ceyrek asirim ve kendime bu $arkiyi yine armagan ediyorum ..


25 Eylül 2009

Yarin ceyrek asir oluyorum..

Evet inanilir gibi degil... ceyrek bir asir... o koca $ey nasil gecti acaba? Hic fark etmedim...
Yarin yine gelenegimi bozmayarak ayni $arkiyi mirildanacagim yine...ve ne kadar ya$landigimdan yakinacagim... (harbiden iyice ya$landim ben ya... -.- )

Sanirim hayatimin en muhte$em ya$ günü olmayacak yarin...

Gecen seneyi dü$ündügüm zaman hala midem burkuluyor... i$ yerine uzun ve kocaman bir gül buketi gelmi$ti.. Ili$iginde bir kart ve üzerinde gizli bir kod... "Seni Seviyorum" manasinda...

Bugün i$ arkada$imla ya$lanmaktan bahsederken bana "Gecen sene cok acayipti...seni hic böyle mutlu görmemi$tim, gözlerinin ici gülüyordu bütün gün" deyince allak bullak oluverdim... Ben kendimi sürekli mutsuzluktan kurtulduguma ikna etmeye cabaladigim icin, arkada$in bu cümlesi bende knock out etkisi yaratti... Hatta bastirmaya cali$tigim ba$ka $eyleri de animsatti...

Yarin bir kac arkada$ gelecek.. yemekten sonra bilardoya... ya da bir kafeye gideriz herhalde...

Aslina bakarsam, yarin tepetakla da dursak buruklugumun gececegini sanmiyorum... Zira bir bucuk sene öncesinde sarf edilen "A$kim ben bir $ey dü$ündüm. Bence 26 Eylül de, senin ya$ gününde evlenelim...." cümlesi, eminim ses tonuyla birlikte bugün bütün gün zonkladigi gibi, yarinda beynimde zonklayip duracak....


20 Eylül 2009

Ramazan bayraminiz....

mübarek olsuuuun :)))))

16 Eylül 2009

THY - Cok güldüm :))))) Bayana da helal abi!

Yoğun hava trafiği sebebiyle Atatürk Havalimanı’na iniş sırası beklerken ‘tur atan’ Türk Hava Yolları’nın Bükreş-İstanbul seferini yapan yolcu uçağının pilotu ile kuledeki kadın trafik kontrolörü arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Kadın görevli anonslarda kendisine, “güzel kardeşim” diye hitap eden pilota “Ben sizin güzel kardeşiniz değilim” diyerek sert çıktı.
THY’nin yaklaşık bir ay önceki Bükreş-İstanbul seferini yapan 1444 sefer sayılı uçağı öğle saatlerinde iniş sırasında 3’üncü olduğu için havada beklemeye başladı.
Pilot, öncelik isteyerek “iniş için” kuleyle temasa geçince ilginç bir diyalog yaşandı.
İnternette havacılık haberleri yayımlayan ‘airkule.com’ adlı sitede dün yer alan kule ile pilot arasındaki diyalog şöyle gelişti:

Dinlemek icin tiklayin
http://www.airkule.com/default.asp?page=haber&id=7193

- Kadinin sert ciki$i harbi cok iyiydi ve dinlemeye deger:)))

Pilot: En geç 10 dakika içinde inmem gerekiyor. Yakıtım bu kadar. Sabiha Gökçen’e davet ediyorum vermeyecekseniz.
Kule: İnişte 3 numarasınız. Emergency deklare ediyor musunuz?
Pilot: Efendim emergency yok. İşte yakıtım bu, en fazla 9 dakika bekleyebilirim. Fazla yakıt almıyoruz biliyorsunuz.
Kule: Emergency deklare etmiyorsanız Gökçen’e sizi yönlendireyim.
Pilot: Eğer yakıtla müsaitseniz emergency deklare ediyorum. 9 dakikalık bekleme yakıtım var. İnelim, müsait değilseniz Sabiha Gökçen’e iniyorum, tamam.
Kule: Anlatın efendim, rapor edin. Müsait değil. Sağdan uçuş başı 090.
Pilot: Efendim ‘emergency yakıtı’ kabul etmiyorsunuz. tamam.
Kule: Efendim, ‘emergency’ deklare ediyorsanız, sizi 06 için vektörleyeceğim.
Pilot: Güzel kardeşim daha ne söyleyeyim size ‘yakıtım bu’ diyorum. O saat geldiği zaman ‘emergency yakıtı’nın saati. Anlamıyorsunuz herhalde. 9 dakika sonra emergency yakıtına düşüyorum.
Kule: Efendim emergency deklare ettiğinizi belirtirseniz sizi alacağım ben de diyorum.
Pilot: Sevgili kardeşim bir daha söylüyorum. Şu anda 8 dakikaya indim. 8 dakika sonra emergency yakıt ilan ediyorum. 5 geçe emergency yakıt ilan etmiş olacağım.
Kule: Efendim ben ‘emergency deklare ediyorum’ cümlesini bekliyorum sizden. Emergency yakıt ayrı bir şey. ‘Ben de sizin güzel kardeşiniz değilim’ bu arada.
Pilot: Lütfen rapor eder misiniz? Ben 5 geçe emergency yakıta düşüyorum. Şimdi de beklemedeyim tamam.

15 Eylül 2009

Oy birligiyle karar verilmi$tir.....Ders cali$mak zorundayiz -.-


$u son 3 gündür(cuma, cumartesi ve pazar) matematige harcadigim saat sayisi 25, diger derslere ayirdigim saat sayisi 1,5.
Saati 60 dakikadan hesaplayin.. 1590 dakika eder... Bir sigarayi 3 dakika da ictigimi varsayalim, tam olarak 530 tane icmi$ olmam lazim- yok yok abarttim.. her yarim saatte bir tane ictigimi dü$ünürsek (ki abarti bu da) 53 tane ictim sayilir ki.. iki bucuk paket (20 tanelik) icmi$im.. durun bi bakiim.. Evvet 50 tane icmisim- hicte abartmami$im :)))

Gelelim fasulyelerin faydalarina.. Sigara ba$ina katran miktari 10 mg, nikotin miktari 0,8 mg karbon monoksit (umarim dogru yazmi$imdir) miktari ise 10 mg ettigine göre...

Sadece haftasonunda
500 mg katran,
40 mg nikotin,
ve 500 mg karbon monoksitle
cigerlerimi afyon karasi haline getirmi$im...

Bundan nasil bir sonuca variyoruz? Normal bir $ekilde hesap kitap yapmadan dü$ünme yetimi kaybetmi$im! IMDAAAAT!!!!! Ayrica...
DERS CALI$MAK ZARARLI ALI$KANLIKLARINIZI PEKI$TIREBILIR, HATTA ÖLDÜRÜR! : )

*Daha ne bahaneler bulacagim kim bilir... -.-


11 Eylül 2009

Test

Internette bir - iki kez IQ-testi yapmi$tim, ki ne kadar dogrudur ve harbiden akilli ya da aptal oldugunuzu kanitlar mi bu da muammadir. Diger bilimsel olmayan testlere hic ilgi duymuyordum. Yok ne kadar iyi bir empatsiniz, ya da ne kadar iyi bir arkada$siniz, ne kadar a$iksiniz vs. testleri sacma geliyordu.
Dün iyice bunaldim ve i$ yerinde yapacak i$im sinek avlamaktan öteye gecemedigi icin tesadüfen gördügüm bir kac testi cözdüm... Yalniz iki test sonucu var ki...
Genelde insanlarin bana söyledigi ve benim aslinda cokta farkinda olmadigim ve kesinlikle kabul etmedigim bir tutumumu testin sonunda okuyunca $a$irmadim degil dogrusu.

A$kla ilgili olan test hakkimda diyor ki:

Aşktan kaçıyorsunuz, çünkü aşık olanların başlarına gelenleri görüyorsunuz etrafta. Kimi zaman da adına aşk denilen şey içinizi kaldırıyor. Çünkü henüz sizin kendi aşk tanımınız yok. Onu büyütüp beslemediniz. Gündelik ilişkilerine aşk diyen insanlara aldanıyorsunuz, çünkü aşk hakkında fazlaca kafa yormadınız. Onun bir tuzak olduğunu düşünüyorsunuz. Sizi çekip götüreceği yerin karanlık olduğunu zannediyorsunuz. Bir kerecik izin verin kendinize, aşkı anlamaya çalışın, canınızı bilerek yakmayacağını göreceksiniz. Korkmayın ondan, hadi ama, biraz yaklaşın...

A$ktan kacmak ne demek Allah a$kina? Kacmadim da ne oldu?! :) Aklima gelen ba$ima geldi :)

Ya$liligim- a$agida belirtilen bu özellikleri edinmeyi cok istemi$imdir ve üzerinde yillardir cali$iyorumdur, zira bayagi agresif ve anlik tepkiler veren bir tipim:

Bilge

Ağır başlı, bilge bir ihtiyar olacaksınız. Konuşarak değil, susarak anlatacaksınız. Hareketleriniz yavaşlayacak ama güç kaybettiğiniz için değil. İhtiyarladıkça zamanın ve içinden geçilen mekânların farkına varmak için bir miktar yavaşlamak gerektiğini anlayacaksınız. Şimdilerde aldığınız o hızlı, anlık kararların yerini iyiden iyiye düşünülüp, tecrübeyle pişirilmiş nasihatler alacak. Sizin bu halinizi görenler gözlerine inanmakta zorlanacaklar. Siz içten içe onların şaşkınlıklarına bakıp eğleneceksiniz. Ama belli etmeyeceksiniz hislerinizi, karizmanız iyiden iyiye serpilsin diye bilgeliğinizi biraz gizemle örteceksiniz.

In$allah!

Birden bire bu testlere inandigimi söyleyemem, ama yine de eglenceli bir yön buldugumu belirtmem gerek... heleki attiklari yalanlar bir $ekilde sizinle bagda$iyorsa gercekten $a$irtici oluyor.

6 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 2

Gökten zembille indigini sanan bazi erkekler vardir. Bir cümle ile olayi hallettigini zanneder :) Bir kac örnek:
Bu örnekte bayan erkekten aslinda ho$laniyordur:

E: Seni cok begeniyorum....
Bayanin di$ sesi: :) Hmm.. öyle mi? Te$ekkürler...Neyimi begeniyorsun peki?
Bayanin beyin sesi: Ne olur bana adam akilli bir $ey söyle. Degisik fikirlerini, dü$ünce tarzini, hayata baki$ acini de bari...
E: Ne bileyim tümüyle begendim i$te...Cok güzelsin...En cok ta gözlerini beg..
Bayanin beyin sesi: Ha s*****! -.-

Lakin bir gelecek asla olu$amaz !

Bu örnekte bayan ondan gizliden ho$lanan erkegi sevgilisi olarak görecegine insan eti yemeye razidir:
E: Seni cok begeniyorum Leyla.
Bayanin beyin sesi: Yalnız degilsin :))
Bayanin di$ sesi: Te$ekkürler...
E: Arkada$liga cok önem veririm...Yani insanin dosta ve insana ihtiyaci vardir her zaman...öyle degil mi? Seninle cok iyi arkada$lik edecegiz galiba... hal hareketlerinle her$eyinle sen... bidi bidi..
Bayanin beyin sesi: Vay deyyus vayyyy...Arkada$ ayagina asilacak demek -.-
Bayanin di$ sesi: Tabiiki insani bazen dostlari ayakta tutar.... $ey benim gitmem lazim.
E: Seni yarin ararim :)
Bayanin beyin sesi: Telefonum bozuldu cali$miyor ve bütün numaralar silindi.. Ders cali$iyordum internete giremedim... Birisi msn adresimin $ifresini de kirmi$........ :)))))
Bayanin di$ sesi: Tabii tabii görü$ürüz... :)

3 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 1

Bir bayan ve bir erkek deniz kenarinda oturmu$ sohbet ederler. Hafif kararmaya ba$lami$tir hava. I$iklari yakmi$tir bütün sahilboyu. Muhte$em romantik bir ortamdir. Daha tani$ali 2 gün olmu$tur. Erkek seviyeli bir $ekilde "sadece sohbet etmek ve arkada$lik kurma amacli" konu$uyordur bayanla...O izlenimi vermek icin de baya efendi davraniyor ve caba sarf ediyordur.

Bayanin beyin sesi: (Ke$ke yanimda olsaydin sevdigim... bu muhte$em gece de sen otursaydin yanimda. Seninle izleseydim dolunayi giyinmi$, yakamozla süslenmi$, durgun denizi...Ke$ke $imdi..)

E: "Durgunla$tin...Böyle uzaklara bakipta ne dü$ünüyorsun? :) "

Bayanin di$ sesi: -"Hiic... Hayatin bazen ne kadar zor oldugunu dü$ünüyorum. I$ güc ko$turmaca...(sessiz gecen 3 dakika ardindan, erkegin onu ayna vari taklit ettigini anlayinca bayan sorar) Sen ne dü$ünüyorsun?"

E:"Hiic.....(bir dakika kadar bir sessizlik) Cok farkli birisin sen. Yani yanli$ anlama. Öylesine de söylemiyorum. Ba$ka bir havan var senin. Insan sarrafiyim ben. Gercekten saglam bir ki$iligin var." Biraz daha sesini alcaltarak söyler afilli bir baki$la cümlesini: "Sen bence özel birisin..."

Bayanin beyin sesi: (Amaaaaaaan.....Hofff....Yerler...Bir iki sohbet ettik diye... i$e bak yaa... $imdi etkilenmem mi lazim? Hatta coktan erimi$ mi olmam lazim?! Iki günde cözdü adam beni demek. Insan sarrafiymi$ ahahaaaaa... Salak belledi herhalde..cok komik :)))) Kac kizi böyle tavlamaya cali$ti bu salak acaba? Acaba gercekten tav olan manyaklar olmu$ mudur iki günde? .... Hmm.. ben bundan $imdi nasil kurtulurum...ba$im agriyor des... )

E:"Ne oldu? Sustun yine :)"

Bayanin beyin sesi: (Utandim hatta bundan ho$landim sandi enayi :)))))) ) Gayet soguk ve dalmi$ bir $ekilde..
Bayanin di$ sesi: -"Sigaram kalmami$ yaa.....Dalmi$im pardon.... $ey... ne demi$tin?!"

Erkek gözlerini döndürür "Beni öldüreceksin sen yaa.." gibi bir$ey zirvalar kirk yillik tanidigiymi$ gibi.

Bayan gülme krizine tutulur adeta ve erkegin ricalarina aldirmayarak uykusunun geldigini söyler ve iyi ak$amlar dedikten sonra ko$ar adim uzakla$ir :) Gidi$ o gidi$tir...


2 Eylül 2009

Uydurma hikayelerim vaaar....taze tazeeeeeeeh....

Iyi kötü olmasi önemlimiiiiiiiii? Kiytirik bir hayat hikayem vaaaar....

Tanesi bir okumalik abi. Kalitesiz olsa da kalitelidir abi. Al bari sen oku abla... iki tanesi bir okumalik abla.. tabi abla... saglamdir... Eyvallaaaah... bereket versin abla!

Kime neyi ne icin satiyoruz ki?

Ey sevgili,
gecmi$te birakmam lazimdi seni elbet. Biraktigim bircok dostu, dü$mani ve insani biraktigim gibi. Bana büyü mü yaptin, ne yaptin bilmiyorum. Fakat ben seni kafamda bir yerlere gömsem dahi, sol tarafim hala elini tutmu$ vaziyette, ne olur gitme diye zirvaliyor.
Enayilik, aptallik, salaklik denebilir. Denilmeli de belki. Belki kaderin öngördügü ba$ka bir olaya ön hazirliktir bütün bunlar. Belki ileride daha büyük aptalliklardan korunmam ve ders cikarmam icin oldu bütün bunlar. Belki de...
Karamsarliga kapilmamak icin tüm gücümü harciyorum. Senden bahsetmemek, seni anlatmamak ve yine sen, sen, sen ve yine SEN dememek icin hep BEN demeye cali$iyorum. Ba$arili olmaya ba$ladim artik. Artik cevremdekilerle konu$urken seni örnek göstermiyorum. Adini anmiyorum. Yava$ yava$ birakacagim sanirim...ama ben... yinede ..
Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda?
Yine sevincle gözlerinin ici parlayacak mi bir kizi gördügünde. Avuclarinin icini öpecek misin onunda en ummadigi bir anda? Sana iltifat ettiginde ya da gülümsediginde yanaklarin kizaracak mi bazen... Gülümseyecek misin ona da en cocukcu baki$larinla...

Ne sacma sorular bunlar... Yapacaksin tabii.. Alasini yapacaksin, belki yapiyorsun da. Belki coktan onu da, beni ugrattigin gibi, hayal kirikligina ugratmi$sindir... Belki $u an o kiz da yaziyordur bir yerlere... "Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda? ...." diye... Aaahhhh $u genclik ah!

Ya ben neyi birakamiyordum ? ! :-)

30 Ağustos 2009

Umut...

kadar insani motive eden ve ayni anda kahreden bir$ey var mi acaba?

Bazi $eylerin gercekle$meyecegini bile bile insanin o bazi $eylerin gercekle$mesini beklemesi. O kendisiyle verdigi ic sava$. O azim.

Hani bir laf vardir "Bununla ugra$acagina derslerine cali$saydin profesör olurdun" tarzinda... I$te, bende bazi $eylere her ümit bagladigimda bir lira atsaydim kenara cok zengin olurdum herhalde.

Kendimdeki bu azime, bu dayanikliliga $a$iyorum. Olmayacak duaya amin deme ic cabalarim yüzünden bir gün ba$ima gelecek var benim galiba... (Allah göstermez in$allah). Hala realize edemedimse, hissettirecek gibi geliyor... Cünkü me$hur Almanca ata sözü der ki:" Söz dinlemeyen, hissetmeye mecbur kalir. "

26 Ağustos 2009

Anlattim...

yazdim, cizdim, bagirdim, agladim, dinledim, sövdüm, sustum....

Yok Allah yok... bitmiyor..... eksilmesi gerektikce cogaliyor sanki bu meret...

24 Ağustos 2009

Kolay degil (mi$) bu i$ler...


"Ne var yani? 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3. ay da unuturum gider! Yapmadigim $ey degil. Nasil oldugunu biliyorum. Hickimse bulunmaz hint kuma$i degil! Ben dahil hic kimse! Emin ol kimse ölmüyor! Sende ölmezsin, bende!"

Bunlar benim sözlerim. Bunlar harbiden inandigim sözlerdi. Zormu$ cok zormu$...
Kendi ili$kilerini daha kötü tecrübeler kar$isinda ate$e atmayan insanlari dinledim... Onlar hala mutlu mesut bir$ekilde. Bense....
Tok acin halinden anlamaz elbet. Senin icin yaniyormu$. Görünmeyen göz ya$lari akiyormu$ daima hüzünlü yenilgiyi pi$manligi kabullenmi$ gözlerinden...onlar anlamaz. Senin iyiligini istediler halbuki. $imdi ise üzüntünü görmezden geliyorlar. Nasilsa gecer, 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3 ay aglarim ve gecer...

Cinnet gecirdim. Yakip kavuran bir sinirle her$eyi parcaladim, böldüm. Kendi kalbim de dahil olmak üzere.
Ya$ayanin yasini tuttum, ölü ilan ederek. Öldü demekle ölmüyor icindekiler i$te. Mantikla yenemiyorsun hisleri! Dünyanin öbür ucuna da gitsen pe$inde geziniyor hayaletler. O kadar canli, o kadar yakin... Narin bir dokunu$la göz ya$ini silmesini arzuluyorsun sana aciyan bir melegin.
Sana nasihat edenlerin ya$amlari akip giderken, sende ko$turmacaya dalmi$ ko$arken bir yerlere, onlar mutlu sen mutsuz, hayatta kaldigimiz gün sayaci sifira dogru ilerliyor...
Mutlu ya da mutsuz, sonucta hepimiz toprak olacagiz. Belki de tek tesellim bu...

Bugün sana fal kapattim ramazan oldugunu bilerek. Senin falina baktim binbir günah i$leyerek. O kadar aydinliktiki...O kadar temiz ve ferah. Aydinlikta sen kollarini uzatmi$sin ve bir kizda kollarini uzatmi$ sana dogru ucuyordu...Senin icin mutlu oldum gercekten...
Bir kadir gecesinde, seninle ben daha BIZ iken cok icten dua etmi$tim.. Allahtan kafana taktigin, düzeltmek istedigin her$eyi yoluna koyabilmen icin o kudreti dilemi$tim. Ve en önemlisi gercekten cok cok mutlu olmani dilemi$tim.
Bugün falinda mutluluk cikti senin... Ve ben kendi adima üzülsemde, fallarin yalan oldugunu bilsemde, senin mutlu olabilme ihtimaline inan cok sevindim....

17 Ağustos 2009

Mugla Gökova böyle bi$eydi i$te..






Fotolari büyük görmek icin üstüne tiklayin :)












Efendim,
konakladigimiz "Yücelen Otel****" gercekten cok güzel ve siradi$i bir otel.
Azmak irmaginin ve genel olarak doganin otel mimarisine endekslenmi$ olmasi onu diger otellerden cok ayiriyor. Otelin havuzunu irmagin kaynagina cevrelenmi$ bir $ekilde yapmi$lar.

Nail Cakirhan´in mimari oldugu otel evleri geleneksel Ula evlerinden esinlenerek yapilmi$ ve cok ayri bir güzelligi var. Kücük bir köprüden eve giriyor ve evin kendi icinde, ortasinda bir bahceyle kar$ila$iyorsunuz. Sekizgen bir yapiya sahip olan evin odalari bahceyi cevreliyor. Neredeyse her yerde, özellikle restaurant´in tavaninda i$lemeli ah$ap´tan yapilma göbekler mevcut.
Restaurant teras $eklinde ve iki katli. Üst kattaki manzara cok daha güzel ve fakat ama lakin A la carte :). Yani ödemeden manzara yok.
Servis a$iri iyiydi. Hicbir restaurant da böyle bir servis görmemi$tim. Her garsonun belirli konuklari oluyor ve yardimcilariyla sadece kendi konuklariyla özel ilgileniyor. Konuklara ciceklerle süslenmi$ tabaklar, icecekler servis etmek orada cok normal...
Yemeklere gelince. Benim yemekle pek aram olmadigi icin kiz arkada$imin damak zevkine göre yazayim: "Yani karnim doydu ama tabiiki tatmin olmadim - Dogru düzgün mangalda bir et, ne bileyim sicak zeytinyagli yemekleri özledim."
Kiz arkada$imin fotograf makinasinda kalan fotograflar 10 gün sonra elime gececek ve buraya daha güzel fotograflar ekleyebilecegim.
Kesinlikle ailelere ve dinlenmeye ihtiyaci olan ciftlere tavsiye edebilecegim bir otel. Genc arkada$lar en az 3 ki$ilik bir grup olarak dinlenmeye ve geziler yapmaya gelseler daha iyi olur. Zira iki ki$ilik kaldiginizda bunalabiliyorsunuz :)
5 gece 6 gün, her$ey dahil olarak, cift ki$ilik bir odada kaldik, fiyat gercekten makuldu ve ödedigimiz her kuru$a degdi.
Fiyati merak eden bana mail atabilir.
Sonuc olarak kesinlikle birdaha gidecegimiz ve de tavsiye ettigimiz bir yer :)


































Yakamoz

Deniz gündüzki haline inat tamamen durgundu. Gökyüzünü dolunay süslerken, tek bir kiz, tek bir $ezlonga oturmu$, denizin keyfini cikariyordu.
"Omuz ver karde$im. Denize dü$mü$ tüm yildizlari yine yerlerine dizelim" diye gecti aklindan. Yarim ya da yanli$ hatirliyordu bu eski $iiri ama ilk okudugunda hissettiklerinin aynisini ya$iyordu o an. Denize dü$en yildizlari saatlerce izlemek, sükunetin keyfini cikarmak istemi$ti hep. Ve o an bunu gercekle$tirmi$ olabildigi icin kirik, kimseyle payla$amadigi hazin bir mutluluk icindeydi.

Bir sigara yakti cigerlerinin hayrina. Arka fonda gitar e$liginde a$k $arkilari calarken o sigarasina odaklanmaya cabaliyor, ba$aramadigi icin kendine kiziyordu. Hala dokunuyordu ona $arkilar nedense...
Tabii ya. Illaki bir $ey bozacakti göz zevkinide. Hayalinde birden bire caprazina bir ciftin kurulup kumrula$masini izlemek zorunda kalacagi yoktu aslinda. Bakmamaya cabalasa da gözü yine de arada bir kayiyordu o yöne. Icten ice defolup gitmeleri icin onlara sövüyor, hatta dua ediyordu. Mutluluklarini izlemek istemiyordu. Ilk defa birilerinin mutlulugu batiyordu ona. Özellikle o gece.

Yalniz kalmak istiyordu. Sadece dolunay, deniz, yakamoz ve o. Ama kismet degildi i$te...
Eger olanak olsaydi raki icerdi kizcagiz. Zemine otururdu, kil yerine kumdan yapmi$ olsalardi sahili. Ayaklarini uzatir, $arkilar mirildanir ve aglardi sessizce. Ama malesef deniz kiyisi kildendi, pantolonu beyazdi, üc aylardaydi... Kalkip giderken odasina dogru sadece mirildanmak kalmi$ti ona, ve hic bitmeyecek yalnizligini dü$ünerek gözünden süzülen bir damla ya$.

"Ömrümüzün son demi, son baharidir artik. Maziye bir bakiver neler neler biraktik..."

16 Ağustos 2009

Almanyanin yollari ta$tan...

kimse cikaramaz beni ba$tan :)

Efendim daha evimize ayak basali bir saat oluyor. Pestilimiz cikmis vaziyette... sanirim 48. uykusuz gecirdigim saat dilimine gecmi$ bulunuyorum. Bu son gün cok yogundu. Uykusuzluk, evi toparlamak, gec kalmamak icin stres yapmak, agir bavullar, ko$turmaca, ucus... Neyseki yine odamdayim :) hic sevinecegimi dü$ünmemi$tim...ama odami görünce resmen sevindim.

Yarin in$allah odama ve dolayisiyla ba$ima gök ta$i dü$mezse fotograflarla birlikte bütün tatilimi belgelemeyi ve yorumlamayi dü$ünüyorum.

Bilgisayarsizlik cok zor imi$. Cep telefonundan kiytirik kücük ekranda mail okuyacagim diye yirtinmalarimdan sonra PC´me kavu$unca resmen ekrani öptüm....(Abartmiyorum! Yaptim bunu!) O kadar özlemi$im yani...

$imdi iyi bir uyku cekmem lazim...

31 Temmuz 2009

Türkiyeden merhabalar ...

Koşturmaca geçiyor günler... sıcak...olaylı...

Tam Türkiye işte. Dinlenme duraklama yok... Yarından sonra deniz kenarında olacağım için az çok seviniyorum. Herşeyden ve herkesten uzak.. Sanırım çok iyi gelecek....

İyi eğlenmeniz dileğiyle....

24 Temmuz 2009

Ilk denemem... hepsi hikaye :)

(Efendim yarin sabah Tatile cikiyorum :)
Türkiyeye ayak basacagim icin sevincli ve mutluyum. Bu arada ilk defa bir hikaye yazmaya cali$tim. Uzun soluklu oldu gibi geldi bana ama yinede cöpe atmaya kiyamadim. Iyi olsun, kötü olsun, burada bir yerlerde ibret olsun diye kalmasini istedim. Cünkü gerceklik payi büyük. Beni taniyanlar bilirler :)
Onun di$indaaaa.... bir kac saat sonra ucaga binecegim beeeeeeeeeen :) acayip sevincliyim!!! :))))) heheeee!! Herkese iyi tatiller dilerim!)


Agliyordu sessizce. Patlamak üzere olan bir volkan gibi geliyordu duygulari dalga dalga bogazina kadar. Dügümlenip kitleniyordu oracikta ve sonunda patliyordu gözlerinde. Bastirmaya cali$tikca, daha bir yüzeye cikiyordu duygulari sanki onunla inatla$ircasina. Otokontrolünü kaybetmi$ gibiydi. Hayal kirikligi, yas, kin, nefret, özlem, sevgi... Bütün bunlar birbirine kari$mi$ti sanki. Ayni anda hepsini birbirinden güclü hissediyor, hicbirini birbirinden ayirt edemiyordu. Odaklanmaya cali$tikca dagiliyor, dagildikca kayboluyor ve agliyordu.


En cokta kendine kiziyor ve aciyor gibiydi. Yine her$ey berbat olmu$tu. Yine asabiyetine yenik dü$mü$tü. Yine her$ey onun sucuydu. Secimler, tercihler, hatalar ve bunlarin sonuclari... Kendinden o sorumluydu. Kaderinden o sorumluydu. Her$eyden o sorumluydu. Yanli$ secimler yapmi$ti. Kimseye güvenmedigini ve olabilecek her$eye kar$i hazirlikli oldugunu sanmi$ti halbuki. Aldanmi$ olduguna, kendini aldatmi$ olduguna kiziyordu. $imdi ise sonuclarina katlanacak gücü bulamiyordu kendi icinde. Galiba en cok da buna kiziyordu.

Dayanamiyordu. Bu kadar haksizliga dayanamiyordu artik. O kimseye bir$ey yapmami$, bilincli bir $ekilde zarar vermek istememi$ti hicbir zaman icin. Olanlar, ya$adiklari aklina geldikce delirecek gibi oluyor, asabiyetini kontrol edebilmek adina cok caba sarf ediyordu. Zira edemediginde kendini dövmege yelteniyordu, ya da etrafinda ne varsa aci hissetmeden rastgele yumrukluyordu.

Ne yaptigindan, ne de dü$ündügünden haberdar degildi birdenbire. Asabiyetinin, pi$manliginin, hayal kirikliginin icinde bogulmu$tu sanki. Agladikca yok oluyordu benligi. Yok olmak icin agliyordu belkide farkinda olmadan. SIktigi di$lerinin arasindan "Allah" kelimesi cikiyordu sadece.

Belirleyemedigi bir süre sonra asabiyeti dinmi$ti. Saatlerce, öylece yattigi yerde, oda da gezinen ruhlara fisildiyordu.
Icinden döküldükce hisleri, dü$ünebilme yetisini kazaniyordu tekrardan..
Icinden dua etmeye ba$ladi "Sen verdin Rabbim, sen aldin...En dogrusunu elbet sen bilirsin. Sana $ükürler olsun.. Hamd olsun.. Katlanacak, dayanacak kudret ver bana Yarab..Tek istedigim bu."
Aglamadigini saniyordu, fakat göz ya$lari süzülüyordu göz kenarlarindan. Maskele$mi$ti yüzü sanki. Hareket edecek gücü bulamiyordu kendinde. Öylece yatiyordu. Donuk baki$larini bir perdeye, bir koltuga dikiyor uzun süre ayirmiyordu. Icten ice bu halinden korkuyordu. Delirdiginden ku$kulaniyordu. Delirmek istemiyordu. "Delirmi$ olsam bunlari dü$ünemezdim" diye kendini rahatlatmak icin cabaliyordu.
Yataktan kalkmak ne kadar zor olabilirdi ki? Cok zordu. A$iri zordu. Ilk denemede pes etti ve hafif acik olan camdan esen rüzgari seyretti perdesinin kivrimlarinda uzun süre. Ta ki derin ve deliksiz bir uykuya dü$ene dek.

Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Diger normal günlerden tek farki kendini agir yarali hissetmesiydi. Ic organlari parcalanmi$ti. Uzuvlarini kaybetmi$ti. Kalbini de bir yokladi. Can ceki$iyordu o da. O kadar yaraya, bereye ve hala cektigi aciya katlanamayacagindan korktu bir an icin. Sonra vaz gecti bu korkusundan. Yersizdi artik. Katlansa da, katlanmasa da durum degi$meyecekti. Degi$tirmeyecekti. Secim böyleydi. Böyle kalmasi gerekiyordu. Olanla ölüme cagre yok derler ya, o hesapti onunki. Evdeki hesabi car$iya uyduramami$ti madem. Hic hesap yapmayacakti artik.

Kalkabiliyordu nihayet. Yürüyebiliyordu. Aynanin yanindan gecerken $ok gecirdi bir an icin. Bu kendisi olamazdi. Bu ya$lanmi$, yipranmi$, morarmi$, cökmü$, cirkin yüz onun olamazdi. Gözleri ne hale gelmi$ti. Ne yapmi$ti kendisine böyle? Aynadaki yüze inanamiyordu. Bir kac tel saci bile beyazlami$ti. Bir gece de saclari beyazlayan insanlar vardi ailesinde. Demekki genetik bir olaydi aci cekmek onlar icin. Elini yüzünü yikayinca gecer saniyordu icindeki ve yüzündeki cirkinlik. Akan suya kari$ir ve kurtulur saniyordu. Yikadikca yikiyordu, ama düzelmiyordu hicbir$ey. En sonunda pes edip yataga uzanmi$ti yine. Saatinin takvimine bakmi$ti. Demek tam iki gün gecmi$ti ilk gözü ya$i süzüldügünden beri ve yine uykunun hafifligine dalmak icin, unutmak icin gözlerini kapatmi$ti, derin bir ic cekerek..

Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Yastigi sirilsiklam olmu$tu. Uykusunda aglami$ti besbelli. Telefonunun titre$iminden uyanmi$ti ve $imdi onu yataginin icinde arayip duruyordu. Sevgilisi ariyordu: "Günaydin uykucu. Hala kalkmadin mi sen?" ,
"Cok acayip bir rüya gördüm birtanem...dur bir dinle.. Cok kötüydü. Inanilmazdi......."

Ne Kabustu ama. Inanilir gibi degildi. O kabusu gercekten ya$adigini zannetmi$ti bir an icin ve cok korkmu$tu. Rüyalarda böyle aci cekilebilecegini hic tahmin etmemi$ti. En deger verdigi varlik ellerinden yitip gitti diye aklini oynatmi$ti neredeyse. O kadar gercekciydi ki....Neyseki bu sadece bir rüyaydi ve o cok ama cok mutluydu.

Kader...














Bir kereligine beni $a$irt olmaz mi?
Bir kereligine, sonradan zor bela toplayip yapi$tirmam icin, parcaciklarima ayirma.
Bir kereligine gögüs kafesim hazana dönü$mesin.

Bir kereligine ve son kez...

23 Temmuz 2009

8219 ´dan istifa ediyorum lan!

TDK ´dan tescilli yazarlar araniyor. Cünkü ben istifa ediyorum.

Son yazimdan sonra, egom yikildi ve kitlendim. Artik yazamiyorum! (En azindan orada yazasim gelmiyor)

Bana ne kastiniz vardi? Yazik degil mi bana? Günah degil mi bana? Iki paralik bir istifra edebilme zevkim vardi.. onu da acimasiz ele$tirmenler aldi.
($arki sözü bile yazabilme kabiliyeti sezdim kendimde... manasiz ya da anlamsiz olmasi önemli degil, kafiyeli olmasi yeterliymi$.. vay beee!)

Ayrica kafamda bir soru dolanmaya ba$ladi...

" De, da " eklerinin ayri yazildigini bilmek tabii belirli bir kültür seviyesinin göstergesidir. En azindan belirli bir egitim seviyesi gerektirir.

Ama bir insanin hatasini ulu orta yüzüne vurmak nasil bir terbiyesizliktir?

22 Temmuz 2009

Ali$mi$ kudurmu$tan beter imi$..

Kalan son 3 gün... Dünden itibaren yine biraz moral bozuklugu sardi beni. Halbuki gayet iyi gidiyordu her$ey bana göre. Kendimce egleniyor, gülmeye yer ariyor, kendimce mutluluk yaratiyordum. Ne olursa olsun sinirlenmiyordum ve gayet sakindim...
Ta ki patronumun kizi gelesiye kadar.. Her dinsizin hakkindan bir imansiz gelirmi$ ya, i$te o da benim hakkimdan geliyor... Tescilli deliyi (harbiden $irkette benimle ugra$mayi kendine görev edinmi$ ve bana kesinlikle takmi$ olan raporlu biri cali$makta! Abartmiyorum!!) bile sallamazken, yaptiklarina dediklerine gülerken ben, bu kiza katlanamiyorum.

Bir insan bir ucu$u iki günde 5 kez degi$tirir mi ya? Otelleri de unutmamam gerek tabii... Bir de olur olmaz $ey icin bana telefonda firca atiyor manyak.

Saat 16:20

Manyak kiz ($ehir isimleri di$inda harbiden söyledikleri $eyler):
- Önce ilk ayarladigin dönü$ biletini degi$tir, dönü$ü falanca yere istiyorum artik. Falanca otelde bugünden itibaren per$embeye kadar yer ayirttir. Floridadan Chicagoya ucus bak, cuma sabahi olsun ama! Daha gec olmasin! Sonra bir otel bak Chicago da, bilmem ne semtinde olsun! Hee bana mesaj olarak at bilgileri (tabii benim telefon bele$e cali$iyor!) Bilmem ne airlines´dan bak en iyisi dönü$ biletini de, hatta 3 gün daha ilerisine bak fiyati degi$iyor mu. Sor bakayim ilk ayarladigin dönü$ biletini iptal edebiliyormusun sonra beni ara bana haber ver ama..Önceden bir ara$tir bunlari bakalim.. vs...vs... (Tabii benim hic i$im yok ya koca $irkette..)


Saat 16:48
Ben ayarlanacaklari ayarlarim, diger her halti ara$tirir onu ararim, bilgileri veririm. Ne? Nereye? Saat kacta? Kac paraya?

manyak kiz:
- Falanca filancayi rezervasyon yaptir. Ama $unu bunu bilmem neyi de ara$tir..bak bakalim $unun $u hali bu hali var mi.. vs..

Ben:
- XX hanim ben birazdan cikacagim, yarin sabah yapsam olur mu?

Manyak kiz:
- Aquila bir 15 dakka ya! Hem sen niye erken cikiyorsun?!

Ben:
- Aslinda 16:30´da mesaim bitiyor. Ben hep 16:45´den sonra cikiyorum :) Genelde 17:00 ye dogru..

Manyak kiz:
- Hoffff! Tamam yarin yap. Yok sizin orda sabahken burada gece oluyorda.. bidi bidi vidi vidi.. (gece uykusu bozulmasin diye bana ödemedikleri fazladan mesai yaptirmaya kalkiyor $imarik zengin zübbesi!)

Banane?! Fazladan kaldigimi, azarla ödüyorsun sen... Bir daha kalmam azari bari hak etmi$ olurum :)))))

Hele bir cuma olsun..... 23 gün RAHAT ve HUZURLU olacagim!

9 Temmuz 2009

Acimasiz olmak vol. 2

$u beni cevreleyen bütün telefonlarin hepsini klozete atasim var... zir zir zirrrrr....Illallah!!!! Biktim yahu... Son iki hafta da o kadar sakinle$mi$ken, yine tepem atmaya ba$ladi.
Iki dakika bir $eye odaklanmak mümkün olmuyor... Telefon susmak bilmiyor yarabbi!!! Inanilmaz sacma sapan $eyler icin arayan insanlar var... Bir kac örnek vermek gerekirse: (süt ve et mamülleri pazarlayan ve dagitan bir gida $irketinde cali$iyorum)
  • Inekler helal mi sagiliyor?!!!!!

  • Yogurdun mayasi nebati mi (dolayisiyla yogurt helal mi?!)

  • Size göre "helal" in aciklamasi ne?! Helal sertifikaniz var, ama "helal" kelimesi sizin algiliyi$iniza göre nedir?!

  • Helal sertifikanizi bana pdf- dosyasi olarak yollar misiniz?! (günde 30.000 ki$i istese bunu??!!!...haydaaaa....)

  • E - bilmem ne numarasini kullaniyorsunuz. O hayvansal mi?! Hayvansalsa hangi hayvandan?! "helal" kesimlisinden degil mi?!

Adam: Paketin üzerinde "saf nebati yag" yaziyor: hayvsansal katki maddesi var mi? Ben: Hayir yok.. pakette de sizin de dediginiz gibi "saf nebati yag" yaziyor bey efendi. Adam: yaginiz yani helal dimi?! Ben (di$lerimi SIKMI$ bir vaziyette): EVET!!!!!!!

Bunlarin di$inda ula$ilmazi oynayan "kendini bir halt zanneden" statüleri yüksek ya da orta derecede olan elemanlarimiz var...

Bir türlü geri aramazlar, ya da telefonlari hep me$guldedir, ya da odalarinda degillerdir... Millet tabiiki arar durur ve arar ve arar ve arar.... o telefonum hic susmaz!!!! Isyan edenler, $ikayet edenler, bagiranlar... hepsi bende toplaniyor. E buna can dayanmaz ya...

Patronumuzun kizi mübalasiz yaziyorum 1 haftayi a$kin pe$inden arami$tir bir elemanimizi. Eleman ki$isi hep "onu birazdan ariycam, ona ciktigimi birazdan ariycami söyle" diye geci$tirmi$tir. Patron-kizi bana patlayinca almi$im elime yapi$kan not kagitlarini....koyulmu$um i$e :) Hepsinin üstüne "Patronun kizini ara!!!!!" diye yazmi$im büyük Harflerle ve kocaman!... Odasini neredeyse ba$tan sona donatmi$im, ne kapi kalmi$, ne masa ne de bilgisayar :)))))))) Toplamak ne kadar zamanini aldi bilmiyorum ama sanirim en az 3 gün suratima bakmami$ti :)))

Yeap... insanlarla ugra$mak zor... Acaba daha sakin bir bran$a mi yönelsem. Var mi $öyle insanlarla alakadar olmak zorunda olunulmadigi rahat bir meslek? Varsa lütfen yüzü suyu hörmetine biri bana bir öneride bulunsun :)

7 Temmuz 2009

Fazla acimasiz olmak vol.1

Biz 3 salak$ör bir araya geldigimizde, muhakkak sohbete egitim hayatimizin gidi$atiyla ba$lariz. Biri üniversiteyi 22 ya$inda bitirmi$, digerinin bitirmesine de bir sene kalmi$tir.
Ben de bilindigi üzere ikinci meslek edinme $ap$alligim yüzünden seneye üniversiteye in$allah ba$layacagimdir. Öneriler, teoriler, imkanlar, zorluklar, kolayliklar... Konu uzar ve uzar gider.

Ister istemez cevremizdeki arkada$larimizin da egitim hayatlari ve durumlari irdelenir. Misal Türkiyeden okumak icin gelen bir cok kadim arkada$larimiz vardir. Cali$ip okumaya cali$irlar yapayalniz bir $ekilde. Kendilerine artik yabanci gelmeyen bir memlekette ya kalmak icin caba sarf ederler, ya da bitirmek ve en kisa zamanda memlekete geri dönmek icin insan üstü ugra$ verirler.
Ayrica Türkiye de bulunan arkada$, e$ dost akrabalardan gördüklerimiz, duyduklarimiz da masaya yatirilir.

Sonuc olarak $öyle bir görüntü ortaya cikmaktadir di$aridan dürbünle bakanlar icin;
"Türkiye deki üniversiteler cok zor" oldugundan "baba parasiyla" yan gelip yatarak okuyanlar deryasidir üniversiteler. Tatiller de staj yapmak, ya da i$ deneyimi edinmek yerine, dinlenilmesi lazimdir, zira cok yorulunmu$tur.

Ben henüz üniversiteli degilim, o yüzden kat-i bir yorum yapamiyorum.

Ama yine de bir yandan arkda$larimin cali$arak, kisitli ve yetersiz burs alarak, ayri ev gecindirerek, cok zor bölümleri ve üniversiteleri bitirdiklerini, ya da neredeyse bitirdiklerini görünce gögsüm kabarmiyor degil. Staj yapmak icin kazancindan biriktirdiklerinle 2 Ülke degi$tiren 22´lik salak$örümü görünce ayri bir gurur duyuyorum.

Türkiye ve/ veya ba$ka ülke diye ayirt etmemek lazim tabiiki. Ora da olan bura da yok mu?! Ya da bura da olan ora da?! Vardir elbet. Sürüyle...
Yalniz deneyimlerimize, duyumlarimiza ve gözlemledigimize bakarsak geneldeki görüntü bundan ötürü.
Tabii cokta acimasiz olmamak lazim. Dü$ünüyorum da... Gercekten zengin ya da gamsiz olsam ben takar miyim? Ailemin imkani olsa, kullanirmiydim cidden sonuna kadar pervasizca? Seneye görecegiz :) Durumlar farklila$acak. Yaparsam öyle bir$ey yazacagim, söz!

Tabii ailenin finansmaninin ne durumda oldugunu bilmek gerek....Beni zamaninda özel okula yollayabilmek icin bana dil döken aileme cok te$ekkür ederim... olmayani yaratmak istedikleri icin... :) Zira $imdi 16 saatlik bir güne sahip, cali$arak ailesine destek olmaya cali$an ve pekala da okuyan biri olup cikiverdim.... Fedakarlik, fedakarligi doguruyor sanki... Tabiiki hak edene ve anlayana...

4 Temmuz 2009

Hayat mütevazi, hayat güzel..

Insanin kendini iyi hissetmesine $a$irmasi kadar acinasi bir durum daha olamaz herhalde? Yani demekki sürekli melankolik takiliyor oldugunuzun farkina variyorsunuz.

Hava cok güzel bati cephesinde. Termometreler ortalama 25° yi gösteriyor. "Güne$i gördüm" modu kaplami$ etrafi.

Almanlar her zamanki gibi neredeyse ciril ciplak gezinmekte. Helgalari gören göcmen türkler ayri bir espri kaynagi.. Hallerini yazmama gerek var mi bilmem? Yazayim gitsin;

Kendi cöplügünden burunlarini di$ari cikarmayan, anneleri köyden geldikleri gibi ba$ örtülüyken, civ civ sarisi "mec" atilmi$, boyanmi$ saclarla, kadin ticareti yapan insanlarin kiyafetleriyle ve kara tenleriyle, sunulan egitimi göz ardi etmeye pek meyilli ve egitim imkanlarini gercekten kullanmaya isteksiz, gözlerini patlatmi$ Helgalari dikizleyen yeni bir irk geli$ti sanki.

I$in ilginc tarafi, bu solaryum gencligiyle sohbet ettiginizde (almancalari türkceleri kadar berbat oluyor genelde) size evlenecegi müslüman kadinin "temiz ve el degmemi$" olmasi gerektigini anlatirlarken, ayni $ahislar disko da tani$tiklari, bir "Helgaya" veya bir "Olgaya" a$ik olabiliyor, hatta "el degmi$te" olsa "a$ik oldum, seviyorum ne yapayim" diyerek kiyamette kopsa evlenebiliyorlar.. :)

Bayanlar da ayni modda. Di$ari ciktiginizda hangi bayanin "göcmen türk" oldugunu aninda anliyorsunuz. Kilik kiyafet, makyaj, varsa $ayet- ki genelde yok- diksiyon belli ettiriyor zaten.

Herkes böyle degil tabiiki. Gayet düzgün Istanbul bey efendisi, hanim efendisi edalarinda dola$an, kilik kiyafetinde ve dü$üncelerinde tezzatlik bulamayacaginiz son derece zeki göcmenler de mevcut. Istisnalar belli oldugu üzere mevcuttur ve fakat ama kaideyi bozmaz degil mi?

Neyse, konuyu dagittim biraz. Bir bistro-kafe de di$arida beton manzarasiyla yemek yeme sonra da üzerine afiyetle sütlü kahve icebilme lüksüne sahibiz artik, bu güzel havanin sayesinde. Yaninizdaki $ahista kafadarsa, betonlar birden bire derya deniz de olabiliyor elbet. Güzel bir sohbet nelere kadir yarabbi..

30 Haziran 2009

Azrail vi$ne rengi saclarim olsa da gel...

Nasil delirdim?

I$te böyle .... ***++++~~~~++***!!!!

Siz nasil delirdiniz?

29 Haziran 2009

Tatil beni bekliyooooor, dudaaaa dudaaaa :)

Efendim neredeyse her sene tatil planlari, projeleri üretiriz... sizleri bilmem ama ne hikmetse biz (3 salak$ör arkada$ olarak) bir türlü gercekle$tiremeyiz... Yok birinin sinavlari vardir, yok öbürü staj icin belcikaya gider, yok akrabalardan biri evlenir, biz olmazsak dügün gercekle$mez.
Bu sefer kararimiz karar dedik, 3 ki$i olamasakta en azindan 2 ki$i gidecegiz diye söz verdik.
Karde$im ne zor i$mi$, uygun, güzel, temiz bir otel bulmak?!
Butik otelleri talan ettim (http://www.butikotellerrehberi.com/) , ce$me, ka$, fethiye, antalya, alanya, side... akliniza ne gelirse artik baktim... Özellikle Club capa otel/ka$ - cok ho$uma gitmi$ti. Lakin, otele ula$im cok me$akkatliydi ve uzun sürüyordu...
Bura´da yarim pansiyon icin vereceginiz miktarin daha azini birazdan bahsedecegim otel ´de her$ey dahil olarak (!) verebilirsiniz!
Yani otel secerken lütfen dikkat edin ve mümkünse alman turizm $irketlerinin web sitelerinden rezervasyonunuzu yaptirin (Otele direkt sordugunuzda türkiye de ya$adiginizi farz edip, otomatik olarak fiyatlari yükseltiyorlar! Yerli turistlere kazik atmanin bence hicbir manasi yok!)

Biz $ahsen en sonunda 4 yildizli bir otele karar kildik. Denenmi$ bir otel di cünkü :) Salak$örlerden birimiz gitmi$ti daha önce. Öve öve agzimizi sulandirmi$ti... Demin de bahsettigim gibi, oteli direkt aradigimiz da bize daha yüksek bir miktar belirtmi$lerdi...Biz de turizm $irketiyle hallettik i$i. Onlar bize kazik atacagina, biz onlara kazik attik :)

Marmaris, Gökova - Akyaka´da otelimiz efenim.. $öyle bir$ey:




Ben her$ey dahil paketiyle rezervasyonumuzu yaptirdim, artik geri dönü$ü yok! :) Gitmek bize farz artik! Bir takim $eylerin mecburiyet olmasi bazen cok güzel! :)
1 ay sonra bu otelin $ezlonglarinda güne$lenecegimize, elimizde alkolsüz cocktaillerimizle jakuzi de birbirimize hava atacagimiza ve en önemlisi denizin dalgalariyla sava$arak yüzecegimize inanamiyorum... In$allah en son tatilim gibi berbat olmaz :) Tatilden sonra, otelin degerlendirmesini yapacagim :)
Deniz kenari, doga... Bekleyin, bir ay sonra geliyorum...

27 Haziran 2009

"Kendime yeni bir ben lazim" :))


Kadinlarin herhangi bir sey bittiginde (i$, ili$ki vs..) yaptiklari bir$ey vardir...

Kuaföre ko$mak!

Ne hikmetse saclarinin rengini $eklini ve $emalini degi$tirdiklerinde kendilerini daha iyi hissediyorlar.. Yeni bir $ey yapmi$, bir farklilik ya$ami$ oluyorlar. Eskiyi atlatip, yeni bir ba$langic yapmi$ gibi bir hisse kapiliyorlar.
Önceden cok ele$tirdigim oldu bu "bilinc altinin öngördügü" tutumu. Yani insan kafasinin üstündekileri degi$tirsede icindekiler degi$miyor ki, derdim icimden. Hic saclarimi bir kayiptan sonra kestirmemi$.. Hatta bu ya$a kadar (24) birakin boyayi, sac spreyi ´dahi degdirmemi$tim.

Faydasiz, fuzuli bo$una masraf´ti gözümde. Ta´ki dün ak$am kiz arkada$im annesinin boyasini görüp, "saclarimi boyayalim" diye tutturana kadar. Cok beceriksiz olmama ragmen kizin saclarini boyadim, hatta sardim lüleli olmasi icin. i$imiz bittiginde kiz bamba$ka bir havaya bürünmü$tü... a$iri yaki$mi$ti bu yeni imaji ona.. ve sac rengine a$ik olmu$tum :)

Tabii Betül durur mu? Beni kaptigi gibi boya almaya ko$tu....Bugün de benimkiler boyandi.. :) Kizilimsi hatta kirmizi parlayan koyu kahve saclarim var artik..

Aynaya baktigimda cok farkli bir "ben" gördüm birden bire... Kendimi aslinda pek begenmeyen ben, birden bire cok güzel geldim gözüme...Bu renk beni acmi$ resmen :)) Ve o an anladim kadinlarin neden böyle yaptiklarini... Kendini iyi hissetmen icin, kendine yeni bir senlik yaratiyorsun.. formül bu.. Kendine bakman, kendinle ilgili $eylere heveslenmen icin gerekliymi$ demekki...

Kiraz-kahvesi saclarimla cok mutluyuz $imdilik.. darisi ba$ka bayanlarin ba$ina :D

24 Haziran 2009

Ve ´O´ Öldü....

Eger sana zor gelen ona kolay geliyorsa olmaz bu i$ler...

Senin icin yanarken, bunu bile bile o güle oynaya eglenebiliyorsa, sallamiyorsa, hic olmaz bu i$ler...

Geri dönmesi artik hicbir$ey ifade etmez... Cünkü bir kez vazo kirildimi yapi$tirsanda izleri kalir... Güzelligi yok olur...

Artik güvenemezsin...

Güvenemezsen, gercekten sevemezsin...


Kari$iklik- Daginiklik- Atin lan beni yüksek bir binadan...

Hak ediyorum galiba....



21 Haziran 2009

Bir kuble eglenmek :)))))))))

Cok güldüm coooooooooook..... hemde bu gecirdigim iki gün icerisinde belkide yillari a$kin gülerken, eglenirken bu kadar rahat oldugumu, dertsiz tasasiz, kafaya hicbir$ey takmadan, icten kahkaha attigimi hatirlamiyorum... :)))

Kesin ama kesin yine ba$ima gelecek var :)

Isvicreye Basele gittik cerkes ahalisiyle...Cerkes ekibine dans edecek bir kiz daha lazimdi, bana rica ettiler...Ekibi biraktigim halde arkada$lari kiramadim...
Yol boyunca Erhan abi, Cemalettin abi Betülle beni o kadar cok güldürdüler ki... artik gülmekten yorgun dü$üp uyuya kaldigimiz oldu..

Erhan abi: "Yav Domuz gribine yakalanmak bir Türk icin ne kadar kötü bir $ey, bir dü$ünsene..."

Cemalettin abi: "Tabii ya.......Haram..." Betülle biz iptal :)))))))

Nehirin kenarindan gecerken... Erhan abi: "Yav bu nehir tersine akiyor?!" Betülle biz tekrar iptal :)))))))

Gösteriden sonra biz ekipcileri bir pansiyona yerle$tirdiler.. Organizasyonu yapan adam bize henüz erken oldugundan Baselin gezilecek yerlerini (yetersizce) tarif etti...
24:30 gibi yola koyulduk :) Kamerhanin sayesinde sanirim bir 10 Km ayni caddeleri inip ciktik :) En sonunda gitmek istedigimiz bölgeye ula$tik :) Birer Kahve ictik ve tramvaylar belirli bir saatten sonra cali$miyor diye onca yolu yürüyerek tabanvayla geri teptik :) Yol boyunca "16´ya binmeden Basel´den ayrilmam abi, bir Frank´im dahi olmadi abi ya.." gibi esprilerle cok güldük..
Ahmetin her iki adimda bir durup, durup: "Aaaa bakin ben burayi hatirliyorum... bu sabah ta $urdan gectik..." vari demecleri bana ayri bir eglence zemini hazirladi :)))

Sabahtan beri "Aaaa Ahmet beni de hatirladin mi? Burasini biliyor musun?! :)))" diye takilmama sebep oldu..
Murat... ayri bir müzik ziyafeti cekti bize :)Videolarini yükleyecegim :)))
Beni ekibe geri istemesi de ayrica sevindirdi beni :))

Murat: "Bak i$te, yakinda okulda bitiyor, i$i de birakiyorsun gel yine ekibe ya..."
Ben: "Ya Murat cok sagol ama kendinde gördün ben dans etmeyi bile unuttum :)) Gelmem artik...Ya$landim ben"
Murat: "Olsun cali$ir yine ögrenirsin"
Ben: "Allah seni kahretmesin! Iyi oynuyorsun gel demiyorsun da...." :)))) Herkes kopar.

Sagolsunlar hepsi tekrar ekibe ba$lamam icin bir iki cümle söyledi :) Ciddi ya da nezaketen de olsa söylemeleri bile cok mutlu etti beni :) Bakalim... Bu romatizma, lumbago ve mizmizligimla belki de yine dönerim.

Hele bir i$-okul dönemini atlatayim :) Eglenceye hazirlanirim :)))))))

18 Haziran 2009

KINA... Hepimiz biraz `Yenalik` degil miyiz?!

Bazen olur ya hani... bir olay gelir ba$iniza ve siz o ani tam olarak realize edemezsiniz. Gayet sogukkanli dü$ünür, sakince hareket eder ve reaksiyon gösterirsiniz.

Aradan belirli bir zaman gectikten sonra, ki bu zaman dilimi on dakika, yarim saat ya da iki ay da olabilir, "realizasyon i$lemi" gercekle$ir, ve o an aglar, sinir krizi gecirir, korkularla yüzle$ir, ya da gülersiniz.

Bu sabah benim gibi asabi birisi icin, a$iri sakince ve meta-rahat bir $ekilde bir reaksiyon vermi$tim. Reaksiyonumun icerigi cok agir olsa da, gayet sinirlerime hakim olarak, hatta umursamayarak yapmi$tim bunu.
Kendimi ögle vaktine kadar $a$kinlikla denetlemi$tim. Cünkü moralim gayet yerindeydi, hicbir $eyi ve hic kimseyi sallamiyordum, i$lere gömülmü$ bir vaziyetteydim.

"
- Ulan aslinda benim kiyameti koparmam, sandalye, masa falan kirmam lazimdi..
- eeee?
- Niye yapmiyorum acaba...?
- e tamam sakinsin i$te, ne güzel...
-Gecen cok gülmü$tüm (Yenal sagolsun), kesin ba$ima bi$ey gelecek.. bak bu sakinlik hayra alamet degil! Demedi deme..
- Bi$ey olmaaaaaz! Relax ;)
- Niye ama niyyeeeeee?!!!!!
- Yav Allah´in bir hikmeti i$te!..."

Diye dü$ünürken...Ilerleyen dakikalarda olan oldu. Sinir krizi gecirdim.Tetikleyen neydi tam olarak hatirlamiyorum.
Bugünkü kriz "iki ay icinde ücüncüdür" ünvanina nail oldu ama kesinlikle (kendisine ilerideki performanslari icin $imdiden ba$arilar dileriz... buyrun efenim, madalyaniz...).

Biraz korkmaya ba$ladim.

Pirpir, asabi bir insanim ben. Bagiririm, kizarim, söylenirim, $ikayet ederim, surat asar homurdanirim, ama sinir krizleri geciren tiplerden degildim aslinda.

Normal mi bu haller acaba?
Ya$landikca, baski arttikca mi oluyor acaba? Ya da hakikaten tahmin ettigim gibi, birikimler sonra dan mi cikariyor böyle posta, posta insanin canini?

Aquilanin psikolojisini bir kuple okumu$ bulunuyorsunuz...
Sizi üstün performansinizdan dolayi tebrik ediyor, kuru tebrikle kalmayip, yaninda da kina po$eti hediye veriyoruz.. Arzunuza göre, $ekilli de olabilir, güne$ten hep yoksun kalacak yerlerinize dahi, gönlünüzce yakabilmeniz dilegiyle efenim... :)