En büyük problem "yemek" ti.. bulmasi dert, fiyatlar ucuk. "Özer" restaurant da ak$am yemegimizi yedik. Cok temiz, cok güzel ve cok lezzetli bulduk orasini (ödedigine gani gani degiyor en azindan). Sonra dan ögrendigimize göre cok ta me$hurmu$ :) Londraya gidecek olursaniz muhakkak bir duraginiz da "Özer" olsun (Oxford street de kime sorarsaniz yardimci olacaktir).
28 Şubat 2010
Londranin yollari cukur cukur...yagmurda pacalariniz islanir..
En büyük problem "yemek" ti.. bulmasi dert, fiyatlar ucuk. "Özer" restaurant da ak$am yemegimizi yedik. Cok temiz, cok güzel ve cok lezzetli bulduk orasini (ödedigine gani gani degiyor en azindan). Sonra dan ögrendigimize göre cok ta me$hurmu$ :) Londraya gidecek olursaniz muhakkak bir duraginiz da "Özer" olsun (Oxford street de kime sorarsaniz yardimci olacaktir).
23 Şubat 2010
Tembellik bikkinlik bitkinlik...
Uyumak istiyorum.. uyanmasamda olur bir daha.
Kim umursarki, annemden babamdan ba$ka.
Yazasim da yok aslinda.. Hadi bana iyi geceler...
22 Şubat 2010
Bir halleri - halletim! ;)
Ayni cümleler, vidi vidi bidi bidilar... duygusalliktan kirilmalar... - hep ayni sacmaliklar. Bari hic duymadigim bilmedigim bir $ey söylesin söyleyen Allah a$kina..
Tecrübe bu yüzden güzel... Yemi$ oldugu kaziktir belki ama, lazim olunca kaziklandigina bile sevinebiliyor insan evladi...
"Bir halleri", tabiri caiz ise - def ettim! Ugra$amam bu ya$tan sonra.
Hayat yine güzel cereyan ediyor :) $imdi yine gülmek ve eglenmek zamani :)
Yiiiiiiiiieeeeehhhhhhhaaaaa!!!! :))))))))))))))))))))))))
*Gecmi$imde kalmi$ "O" elemana da buradan te$ekkürlerimi arz ederim ve eklemek isterim ki Allah mutlu mesut bahtiyar eylesin, fakat muhakkak ama muhakkak, bana katmi$ oldugu tecrübe kadar kazik girsin bir tarafina! :D
13 Şubat 2010
Bana bir haller oldu yine..
Duvarda hala asili duran cicekler bana bakiyorlar, ben de onlara bakiyorum $u an. "Atma bizleri" der gibiler sanki. "Gecmi$inde kalmi$ son safliginiz biz" diyorlar konu$madan.
Onore ettiler beni romantik dü$ünceleriyle. Kaderin cilvesi derler ya hani, ben duygusallik ve romantizm gibi olaylari hic ama hic arzulamazken, firsatlar cikti kar$ima..
Anlamiyorum bu düzen nasil i$liyor..
Onore edenlerden biri, "Sen baglanmaktan korkuyorsun" dedi sohbet arasinda.
Benim cevabim, "Hayir ben baglanmaktan korkmuyorum. Ayrilik sonrasi yalnizlik vardir ya hani, i$te ondan korkuyorum. Yoksa baglanmak mesele degil..",oldu.
Bilindik sularda yüzerim ben.. Acik denizler bana göre degil. Ayni hatayi tekrarlayamam. Bünyem kaldirmaz. "Sonunu dü$ünen kahraman olamaz", fakat o kahramanin burnu bir türlü ***´tan da cikmaz. Ben üzerime dü$en pisligi cok ama cok zor temizledim.. Ka$inan varsa buyursun. Bu yollari onlara birakiyorum. Ben koltugum da a$iri rahatim.
*Bugün anildin yine, isimsiz kahraman.
1 Şubat 2010
Sabahlar uzak, bu internet tuzak bana..
yok yok icimdeki kiroyu salmayacagim birilerinin üstüne.. korkmayin :)
anlamadigim nedenlerden dolayi, saat gibi i$leyen, ve beni sabahin daha karga $eyini yememi$ vaktinde (5 ila 6 arasi) uyandirmak ile mükellef olan, uyku ritmim/ düzenim bozulmu$tur....
Bir aydir güle oynaya bari$tigim "uyku" denilen zat, ne yaptim da tekrardan bana küstü bilmem... kalbini kazanmam lazim diye dü$ünüyorum... pek nazli bir $ahsiyet kendisi.. buradan ona ilan-i a$k etmek istiyorum..
Sevgili UYKU,
biliyorum seni cok ihmal ettigim son 2 senenin acisini cikartmak istiyorsun benden..Benden fellek fellek kacarak bir yere varamazsin ama... beni tanirsin az bucuk, bunu bilmen lazim.
Heleki $imdi seninle bol bol zaman gecirebilecekken bunu yapman beni kahrediyor.. Bizim icin cali$tim 2 senedir ben...ve bizim icin ihmal ettim seni onca zaman. Bugünler icin.. $imdi tam feraha ermi$ken, beni terk etmen oldu mu ya?! Ayip degil mi?! Gel vaz gec inadindan, geri dön bana..
Seni tüm kalbiyle geri isteyen ve seven,
Aquila
10 Ocak 2010
Pratik bilgiler...
AYRICA BUNU CIDDEN YAPTIGIMA INANAMIYORUM :)
Mutfak icin:
1. Kekinizin kabarmasini istiyorsaniz:
Muhakkak kabartma tozunu unla iyice kari$tirip, ondan sonra harciniza ilave etmelisiniz.
Ayrica firin kapisini kek soguyana kadar acmamalisiniz.
2. Kestane Kebabinin kabuklarini iki hamleyle soymak istiyorsaniz:
Bicakla cizik attiginiz kestaneleri bir müddet soguk ve tuzlu suda bekletin, kestaneleri cikartip ocaga ya da firina atin ve pi$irin.
3. Yemek pi$irirken domates ya da domatesli herhangi bir ürün kullaniyorsaniz:
Muhakkak bir cay ka$igi kadar ya da bir küp $eker ekleyin. Domates pi$tiginde biraz ek$imsi bir tad olu$turur, ve $eker bunu giderir.
4. Pilav daha lezzetli olsun istiyorsaniz:
Suyu ekledikten sonra bir iki damla limon suyu ve biraz $eker kari$tirin.
5. Dolma daha lezzetli olsun istiyorsaniz:
Biberlerinizin icini tuzla ovun ve öyle doldurun.
6. Nar´i en kolay ayiklamanin yolu:
Üst ve alt kismi kestikten sonra kesiklerde görünen damarlara göre bicakla cizik atin ve nari parcalayin. Parcaladiginiz nar kesiklerini kabuklari yukari bakacak $ekilde avucunuza alin ve bir ka$ikla kabuga vurun.
Güzellik icin:
1. Elleriniz cok kurumu$ hatta teniniz catlami$sa:
Gece yatmadan önce herhangi bir yagli kremle ellerinizi bol hatta cok bol bir $ekilde kremleyin ve kullanmadiginiz eski eldivenlerinizi ellerinize gecirin. Aynisini ayaklariniz icin de uygulayabilirsiniz... hepimizin bir cift eski corabi var degil mi?
2. Saclariniz elektriklendiyse:
Sac kurutma makinasini bir iki dakika saciniza tutun.
3. Dudaklariniz kuruluktan soyuluyorsa ya da cildiniz kuruysa:
Dudaklariniza gün icinde bir kac kez bal sürün. Cildiniz icinse biraz limonsuyu ile bali kari$tirip yüzünüze sürün ve kuruduktan sonra yikayin.
4. Saclariniza iyilik etmek istiyorsaniz:
Iki ayda bir, bir $i$e bebek $ampuani alip o bitinceye dek sadece onunla yikayin.
Normal $ampuanlarin cogunda silikon ve ba$ka katki maddeleri vardir. Bebek $ampuanlarinda katki maddesi yoktur, ve arada sirada saclariniza "nefes" aldirir.
Ayrica yeti$kinler icin bütün $ampuanlar hemen hemen aynidir - saclariniz ölüdür - vitaminli bal özlü $ampuandi, yok fistik yaglisiydi.. falan filan i$lemez saciniza. Hepsi fasa fiso! Bilmiyorsaniz $imdi ögrendiniz.
5. Daha beyaz di$ler icin:
Haftada iki kez (!) karbonati/ kabartma tozunu bir bardak suyla kari$tirip di$lerinize gargara yapin. Ya da direkt yapabiliyorsaniz karbonatla fircalayin (Iyyyy). (Di$ sagliniz icin bu i$lemi a$iriya kacirmamanizi tavsiye ederim).
Sizin önerileriniz varsa buyrun, lütfen bildirin :) "Yok, sen sacmaliyorsun" diyorsaniz da bildirin :)
6 Ocak 2010
Amor fati (Kaderini sev)
3 Ocak 2010
Ba$larim $arap canaginiza!
Sinirlerim iyice gerildi! Sacma sapan iki üc laf ve insanin sözleriyle dolduru$a gelip biz cerkeslere "PKK" liymi$iz gibi muamele yapmayin Allaha$kina! Bunca yildir böyle bir$ey yoktu da $imdi mi "öcü" olduk?! 2 Ocak 2010
Yalanim varsa ne olayim.. ?
Birde $unu dü$ündüm; acaba arkada$im beni harcar mi "sacma" bir fikir ugruna?
Saglam sabit bir $ey, genelde bozulan, dökülen ve sonunda muhakkak biten bir $eye kar$ilik degi$ilir mi acaba?
Yalansiz riyasiz yaziyorum buraya.
Özledigim sadece bir Allahin kulu vardi, o da gitti ya...Bu alanda iflah olmam artik asla.
Japon yapi$tiricilari i$e yaradi yaramasina da.. kirilan vazonun izleri gibi kaldi yüzümde hatlar.. gözlerim artik daha kara.. alnimda bir tecrübe cizgisi daha.. Arttikca artiyor beni cirkinle$tirmeye el vermi$, yüzümde $ekillenmi$ hüzünler.
Kim ne derse desin ya... Hic ama hic niyetim yok 25 imde 90´lik nene olmaya.
:)
1 Ocak 2010
10 Aralık 2009
5. boyuta gecmek üzereyim... Allah kurtarsin beni de cümlemizi de...
Bir tanecik canimiz var, onu da idareli kullanalim...
Ben bendeki stoku tükettim sayilir dokuz canimdan dördü kaldi galiba. O da yanli$ saymadiysam... (Doktora da gitmedim duyula biline... inatci keciligimi birakamadim i$te)
Hadi bakalim.... Dikkatli olun ki imam cok ta erkenden gelmesin... ;)
7 Aralık 2009
Efendim... ben annemle babami özledim hulennn... !!!
Vallahi bir haftadir miy miy bir $ekilde cekiyorum...ha gecer, ha gecer deyip sallayan tiplerdenim.. doktora da gitmeyen inatci kecilerdenim... ilac ta almam mümkün oldugu kadar.. Beden kendi halletsin.. "beni öldürmeyen güclü yapar hehey!" edasiyla.. öööylece dolanip durdum.
Fakat geceleri aziyor bu meret.. uyutmuyor yahu insani..evvelki gece neredeyse hastahaneye gidecektim sabahin ücünde... bogulacagim diye gercekten korktum. Annemler de yok.. geberip gitsem kimse de arayip sormaz, arasalar ula$amasalar bile kimse bir gelip bakayim da demez.. annemler naa$imla kar$ila$irlar falan... mazallah..... (iyice senaryo yazdim iki saniye de beh.. )
Neyse efenim, o geceden beri $u nefes alamama olayi beni iyice korkuttu yalan yok. Ilk defa nezle olmadim tabiiki..Gripte olmu$tum yillardir bol bol, cok agir nezlede olmu$tum her sene kurulmu$ saat gibi...fakat tenefüs etmekte hic böyle bu $iddette ve oranda zorluk cekmemi$tim...Ilk defa gercekten sagligim icin endi$eleniyorum..
Sanirim cigerlerim artik gercekten "bak kiyametimiz yakla$iyor bir$eyler yap" diyorlar.. yoksa ba$ka türlü kendime aciklayamiyorum bedenimdeki bu denli degi$ikligi..
O yüzden yarinki günü, yani artik bugün oldu... tarihe gececek bir gün ilan ediyorum! :)))))
"Ben doktora gidecegim! Hemde kendi arzu ve istegimle!" Benim cevremde ya$ayanlar bir ya$ina daha girecek sayemde :)
Size artik umutsuz bir vaka olup olmadigimi, yoksa hepsini yüksek ate$ten dolayi mi sacmaladigimi yarindan sonra aciklayacagim... umarim cokta genc ya$ta geberip gitmem... daha sevap haneme artilar lazim :))))
4 Aralık 2009
Yalnizlik derken..
Fark ettim ki, odam ve banyo di$inda, diger odalara cok ama pek cok yabanci kalmi$im... "Ulan insan kendi evinde yabancilik ceker mi?!" diye kendi kendime söylendigim olmu$tur $u bir kac gündür..
Gecmi$teki "hizli" ya$antim sonucu kendi evimi unutmu$um.. I$in ilginc tarafi, bayramla$maya gittigim ex-i$yerimi hala avucumun ici gibi bilmemdi.. Bu da "YUH!" dedirtiyor insana...
Ayrica bugün can SIKINTISIndan dolayi, yillardan beri ilk defa televizyonu ke$fettim... Hakikaten, hatirlayamadigim nedenlerden dolayi, bundan en az 6 yil önce -$aka degil!- televizyon izlemekten vaz gecmi$tim.. bugünkü izledigim bir kac türk programlari kar$isinda ne kadar dogru bir karar vermi$ oldugumu anlayarak, hemen bir kac iyi dvd filmleri izlemeye koyuldum.. Kurtulu$um oldular..
Okunmayacagini bile bile buradan o sacma programlari, dizileri vs.. hazirlayan ve izleyicilere sunanlara sesleniyorum: "Allahiniz, dininiz, imaniniz varsa, ya da herhangi bir $eye deger veriyorsaniz, onun a$kina $u milleti oldugundan daha fazla aptalla$tirmayin!"
Bu nâramdan sonra rahat bir uyku cekebilirim artik :)
Hadi bana eyvallah..
2 Aralık 2009
27 Kasım 2009
18 Kasım 2009
Erkekler ne bekler, ne ister? Bir halt istemeseler daha iyi olur!
16 Kasım 2009
Müzik...
Bugün car$iya ciktim, ayagimda spor ayakkabilarim, bol kotum, kisa ceketim, acik saclarimla.. gözlükler gözümde, rüzgar yüzümde, kulaklarimda bangir bangir en sevdigim rock ve alaturka parcalar... ellerim ceplerimde... cool takildim kendi kendime :) ...neredeyse mutluluktan ucacagim sandim... Müzigin insani bu kadar mutlu edebilmesine $a$tim dogrusu... Harbiden gida imi$ insan ruhuna.. Bundan ne cikariyoruz? Lütfen ruhunuzu besleyin... ben ettim siz etmeyin... müziksiz kalmayin! :)
Uzun zamandir konu$madigim ve bir daha da konu$acagimizi hic zannetmedigim bir arkada$imin da tam o siralar aramasi ayri bir sevinc kaynagi oldu.. En ummadik anda sürprizler beni buldu......Eger herhangi birini mutlu etmek istiyorsaniz, uzun zamandir görü$emediginiz bir arkada$inizi arayin... annenizi arayip sesini özledim annecim deseniz de olur.. hatta sevap hanesine iki cizik bile atilir yani :)
Benden söylemesi ;)
8 Kasım 2009
Veda...
Sonsuzluktan sonsuzluga kadar......yine de sevecegim belki.... hissiyatim yalanlamayacak bunu kesinlikle.
Ama tavrim romanlar yazacak eminim. "Dönülmez ak$amin ufkunda (yim), vakit cok gec" olacak. Zarlar atilmi$, oyuncular ve oyun degi$mi$, joker ise benim elimde olacak.
O son kirintiyla gururum yol alabilir $imdilik belki...lakin yön bulacak kirinti kalmayinca bana ah etmenin hic bir manasi olmayacak, ve gururumla ben, ikimiz birlikte kararlilikla manevi bir edepsizlik hareketi gösterecegiz sonsuzluktan sonsuzluga dek sevdigimize..
Sevgi yeterli bir unsur olmayacak cünkü... Kaliteyi de coktan sorgulami$ ve kirmizi kart göstermi$ olacagiz her$eyden önce. Onu Onsuz sevmeye ali$mi$ olacagiz zaten ve sevdigimiz bizimle olsa da, olmasa da farkli olmayacak hicbir$ey...bir eksiklik bulamayacagiz hayatimizda, arayacak olsak dahi.
Son pi$manlik neye yarayacak o vakit, $ayet duyulursa?! Duyulmazsa da kim takacak o an gectikten sonra?!
Merak icindeyim sadece.... cok az kaldi... veda vakti cok yakinla$ti... hissediyorum.. ve aynadaki bana uzun zamandir ilk defa güzel gelen yüzüme bakip icten gülümseyebiliyorum...
:)
5 Kasım 2009
Bir film dahi izleyememek...
Akilda dolanan insanlar, olaylar, korkular, umutlar, hüzünler, dü$ünceler...
Ya$landik iyice. Zira anca ya$lilik daimi huzursuzlugu ve huysuzlugu getirir bünyeye.
Yalniz ya$li insanlar sorumluluk duygusundan kurtaramaz kendini, aslinda eglenmesi gerektiginde.
27 Ekim 2009
Psycholastic
tanidigini zannedersin, tanimazsin oysa, en yakininda olsa da.. tanimadigini zannedersin, cok uzakta olsa da, kendin gibi bilirsin icini di$ini.. bu cümleler uyar insanlarin bazilarina, kimilerine de kundura uymaz.
tatli dil yilani deliginden cikarir lafi cok dogruymu$ meger... 6 senedir tanidigimi sandigim bir insan acayip $a$irtti beni.. $a$koloz animda yapmi$ oldugum kücük bir itirafla bir adim yakinla$ti sanki bana... böyle olabilecegini hic tahmin etmemi$tim.. canim kadar sevdiklerim yanimda degilken, desteklerine en ihtiyacim oldugu anda kendilerini benden esirgerken, cok uzakta olan bir kereligine gördügüm bir dostum saatlerce yanimda oldu.. güldürdügüne emin olunca saldi beni..
sanirim ya benim sosyallikle ilgili bir sorunum var, ya da insanlar gercekten deger vermeyi unutmu$, kendilerine ne kadar deger verildigini bile anlayamayan, kiymet vefa bilmeyen yaratiklara dönü$tüler...
yargilayani yargilamak yargilanmaya yol acar demi$ti "Psycholastic" dostum.. ben bütün bu sacmaliklarimi sileyim en iyisi... insanlari yargilamasam daha iyi olur herhalde..
25 Ekim 2009
Burada oturmu$ "ne yapiyorum ben yahu?!" diyorum..
Dün, inanilmaz ama gercek, bir torba (!) dolusu sevdigim cikolatalara ve gelecekteki selülitlerime yatirim yaptim! Ne icin? Acaba BIR sinava girecegim diye 5 kilo mu almaliyim?! Neden ben de normal insanlar gibi heyecanimi kabullenip, oturup biraz daha ders cali$ip yarin da zinde bir $ekilde ilk sinavima giremiyorum ki?
Neden sanki yarin sinavim yokmu$, heyecandan gebermek üzereyken cikolata tikinan ben aslinda sakinmi$im ve her$ey yolundaymi$ gibi cocukca davraniyorum ki?
Ama büyüdügümü, beni en son 5 ya$imda görmü$, Türkiye deki teyzeler söylüyor zaten... ilginctir BIRTEK onlar söylüyor :)
Ooof... heyecan sardi dört bir yanimi... kabul ediyorum evet... ve ilk defa gelecek haftayi kaplayan sinavlardan korkuyorum... Evet korkuyorum... 25 ya$imda uzuuuun zamandir hicbir sinavdan korkmadigim kadar korkuyorum....
Belki de birazcik büyüdüm... :) azicik...
17 Ekim 2009
Bayanlar ne ister...ne bekler.. bir kac ipucu...
1. Gercekten riyasiz sevginin di$inda saygi ister bir bayan..
Size yapilmasini istemediginiz hareketleri, kisitlamalari kar$inizdaki insana uygulamayin.. geri teper. Dü$üncelerine, isteklerine, kararlarina saygi duyun.
Bir bayana kar$i küfürlü konu$mak, seviyesizce adaletsizce tarti$mak, bagirmak erkekliginizin degil, kendinizi düzgün ve nazik bir lisanla ifade edememe acizliginizin bir göstergesidir bence.
Ayrica bir bayani, ondan daha baskin olabilmek icin, susturmak mümkün ve kolay degildir... Tarti$ma büyümesin diye bir susar, iki susar, üc susar... dördüncüye ömrü boyunca susar, siz de yeni bir ili$kiye yelken acarsiniz, o da.
2. Destek bekler bir bayan...(manevi destekten bahsediyorum)
Okuyorsa okuluyla ilgili, cali$iyorsa meslegiyle ve i$iyle ilgili, dü$ünceleriyle ilgili destek ve onay bekler.
Herhangi bir ba$ari elde ettiginde "Seninle gurur duyuyorum" dediniz mi hic sevgilinize? Tavsiye ederim. Deyin. Ya da o yaninizdayken gururla arkada$lariniza ba$arisindan bahsettiniz mi? Ho$una gidecektir. Cünkü bir bayanin kendi arkada$lariyla sohbet halindeyken sizin ba$arilarinizla övündügünden kesinlikle emin olabilirsiniz...
Herkes pohpohlanmayi ve önemsenmeyi ister, sever. Deneyin..
Farkli alanlarda her ne kadar kücük ve önemsiz buldugunuz problemlere, $eylere takilsa da bayan akli, onunla bu konuyu konu$ursaniz ve desteginizi, cözümlerinizi eksik etmezseniz siz kazancli cikarsiniz beyler....
3. Ilgi bekler bir bayan...
Cogu erkek bir problemi oldugunda kabuguna cekilir, dünyayla neredeyse baglantisini koparir ve problemi cözdügünde cikar ortaya.. ya da gercekten cözemediginde gelir, fikir alir , halleder ve olay kapanir...
Biz bayanlar bu sistemle i$lemeyiz. Biz derdimiz ve problemimiz oldugunda bunu anlatma ihtiyaci hissederiz.. Anlatirken aklimiza gelir cözüm yollari ve derdimizi anlattigimiz (genelde en güvendimiz ve sevdigimiz ve bizi sevdigini dü$ündügümüz) insan(lar) dan cözüm önerileri duymak isteriz.
Bazen bizim dertlerimiz siz erkeklere sacma gelebilir, önemsenmeyecek $eyler olarak algilayabilirsiniz, kücük adledersiniz... Haklisinizdirda..
Ama unutmayin.. sizin önemsediginiz bir ton $ey de biz bayanlari da gercekten hic ama hic ilgilendirmez, lakin kalbinizi ilgisizlikle kiracagimiza kafamizi kirmayi tercih ederiz..
Bu "kabuga cekilme" dönemini cogu bayan yanli$ anlar.. Onunla ilgilenmediginizi, onu önemsemediginizi zanneder... Cok basit.. eger nasil cali$tiginizi bilmiyorsa aciklama yapin, anlatin. Bazi dönemlerde rahat birakilmak istediginizi ona acikca söyleyin.
Anlamiyorsa daha akilli bir sevgili bulun :)
Ilginin ba$ka bir $eklide ili$kinin gelecegine yatirim yapmaktan gecer.. kücük jestler bugüne dek kimseyi öldürmemi$tir.. 2 senelik ili$kiden sonra monotonluktan kurtulmak icin yapabileceginiz kücük sürprizler daha sonra üzülmenize engel ve mani olur..arada sirada insanlari bahceden koparilmi$ bir cicekle bile sevindirmek mümkün..
Fazla bir$ey degil aslinda... bir bayana gercekten cok iyi bir dost olun yeter..
Ben uzman degilim, psikolog degilim.. bana mantikli gelen, okudugum, gördügüm, ya$adigim ve analizlerim dogrultusunda bir kac öneriyi sunuyorum.
Birdahaki yazi da erkeklerin beklentilerini ele almaya cali$acagim.. önerilerinizi beklerim... yoksa kendimce atip tutacagim :)
Not: Bir bayan her ne kadar sevgililer gününü önemsemedigini söylese de (özellikle sevgilisi varsa) önemser! Yok efendim uydurma i$ler, millet para kazanmak icin bunlari alet ediyor, bidi bidi, vidi vidi argümanlarini sallamaz bayanlar. Sonucta ekonomiye katkisi var bu da bir gercek :) Bir cicek bir not yeter.. ya da kirmizi kartondan kalp kesip üstüne "seni seviyorum" yazmakta yeterlidir, meselede sayilmaz.. "Anlayana"!
14 Ekim 2009
Ders (ing)
beynim sancilaniyor ciddi ciddi... artik ba$im agriyor.. henüz ingilizce ve almancaya el atamadim.. (tekst analizi vs..) onlarla da haftaya ilgilenirim artik..
kafam isvicre peyniri ya.. bunu da yapmam lazim, $una da bakmam lazim derken bo$luklari dolduracagim diye ugra$iyorum..
yazik arkada$im $u an cali$ma masamda debeleniyor :)) 4 tarih kitabi cevresinde acik.. bir ona bir buna bakiyor... Allahtan tarih dersini almami$im... kizi görünce ne kadar akillilik ettigimi anliyorum :) ama siz ona söylemeyin... zaten üzülüyor gariban... 200 senenin seceresini ezberlemeye cali$iyor zavallim.. :) her yil icin bir sayfa :D
Allah tüm ögrencilere akil, fikir, zihin acikligi ve aklima gelmeyen ama sinavlarda yardimci olacak bilimum $eyleri versin...
-.- ben yine ders cali$maya gider.... oooooooooooooof......
her parlayani altin mi sandin sen?
her kadini caiz?
her erkegi haiz?
her derdi devali?
Yok böyle bir$ey...
13 Ekim 2009
"Hasrete teslim oldum asla gelmeyecegim..."
Eskiden insanlara bakar anlamazdim olayi... Pisipisine gurur yapiliyor, "seviyorlar birbirilerini neden kopariyorlar baglari" diye $a$irirdim.. "Deger mi hic?" diye dü$ünürdüm..
Bazi degerler daha agir basinca anliyor insan...
Sanirim bir ev in$a etmek gibi bir$ey... temeli saglam atinca her en ufak zelzelede, bazen catlaklar olu$sa da, yikilmaz siginagin.
Yikildiysa vardir bir hikmeti.. sen ta$inirsin o ta$inir ayri ayri yerlere olur biter.. Yeni bir evi in$a etmek eskisini tamir etmekten daha basit ve mantiklidir..
10 Ekim 2009
Bu cok güzel bir kare...
8 Ekim 2009
Bu salak "ben" ...
ignore ediyorum cogunlukla.. bakmiyorum bile... varkliklarindan cogunlukla haberim bile yok.. ama atmaya kiyamiyorum hala..... ahhhh ben... !!!
bir yerlerde bir kutuda sakli hediyeler... bir kac foto duruyor... aylarca bakmadim.. pc nin bir bölgesinde acilmamacasina dosyalanmi$ fotolarda mevcut.. cep telefonumda hala ilk tani$ilan günden itibaren saklanan mesajlar zavalli telefon bellegini kapliyor... bir silesiye elim varamadi birtürlü.. ne bakiyor, ne okuyorum... sanki ortalikta bunlar yokmu$ gibi davraniyorum....
ama tam atacakken hepsini arkada$in biri yapma.. pi$man olursun.. elinin altinda olsun.. lazim olur.. aglar rahatlarsin, okursun, bakarsin, dokunursun ve sonsuz salakligini anlarsin demi$ti...
e$yalar fotolar mesajlarla alakadar olmadan da anladim sonsuz enayiligimi......... atmam lazim ama yapamiyorum hala.....
coktan gercekle$mi$ olmasi lazimdi. vakti geciyor bile...........
NIYE NEYE NE ICIN SAKLIYORSUN BE INSAN?!............at gitsin!!!!
´O´ hic umursamadan, aciklama dahi yapmadan aranizdaki her$eyi atti! SENI atti!
sende anilari at omuzundaki yük hanenden! O´nu at gitsin!!!! O KADAR KIYMETLI ULU BIR INSAN OLSA SANA BUNLARI YA$ATMAZDI!!! O insanca davranmadiysa... sen niye hümanist takilirsin hala anlamiyorum...
4 Ekim 2009
Sadece birsey eksik...
bir tek ben... bir ben... ben..
beyin kivrimlarim bugün bu saatte ba$ladi yine cildirmaya. kagittan ibaret kalkanlarim korumuyor beni artik... bir ates, bir rüzgar, bir sel yetiyor dagilmalarina.. ortaligi sel basti haberin yok... kurudu her yer...cehennem gibiydi.. simdi küllere tabi buralar... firtina süpürüyor külleri acele et.. zira gelmezsen ben benden sürüklenecegim... haberin yok...
kalp kalbe kar$idir lafi bir $arkiyla popüler oldu, yüzyillardir kelime haznesinde aslinda... eger bu laf dogruysa nasil oluyorda sen hala oradasin ve ben hala burda......
ben dayanamiyorum, zorlaniyorum hala... sen o sonsuz kudreti nereden aldin ve aliyorsun, nasil dayaniyorsun böyle ya$amaya... be insafsiz, insan olan deliriyor, cildiriyor, manyakla$iyor...sen nasil katlaniyorsun bu denli aciya.. cit sesi cikmaz mi birinin... hic mi sizlamaz ici... hic mi delirmez gündüz gece demeden, hic mi merak etmez öldü mü kaldi mi diye... hic mi insanca davranmaz... hic mi?!
3 Ekim 2009
I$sizlik ?! : ( :)
Beni niye inatla bugün de cagirdiklarini kocaman ve a$iri güzel bir buket cicegi ve yanindaki hediyeleri görünce anladim :)
$irketimizin en ya$li ve en sevdigim üst-düzey elemanlarindan biri, cok babacan ve düzgün bir adam olan xy-bey, cok güzel bir konu$ma yapti...
Her ayrilana denilmeyen sözler söyledi ve kesinlikle samimi olduguna inandirdi beni.. daha sonra ben yalnizken odama gelip (babam ya$inda adam) alnimdan öperek ayri bir hediye birakti masama... Bunun benim hakkim oldugunu ve ileride bir derdim, sorunum oldugunda kesinlikle onlari aramami söyledi.
Herkese göz ya$lari icinde sarilip agladim. Orada en yakin oldugum bayan i$ arkada$imin da gözleri doldu.. Sarma$ik gezdik bütün gün...Kücük annemdi benim o.. onu ve xy-beyi ayri özleyecegim...
I$ arkda$larimin bana cok güzel hediyeler almi$ olmasi beni ayrica cok mutlu etti... Bu $ekilde hareket etmelerini beklemiyordum hic..
Bütün bunlar gercekten cok duygulandirdi beni.. Halbuki güle oynaya ayrilirim saniyordum.. Bu hareketleriyle beni gercekten hem cok $a$irttilar, hem de cok mutlu ettiler.. ve de üzdüler..
Gercekten orada cali$an bir kac insani cok özleyecegim...
Sevinc, mutluluk, üzüntü, hüzün, burukluk... hepsi birbirine girdi.. haftaya i$sizlikten cildiracagimi tahmin ediyorum.. bakalim yanilacak miyim?
2 Ekim 2009
Can simidi...
bazen parliyor gercek benligim.. fark etmiyor degilim...zaten bundan dolayi gecmi$teki halimden haberdarim denilebilir. eksik bir$eyler var.. sanki o eksiklik tamamlaninca yine ben ben olacakmi$im gibi geliyor.. Üzerime yapi$mi$ fazlalik bir$eyler var omuzlarimda... sanki o fazlaliklari atabilmeyi ba$arirsam bu garibanliktan kurtulacagim gibi geliyor...
iyice huysuzla$tim... ve genelde kayitsizim.... bu gel gitler, hissettigim ve ya$adigim tezzatlar beynimi sulandiriyor.. aslinda beynim bogulmu$ benim de aglayani yok garibimin... ekstremlerdeyim.. ya en yüksekte, ya da en dipte.. bu ikisinin arasindaki kritik degi$im noktasi lazim bana.... "normlara" ve "standartlara" bir kereligine daha uymak istiyorum..
Aklimi kacirmaktayim... Akil kurtaran yok mu?!
1 Ekim 2009
ich raste aus...
Aquila cumhuriyeti cökü$te...
cok $ey beklemiyorum... hayir duasi, ilgi, alaka, $evkat... 4´ünü bir arada veren piyangoyu gözünden vuracak.. vasiyetnameme adini ekliycem biline, duyula... gerci ben öldügümde mal varligim olur mu bu kötü ekonomik $artlarda o da muamma da ama hayat zaten ba$li ba$ina bir risk degil midir :) ta$in altina koyun elinizi.. en azindan tecrübe eder, zararli cikmazsiniz :P
vah vah aquila... denilmesi bile son 3 kategoriyi kapliyor, alin bu da benden bir tüyo.. hadi bakalim :)
30 Eylül 2009
Yalnizlik denen (m)illet...
yalnizlik böyle bir illet i$te... hastalik gibi... a$k gibi.. insan kovani icinde senin gibi olan, seni anlayabilen bir tek Allahin kulunun olmamasi seni senden edebiliyor... o kovandakiler gibi oluyorsun... ko$turmaca, tela$e, acele, stres... neyin pe$inde oldugun belli degil... nefes alamiyorsun... boguluyorsun..
kendinde boguluyorsun resmen... her taraf sen, aynalar sen, kitaplar hayal dünyasi, filmler hareketli fotograflar sadece... senden ba$ka kimse yok, hicbir$ey yok.. dolayisiyla sende yoksun......
29 Eylül 2009
insan umdugunu degil anlik dü$ünüyormu$..
saldik kendimizi.. ellerimizde sigaralar... oda duman alti...
o gün kurutulmu$ ciceklerimi atmayi dü$ündüm ilk defa ciddi ciddi hemde marul dograrken... zamani geldi gibi... onlari attigimda hesap vermem gereken kimse yok (salataligi dogruyorum).. olmayacakta (biberleri).. icimdeki tereddütü anlami$ degilim sadece (domateslerde sira)... niye beynimi dinlememekte israr edip binbir kurgular kuruyorsam sonsuz duygusalligimla anlayamiyorum (ic cektim).. topu topu bir ayim kaldi "a$k acisi" ni atlatmaya.. bilim adamlari 6 ay da gecer bu hastalik demi$ler (soganlar gözlerimi ya$artiyor)... ben yolun yarisini kat ettim henüz.. belki daha ileride belki daha gerideyim.. farkinda degilim olayin.. (dere otunu da kiydim, al sana salata i$te)
bu rotasizlik beni alabora ediyor... sarildigim $eyler derslerim ve hollywood.. arkada$lar da eglendiriyorlar cogu zaman sagolsunlar..
$imdi uzaktan bakinca bir garip geliyor bana... bazen cikmaya cali$tigimda pirlanta ta$lari canimi yakan altin kafesi özleyecegimi hic sanmazdim... özgürlük diye $akiyan ben, istegime kavu$tum, bo$luktayim konacak yer lazim diye ötüyorum $imdi.. :) hayat ne garip... ben ne garibim daha dogrusu.. ne zaman normlara uydum ki zaten?!
ama bana rahatlik batmadi bazilarina oldugu gibi... ben kafesten cikmayi ba$arip yine geri girenlerden olmu$tum her daim.. her daim yine kafese kapanmaya göz yumardim...
kafesin bir gün ortaliktan yok olacagini tahmin etmemi$tim hic.. hemde ben hapsedilme fikrine bayadir ali$mi$ken...
asiligi kanatlariyla birlikte kirilan bir kartalin ne kadar degeri olabilir ki? özgürlügünü yitirmi$ bir kartalin gözlerinde o ucsuz bucaksiz dünyayi göremezsin elbet... o hazir cikmi$ken sal gitsin oldu gibi... neyse... böylesi de daha iyi oldu zaten... $imdilik i$e yaramayan özgürlügümü kundakladim, bohcaladim... ileride kullanabilmem icin sakliyorum.. kanatlar icin japon yapi$tiriciyi önerdiler... bir denemek lazim...
26 Eylül 2009
Bugün benim dogum günüm... bildigim tüm hayatlar paramparcaaaahaaaahahaaaa....
25 Eylül 2009
Yarin ceyrek asir oluyorum..
20 Eylül 2009
16 Eylül 2009
THY - Cok güldüm :))))) Bayana da helal abi!
THY’nin yaklaşık bir ay önceki Bükreş-İstanbul seferini yapan 1444 sefer sayılı uçağı öğle saatlerinde iniş sırasında 3’üncü olduğu için havada beklemeye başladı.
Pilot, öncelik isteyerek “iniş için” kuleyle temasa geçince ilginç bir diyalog yaşandı.
İnternette havacılık haberleri yayımlayan ‘airkule.com’ adlı sitede dün yer alan kule ile pilot arasındaki diyalog şöyle gelişti:
Dinlemek icin tiklayin
http://www.airkule.com/default.asp?page=haber&id=7193
- Kadinin sert ciki$i harbi cok iyiydi ve dinlemeye deger:)))
Pilot: En geç 10 dakika içinde inmem gerekiyor. Yakıtım bu kadar. Sabiha Gökçen’e davet ediyorum vermeyecekseniz.
Kule: İnişte 3 numarasınız. Emergency deklare ediyor musunuz?
Pilot: Efendim emergency yok. İşte yakıtım bu, en fazla 9 dakika bekleyebilirim. Fazla yakıt almıyoruz biliyorsunuz.
Kule: Emergency deklare etmiyorsanız Gökçen’e sizi yönlendireyim.
Pilot: Eğer yakıtla müsaitseniz emergency deklare ediyorum. 9 dakikalık bekleme yakıtım var. İnelim, müsait değilseniz Sabiha Gökçen’e iniyorum, tamam.
Kule: Anlatın efendim, rapor edin. Müsait değil. Sağdan uçuş başı 090.
Pilot: Efendim ‘emergency yakıtı’ kabul etmiyorsunuz. tamam.
Kule: Efendim, ‘emergency’ deklare ediyorsanız, sizi 06 için vektörleyeceğim.
Pilot: Güzel kardeşim daha ne söyleyeyim size ‘yakıtım bu’ diyorum. O saat geldiği zaman ‘emergency yakıtı’nın saati. Anlamıyorsunuz herhalde. 9 dakika sonra emergency yakıtına düşüyorum.
Kule: Efendim emergency deklare ettiğinizi belirtirseniz sizi alacağım ben de diyorum.
Pilot: Sevgili kardeşim bir daha söylüyorum. Şu anda 8 dakikaya indim. 8 dakika sonra emergency yakıt ilan ediyorum. 5 geçe emergency yakıt ilan etmiş olacağım.
Kule: Efendim ben ‘emergency deklare ediyorum’ cümlesini bekliyorum sizden. Emergency yakıt ayrı bir şey. ‘Ben de sizin güzel kardeşiniz değilim’ bu arada.
Pilot: Lütfen rapor eder misiniz? Ben 5 geçe emergency yakıta düşüyorum. Şimdi de beklemedeyim tamam.
15 Eylül 2009
Oy birligiyle karar verilmi$tir.....Ders cali$mak zorundayiz -.-

Saati 60 dakikadan hesaplayin.. 1590 dakika eder... Bir sigarayi 3 dakika da ictigimi varsayalim, tam olarak 530 tane icmi$ olmam lazim- yok yok abarttim.. her yarim saatte bir tane ictigimi dü$ünürsek (ki abarti bu da) 53 tane ictim sayilir ki.. iki bucuk paket (20 tanelik) icmi$im.. durun bi bakiim.. Evvet 50 tane icmisim- hicte abartmami$im :)))
Gelelim fasulyelerin faydalarina.. Sigara ba$ina katran miktari 10 mg, nikotin miktari 0,8 mg karbon monoksit (umarim dogru yazmi$imdir) miktari ise 10 mg ettigine göre...
Sadece haftasonunda
500 mg katran,
40 mg nikotin,
ve 500 mg karbon monoksitle
cigerlerimi afyon karasi haline getirmi$im...
Bundan nasil bir sonuca variyoruz? Normal bir $ekilde hesap kitap yapmadan dü$ünme yetimi kaybetmi$im! IMDAAAAT!!!!! Ayrica...
DERS CALI$MAK ZARARLI ALI$KANLIKLARINIZI PEKI$TIREBILIR, HATTA ÖLDÜRÜR! : )
*Daha ne bahaneler bulacagim kim bilir... -.-
11 Eylül 2009
Test
Dün iyice bunaldim ve i$ yerinde yapacak i$im sinek avlamaktan öteye gecemedigi icin tesadüfen gördügüm bir kac testi cözdüm... Yalniz iki test sonucu var ki...
Genelde insanlarin bana söyledigi ve benim aslinda cokta farkinda olmadigim ve kesinlikle kabul etmedigim bir tutumumu testin sonunda okuyunca $a$irmadim degil dogrusu.
A$kla ilgili olan test hakkimda diyor ki:
Aşktan kaçıyorsunuz, çünkü aşık olanların başlarına gelenleri görüyorsunuz etrafta. Kimi zaman da adına aşk denilen şey içinizi kaldırıyor. Çünkü henüz sizin kendi aşk tanımınız yok. Onu büyütüp beslemediniz. Gündelik ilişkilerine aşk diyen insanlara aldanıyorsunuz, çünkü aşk hakkında fazlaca kafa yormadınız. Onun bir tuzak olduğunu düşünüyorsunuz. Sizi çekip götüreceği yerin karanlık olduğunu zannediyorsunuz. Bir kerecik izin verin kendinize, aşkı anlamaya çalışın, canınızı bilerek yakmayacağını göreceksiniz. Korkmayın ondan, hadi ama, biraz yaklaşın...
A$ktan kacmak ne demek Allah a$kina? Kacmadim da ne oldu?! :) Aklima gelen ba$ima geldi :)
Ya$liligim- a$agida belirtilen bu özellikleri edinmeyi cok istemi$imdir ve üzerinde yillardir cali$iyorumdur, zira bayagi agresif ve anlik tepkiler veren bir tipim:
Bilge
Ağır başlı, bilge bir ihtiyar olacaksınız. Konuşarak değil, susarak anlatacaksınız. Hareketleriniz yavaşlayacak ama güç kaybettiğiniz için değil. İhtiyarladıkça zamanın ve içinden geçilen mekânların farkına varmak için bir miktar yavaşlamak gerektiğini anlayacaksınız. Şimdilerde aldığınız o hızlı, anlık kararların yerini iyiden iyiye düşünülüp, tecrübeyle pişirilmiş nasihatler alacak. Sizin bu halinizi görenler gözlerine inanmakta zorlanacaklar. Siz içten içe onların şaşkınlıklarına bakıp eğleneceksiniz. Ama belli etmeyeceksiniz hislerinizi, karizmanız iyiden iyiye serpilsin diye bilgeliğinizi biraz gizemle örteceksiniz.
In$allah!
Birden bire bu testlere inandigimi söyleyemem, ama yine de eglenceli bir yön buldugumu belirtmem gerek... heleki attiklari yalanlar bir $ekilde sizinle bagda$iyorsa gercekten $a$irtici oluyor.
6 Eylül 2009
Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 2
Bu örnekte bayan erkekten aslinda ho$laniyordur:
E: Seni cok begeniyorum....
Bayanin di$ sesi: :) Hmm.. öyle mi? Te$ekkürler...Neyimi begeniyorsun peki?
Bayanin beyin sesi: Ne olur bana adam akilli bir $ey söyle. Degisik fikirlerini, dü$ünce tarzini, hayata baki$ acini de bari...
E: Ne bileyim tümüyle begendim i$te...Cok güzelsin...En cok ta gözlerini beg..
Bayanin beyin sesi: Ha s*****! -.-
Lakin bir gelecek asla olu$amaz !
Bu örnekte bayan ondan gizliden ho$lanan erkegi sevgilisi olarak görecegine insan eti yemeye razidir:
E: Seni cok begeniyorum Leyla.
Bayanin beyin sesi: Yalnız degilsin :))
Bayanin di$ sesi: Te$ekkürler...
E: Arkada$liga cok önem veririm...Yani insanin dosta ve insana ihtiyaci vardir her zaman...öyle degil mi? Seninle cok iyi arkada$lik edecegiz galiba... hal hareketlerinle her$eyinle sen... bidi bidi..
Bayanin beyin sesi: Vay deyyus vayyyy...Arkada$ ayagina asilacak demek -.-
Bayanin di$ sesi: Tabiiki insani bazen dostlari ayakta tutar.... $ey benim gitmem lazim.
E: Seni yarin ararim :)
Bayanin beyin sesi: Telefonum bozuldu cali$miyor ve bütün numaralar silindi.. Ders cali$iyordum internete giremedim... Birisi msn adresimin $ifresini de kirmi$........ :)))))
Bayanin di$ sesi: Tabii tabii görü$ürüz... :)
3 Eylül 2009
Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 1
Bayanin beyin sesi: (Ke$ke yanimda olsaydin sevdigim... bu muhte$em gece de sen otursaydin yanimda. Seninle izleseydim dolunayi giyinmi$, yakamozla süslenmi$, durgun denizi...Ke$ke $imdi..)
E: "Durgunla$tin...Böyle uzaklara bakipta ne dü$ünüyorsun? :) "
Bayanin di$ sesi: -"Hiic... Hayatin bazen ne kadar zor oldugunu dü$ünüyorum. I$ güc ko$turmaca...(sessiz gecen 3 dakika ardindan, erkegin onu ayna vari taklit ettigini anlayinca bayan sorar) Sen ne dü$ünüyorsun?"
E:"Hiic.....(bir dakika kadar bir sessizlik) Cok farkli birisin sen. Yani yanli$ anlama. Öylesine de söylemiyorum. Ba$ka bir havan var senin. Insan sarrafiyim ben. Gercekten saglam bir ki$iligin var." Biraz daha sesini alcaltarak söyler afilli bir baki$la cümlesini: "Sen bence özel birisin..."
Bayanin beyin sesi: (Amaaaaaaan.....Hofff....Yerler...Bir iki sohbet ettik diye... i$e bak yaa... $imdi etkilenmem mi lazim? Hatta coktan erimi$ mi olmam lazim?! Iki günde cözdü adam beni demek. Insan sarrafiymi$ ahahaaaaa... Salak belledi herhalde..cok komik :)))) Kac kizi böyle tavlamaya cali$ti bu salak acaba? Acaba gercekten tav olan manyaklar olmu$ mudur iki günde? .... Hmm.. ben bundan $imdi nasil kurtulurum...ba$im agriyor des... )
E:"Ne oldu? Sustun yine :)"
Bayanin beyin sesi: (Utandim hatta bundan ho$landim sandi enayi :)))))) ) Gayet soguk ve dalmi$ bir $ekilde..
Bayanin di$ sesi: -"Sigaram kalmami$ yaa.....Dalmi$im pardon.... $ey... ne demi$tin?!"
Erkek gözlerini döndürür "Beni öldüreceksin sen yaa.." gibi bir$ey zirvalar kirk yillik tanidigiymi$ gibi.
Bayan gülme krizine tutulur adeta ve erkegin ricalarina aldirmayarak uykusunun geldigini söyler ve iyi ak$amlar dedikten sonra ko$ar adim uzakla$ir :) Gidi$ o gidi$tir...
2 Eylül 2009
Uydurma hikayelerim vaaar....taze tazeeeeeeeh....
Tanesi bir okumalik abi. Kalitesiz olsa da kalitelidir abi. Al bari sen oku abla... iki tanesi bir okumalik abla.. tabi abla... saglamdir... Eyvallaaaah... bereket versin abla!
Kime neyi ne icin satiyoruz ki?
Ey sevgili,
gecmi$te birakmam lazimdi seni elbet. Biraktigim bircok dostu, dü$mani ve insani biraktigim gibi. Bana büyü mü yaptin, ne yaptin bilmiyorum. Fakat ben seni kafamda bir yerlere gömsem dahi, sol tarafim hala elini tutmu$ vaziyette, ne olur gitme diye zirvaliyor.
Enayilik, aptallik, salaklik denebilir. Denilmeli de belki. Belki kaderin öngördügü ba$ka bir olaya ön hazirliktir bütün bunlar. Belki ileride daha büyük aptalliklardan korunmam ve ders cikarmam icin oldu bütün bunlar. Belki de...
Karamsarliga kapilmamak icin tüm gücümü harciyorum. Senden bahsetmemek, seni anlatmamak ve yine sen, sen, sen ve yine SEN dememek icin hep BEN demeye cali$iyorum. Ba$arili olmaya ba$ladim artik. Artik cevremdekilerle konu$urken seni örnek göstermiyorum. Adini anmiyorum. Yava$ yava$ birakacagim sanirim...ama ben... yinede ..
Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda?
Yine sevincle gözlerinin ici parlayacak mi bir kizi gördügünde. Avuclarinin icini öpecek misin onunda en ummadigi bir anda? Sana iltifat ettiginde ya da gülümsediginde yanaklarin kizaracak mi bazen... Gülümseyecek misin ona da en cocukcu baki$larinla...
Ne sacma sorular bunlar... Yapacaksin tabii.. Alasini yapacaksin, belki yapiyorsun da. Belki coktan onu da, beni ugrattigin gibi, hayal kirikligina ugratmi$sindir... Belki $u an o kiz da yaziyordur bir yerlere... "Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda? ...." diye... Aaahhhh $u genclik ah!
Ya ben neyi birakamiyordum ? ! :-)
30 Ağustos 2009
Umut...
Bazi $eylerin gercekle$meyecegini bile bile insanin o bazi $eylerin gercekle$mesini beklemesi. O kendisiyle verdigi ic sava$. O azim.
Hani bir laf vardir "Bununla ugra$acagina derslerine cali$saydin profesör olurdun" tarzinda... I$te, bende bazi $eylere her ümit bagladigimda bir lira atsaydim kenara cok zengin olurdum herhalde.
Kendimdeki bu azime, bu dayanikliliga $a$iyorum. Olmayacak duaya amin deme ic cabalarim yüzünden bir gün ba$ima gelecek var benim galiba... (Allah göstermez in$allah). Hala realize edemedimse, hissettirecek gibi geliyor... Cünkü me$hur Almanca ata sözü der ki:" Söz dinlemeyen, hissetmeye mecbur kalir. "
26 Ağustos 2009
Anlattim...
Yok Allah yok... bitmiyor..... eksilmesi gerektikce cogaliyor sanki bu meret...
24 Ağustos 2009
Kolay degil (mi$) bu i$ler...
Bunlar benim sözlerim. Bunlar harbiden inandigim sözlerdi. Zormu$ cok zormu$...
Kendi ili$kilerini daha kötü tecrübeler kar$isinda ate$e atmayan insanlari dinledim... Onlar hala mutlu mesut bir$ekilde. Bense....
Tok acin halinden anlamaz elbet. Senin icin yaniyormu$. Görünmeyen göz ya$lari akiyormu$ daima hüzünlü yenilgiyi pi$manligi kabullenmi$ gözlerinden...onlar anlamaz. Senin iyiligini istediler halbuki. $imdi ise üzüntünü görmezden geliyorlar. Nasilsa gecer, 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3 ay aglarim ve gecer...
Cinnet gecirdim. Yakip kavuran bir sinirle her$eyi parcaladim, böldüm. Kendi kalbim de dahil olmak üzere.
Ya$ayanin yasini tuttum, ölü ilan ederek. Öldü demekle ölmüyor icindekiler i$te. Mantikla yenemiyorsun hisleri! Dünyanin öbür ucuna da gitsen pe$inde geziniyor hayaletler. O kadar canli, o kadar yakin... Narin bir dokunu$la göz ya$ini silmesini arzuluyorsun sana aciyan bir melegin.
Sana nasihat edenlerin ya$amlari akip giderken, sende ko$turmacaya dalmi$ ko$arken bir yerlere, onlar mutlu sen mutsuz, hayatta kaldigimiz gün sayaci sifira dogru ilerliyor...
Mutlu ya da mutsuz, sonucta hepimiz toprak olacagiz. Belki de tek tesellim bu...
Bugün sana fal kapattim ramazan oldugunu bilerek. Senin falina baktim binbir günah i$leyerek. O kadar aydinliktiki...O kadar temiz ve ferah. Aydinlikta sen kollarini uzatmi$sin ve bir kizda kollarini uzatmi$ sana dogru ucuyordu...Senin icin mutlu oldum gercekten...
Bir kadir gecesinde, seninle ben daha BIZ iken cok icten dua etmi$tim.. Allahtan kafana taktigin, düzeltmek istedigin her$eyi yoluna koyabilmen icin o kudreti dilemi$tim. Ve en önemlisi gercekten cok cok mutlu olmani dilemi$tim.
Bugün falinda mutluluk cikti senin... Ve ben kendi adima üzülsemde, fallarin yalan oldugunu bilsemde, senin mutlu olabilme ihtimaline inan cok sevindim....
17 Ağustos 2009
Mugla Gökova böyle bi$eydi i$te..
Azmak irmaginin ve genel olarak doganin otel mimarisine endekslenmi$ olmasi onu diger otellerden cok ayiriyor. Otelin havuzunu irmagin kaynagina cevrelenmi$ bir $ekilde yapmi$lar.
Yakamoz
"Omuz ver karde$im. Denize dü$mü$ tüm yildizlari yine yerlerine dizelim" diye gecti aklindan. Yarim ya da yanli$ hatirliyordu bu eski $iiri ama ilk okudugunda hissettiklerinin aynisini ya$iyordu o an. Denize dü$en yildizlari saatlerce izlemek, sükunetin keyfini cikarmak istemi$ti hep. Ve o an bunu gercekle$tirmi$ olabildigi icin kirik, kimseyle payla$amadigi hazin bir mutluluk icindeydi.
Bir sigara yakti cigerlerinin hayrina. Arka fonda gitar e$liginde a$k $arkilari calarken o sigarasina odaklanmaya cabaliyor, ba$aramadigi icin kendine kiziyordu. Hala dokunuyordu ona $arkilar nedense...
Tabii ya. Illaki bir $ey bozacakti göz zevkinide. Hayalinde birden bire caprazina bir ciftin kurulup kumrula$masini izlemek zorunda kalacagi yoktu aslinda. Bakmamaya cabalasa da gözü yine de arada bir kayiyordu o yöne. Icten ice defolup gitmeleri icin onlara sövüyor, hatta dua ediyordu. Mutluluklarini izlemek istemiyordu. Ilk defa birilerinin mutlulugu batiyordu ona. Özellikle o gece.
Yalniz kalmak istiyordu. Sadece dolunay, deniz, yakamoz ve o. Ama kismet degildi i$te...
Eger olanak olsaydi raki icerdi kizcagiz. Zemine otururdu, kil yerine kumdan yapmi$ olsalardi sahili. Ayaklarini uzatir, $arkilar mirildanir ve aglardi sessizce. Ama malesef deniz kiyisi kildendi, pantolonu beyazdi, üc aylardaydi... Kalkip giderken odasina dogru sadece mirildanmak kalmi$ti ona, ve hic bitmeyecek yalnizligini dü$ünerek gözünden süzülen bir damla ya$.
"Ömrümüzün son demi, son baharidir artik. Maziye bir bakiver neler neler biraktik..."
16 Ağustos 2009
Almanyanin yollari ta$tan...
Efendim daha evimize ayak basali bir saat oluyor. Pestilimiz cikmis vaziyette... sanirim 48. uykusuz gecirdigim saat dilimine gecmi$ bulunuyorum. Bu son gün cok yogundu. Uykusuzluk, evi toparlamak, gec kalmamak icin stres yapmak, agir bavullar, ko$turmaca, ucus... Neyseki yine odamdayim :) hic sevinecegimi dü$ünmemi$tim...ama odami görünce resmen sevindim.
Yarin in$allah odama ve dolayisiyla ba$ima gök ta$i dü$mezse fotograflarla birlikte bütün tatilimi belgelemeyi ve yorumlamayi dü$ünüyorum.
Bilgisayarsizlik cok zor imi$. Cep telefonundan kiytirik kücük ekranda mail okuyacagim diye yirtinmalarimdan sonra PC´me kavu$unca resmen ekrani öptüm....(Abartmiyorum! Yaptim bunu!) O kadar özlemi$im yani...
$imdi iyi bir uyku cekmem lazim...
31 Temmuz 2009
Türkiyeden merhabalar ...
Tam Türkiye işte. Dinlenme duraklama yok... Yarından sonra deniz kenarında olacağım için az çok seviniyorum. Herşeyden ve herkesten uzak.. Sanırım çok iyi gelecek....
İyi eğlenmeniz dileğiyle....
24 Temmuz 2009
Ilk denemem... hepsi hikaye :)
Türkiyeye ayak basacagim icin sevincli ve mutluyum. Bu arada ilk defa bir hikaye yazmaya cali$tim. Uzun soluklu oldu gibi geldi bana ama yinede cöpe atmaya kiyamadim. Iyi olsun, kötü olsun, burada bir yerlerde ibret olsun diye kalmasini istedim. Cünkü gerceklik payi büyük. Beni taniyanlar bilirler :)
Onun di$indaaaa.... bir kac saat sonra ucaga binecegim beeeeeeeeeen :) acayip sevincliyim!!! :))))) heheeee!! Herkese iyi tatiller dilerim!)
Agliyordu sessizce. Patlamak üzere olan bir volkan gibi geliyordu duygulari dalga dalga bogazina kadar. Dügümlenip kitleniyordu oracikta ve sonunda patliyordu gözlerinde. Bastirmaya cali$tikca, daha bir yüzeye cikiyordu duygulari sanki onunla inatla$ircasina. Otokontrolünü kaybetmi$ gibiydi. Hayal kirikligi, yas, kin, nefret, özlem, sevgi... Bütün bunlar birbirine kari$mi$ti sanki. Ayni anda hepsini birbirinden güclü hissediyor, hicbirini birbirinden ayirt edemiyordu. Odaklanmaya cali$tikca dagiliyor, dagildikca kayboluyor ve agliyordu.
En cokta kendine kiziyor ve aciyor gibiydi. Yine her$ey berbat olmu$tu. Yine asabiyetine yenik dü$mü$tü. Yine her$ey onun sucuydu. Secimler, tercihler, hatalar ve bunlarin sonuclari... Kendinden o sorumluydu. Kaderinden o sorumluydu. Her$eyden o sorumluydu. Yanli$ secimler yapmi$ti. Kimseye güvenmedigini ve olabilecek her$eye kar$i hazirlikli oldugunu sanmi$ti halbuki. Aldanmi$ olduguna, kendini aldatmi$ olduguna kiziyordu. $imdi ise sonuclarina katlanacak gücü bulamiyordu kendi icinde. Galiba en cok da buna kiziyordu.
Dayanamiyordu. Bu kadar haksizliga dayanamiyordu artik. O kimseye bir$ey yapmami$, bilincli bir $ekilde zarar vermek istememi$ti hicbir zaman icin. Olanlar, ya$adiklari aklina geldikce delirecek gibi oluyor, asabiyetini kontrol edebilmek adina cok caba sarf ediyordu. Zira edemediginde kendini dövmege yelteniyordu, ya da etrafinda ne varsa aci hissetmeden rastgele yumrukluyordu.
Ne yaptigindan, ne de dü$ündügünden haberdar degildi birdenbire. Asabiyetinin, pi$manliginin, hayal kirikliginin icinde bogulmu$tu sanki. Agladikca yok oluyordu benligi. Yok olmak icin agliyordu belkide farkinda olmadan. SIktigi di$lerinin arasindan "Allah" kelimesi cikiyordu sadece.
Belirleyemedigi bir süre sonra asabiyeti dinmi$ti. Saatlerce, öylece yattigi yerde, oda da gezinen ruhlara fisildiyordu.
Icinden döküldükce hisleri, dü$ünebilme yetisini kazaniyordu tekrardan..
Icinden dua etmeye ba$ladi "Sen verdin Rabbim, sen aldin...En dogrusunu elbet sen bilirsin. Sana $ükürler olsun.. Hamd olsun.. Katlanacak, dayanacak kudret ver bana Yarab..Tek istedigim bu."
Aglamadigini saniyordu, fakat göz ya$lari süzülüyordu göz kenarlarindan. Maskele$mi$ti yüzü sanki. Hareket edecek gücü bulamiyordu kendinde. Öylece yatiyordu. Donuk baki$larini bir perdeye, bir koltuga dikiyor uzun süre ayirmiyordu. Icten ice bu halinden korkuyordu. Delirdiginden ku$kulaniyordu. Delirmek istemiyordu. "Delirmi$ olsam bunlari dü$ünemezdim" diye kendini rahatlatmak icin cabaliyordu.
Yataktan kalkmak ne kadar zor olabilirdi ki? Cok zordu. A$iri zordu. Ilk denemede pes etti ve hafif acik olan camdan esen rüzgari seyretti perdesinin kivrimlarinda uzun süre. Ta ki derin ve deliksiz bir uykuya dü$ene dek.
Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Diger normal günlerden tek farki kendini agir yarali hissetmesiydi. Ic organlari parcalanmi$ti. Uzuvlarini kaybetmi$ti. Kalbini de bir yokladi. Can ceki$iyordu o da. O kadar yaraya, bereye ve hala cektigi aciya katlanamayacagindan korktu bir an icin. Sonra vaz gecti bu korkusundan. Yersizdi artik. Katlansa da, katlanmasa da durum degi$meyecekti. Degi$tirmeyecekti. Secim böyleydi. Böyle kalmasi gerekiyordu. Olanla ölüme cagre yok derler ya, o hesapti onunki. Evdeki hesabi car$iya uyduramami$ti madem. Hic hesap yapmayacakti artik.
Kalkabiliyordu nihayet. Yürüyebiliyordu. Aynanin yanindan gecerken $ok gecirdi bir an icin. Bu kendisi olamazdi. Bu ya$lanmi$, yipranmi$, morarmi$, cökmü$, cirkin yüz onun olamazdi. Gözleri ne hale gelmi$ti. Ne yapmi$ti kendisine böyle? Aynadaki yüze inanamiyordu. Bir kac tel saci bile beyazlami$ti. Bir gece de saclari beyazlayan insanlar vardi ailesinde. Demekki genetik bir olaydi aci cekmek onlar icin. Elini yüzünü yikayinca gecer saniyordu icindeki ve yüzündeki cirkinlik. Akan suya kari$ir ve kurtulur saniyordu. Yikadikca yikiyordu, ama düzelmiyordu hicbir$ey. En sonunda pes edip yataga uzanmi$ti yine. Saatinin takvimine bakmi$ti. Demek tam iki gün gecmi$ti ilk gözü ya$i süzüldügünden beri ve yine uykunun hafifligine dalmak icin, unutmak icin gözlerini kapatmi$ti, derin bir ic cekerek..
Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Yastigi sirilsiklam olmu$tu. Uykusunda aglami$ti besbelli. Telefonunun titre$iminden uyanmi$ti ve $imdi onu yataginin icinde arayip duruyordu. Sevgilisi ariyordu: "Günaydin uykucu. Hala kalkmadin mi sen?" ,
"Cok acayip bir rüya gördüm birtanem...dur bir dinle.. Cok kötüydü. Inanilmazdi......."
Ne Kabustu ama. Inanilir gibi degildi. O kabusu gercekten ya$adigini zannetmi$ti bir an icin ve cok korkmu$tu. Rüyalarda böyle aci cekilebilecegini hic tahmin etmemi$ti. En deger verdigi varlik ellerinden yitip gitti diye aklini oynatmi$ti neredeyse. O kadar gercekciydi ki....Neyseki bu sadece bir rüyaydi ve o cok ama cok mutluydu.
Kader...
23 Temmuz 2009
8219 ´dan istifa ediyorum lan!
Son yazimdan sonra, egom yikildi ve kitlendim. Artik yazamiyorum! (En azindan orada yazasim gelmiyor)
Bana ne kastiniz vardi? Yazik degil mi bana? Günah degil mi bana? Iki paralik bir istifra edebilme zevkim vardi.. onu da acimasiz ele$tirmenler aldi.
($arki sözü bile yazabilme kabiliyeti sezdim kendimde... manasiz ya da anlamsiz olmasi önemli degil, kafiyeli olmasi yeterliymi$.. vay beee!)
Ayrica kafamda bir soru dolanmaya ba$ladi...
" De, da " eklerinin ayri yazildigini bilmek tabii belirli bir kültür seviyesinin göstergesidir. En azindan belirli bir egitim seviyesi gerektirir.
Ama bir insanin hatasini ulu orta yüzüne vurmak nasil bir terbiyesizliktir?
22 Temmuz 2009
Ali$mi$ kudurmu$tan beter imi$..
Ta ki patronumun kizi gelesiye kadar.. Her dinsizin hakkindan bir imansiz gelirmi$ ya, i$te o da benim hakkimdan geliyor... Tescilli deliyi (harbiden $irkette benimle ugra$mayi kendine görev edinmi$ ve bana kesinlikle takmi$ olan raporlu biri cali$makta! Abartmiyorum!!) bile sallamazken, yaptiklarina dediklerine gülerken ben, bu kiza katlanamiyorum.
Bir insan bir ucu$u iki günde 5 kez degi$tirir mi ya? Otelleri de unutmamam gerek tabii... Bir de olur olmaz $ey icin bana telefonda firca atiyor manyak.
Saat 16:20
Manyak kiz ($ehir isimleri di$inda harbiden söyledikleri $eyler):
- Önce ilk ayarladigin dönü$ biletini degi$tir, dönü$ü falanca yere istiyorum artik. Falanca otelde bugünden itibaren per$embeye kadar yer ayirttir. Floridadan Chicagoya ucus bak, cuma sabahi olsun ama! Daha gec olmasin! Sonra bir otel bak Chicago da, bilmem ne semtinde olsun! Hee bana mesaj olarak at bilgileri (tabii benim telefon bele$e cali$iyor!) Bilmem ne airlines´dan bak en iyisi dönü$ biletini de, hatta 3 gün daha ilerisine bak fiyati degi$iyor mu. Sor bakayim ilk ayarladigin dönü$ biletini iptal edebiliyormusun sonra beni ara bana haber ver ama..Önceden bir ara$tir bunlari bakalim.. vs...vs... (Tabii benim hic i$im yok ya koca $irkette..)
Saat 16:48
Ben ayarlanacaklari ayarlarim, diger her halti ara$tirir onu ararim, bilgileri veririm. Ne? Nereye? Saat kacta? Kac paraya?
manyak kiz:
- Falanca filancayi rezervasyon yaptir. Ama $unu bunu bilmem neyi de ara$tir..bak bakalim $unun $u hali bu hali var mi.. vs..
Ben:
- XX hanim ben birazdan cikacagim, yarin sabah yapsam olur mu?
Manyak kiz:
- Aquila bir 15 dakka ya! Hem sen niye erken cikiyorsun?!
Ben:
- Aslinda 16:30´da mesaim bitiyor. Ben hep 16:45´den sonra cikiyorum :) Genelde 17:00 ye dogru..
Manyak kiz:
- Hoffff! Tamam yarin yap. Yok sizin orda sabahken burada gece oluyorda.. bidi bidi vidi vidi.. (gece uykusu bozulmasin diye bana ödemedikleri fazladan mesai yaptirmaya kalkiyor $imarik zengin zübbesi!)
Banane?! Fazladan kaldigimi, azarla ödüyorsun sen... Bir daha kalmam azari bari hak etmi$ olurum :)))))
Hele bir cuma olsun..... 23 gün RAHAT ve HUZURLU olacagim!
13 Temmuz 2009
9 Temmuz 2009
Acimasiz olmak vol. 2
$u beni cevreleyen bütün telefonlarin hepsini klozete atasim var... zir zir zirrrrr....Illallah!!!! Biktim yahu... Son iki hafta da o kadar sakinle$mi$ken, yine tepem atmaya ba$ladi.Iki dakika bir $eye odaklanmak mümkün olmuyor... Telefon susmak bilmiyor yarabbi!!! Inanilmaz sacma sapan $eyler icin arayan insanlar var... Bir kac örnek vermek gerekirse: (süt ve et mamülleri pazarlayan ve dagitan bir gida $irketinde cali$iyorum)
- Inekler helal mi sagiliyor?!!!!!
- Yogurdun mayasi nebati mi (dolayisiyla yogurt helal mi?!)
- Size göre "helal" in aciklamasi ne?! Helal sertifikaniz var, ama "helal" kelimesi sizin algiliyi$iniza göre nedir?!
- Helal sertifikanizi bana pdf- dosyasi olarak yollar misiniz?! (günde 30.000 ki$i istese bunu??!!!...haydaaaa....)
- E - bilmem ne numarasini kullaniyorsunuz. O hayvansal mi?! Hayvansalsa hangi hayvandan?! "helal" kesimlisinden degil mi?!
Adam: Paketin üzerinde "saf nebati yag" yaziyor: hayvsansal katki maddesi var mi? Ben: Hayir yok.. pakette de sizin de dediginiz gibi "saf nebati yag" yaziyor bey efendi. Adam: yaginiz yani helal dimi?! Ben (di$lerimi SIKMI$ bir vaziyette): EVET!!!!!!!
Bunlarin di$inda ula$ilmazi oynayan "kendini bir halt zanneden" statüleri yüksek ya da orta derecede olan elemanlarimiz var...
Bir türlü geri aramazlar, ya da telefonlari hep me$guldedir, ya da odalarinda degillerdir... Millet tabiiki arar durur ve arar ve arar ve arar.... o telefonum hic susmaz!!!! Isyan edenler, $ikayet edenler, bagiranlar... hepsi bende toplaniyor. E buna can dayanmaz ya...
Patronumuzun kizi mübalasiz yaziyorum 1 haftayi a$kin pe$inden arami$tir bir elemanimizi. Eleman ki$isi hep "onu birazdan ariycam, ona ciktigimi birazdan ariycami söyle" diye geci$tirmi$tir. Patron-kizi bana patlayinca almi$im elime yapi$kan not kagitlarini....koyulmu$um i$e :) Hepsinin üstüne "Patronun kizini ara!!!!!" diye yazmi$im büyük Harflerle ve kocaman!... Odasini neredeyse ba$tan sona donatmi$im, ne kapi kalmi$, ne masa ne de bilgisayar :)))))))) Toplamak ne kadar zamanini aldi bilmiyorum ama sanirim en az 3 gün suratima bakmami$ti :)))
Yeap... insanlarla ugra$mak zor... Acaba daha sakin bir bran$a mi yönelsem. Var mi $öyle insanlarla alakadar olmak zorunda olunulmadigi rahat bir meslek? Varsa lütfen yüzü suyu hörmetine biri bana bir öneride bulunsun :)
7 Temmuz 2009
Fazla acimasiz olmak vol.1
Ben de bilindigi üzere ikinci meslek edinme $ap$alligim yüzünden seneye üniversiteye in$allah ba$layacagimdir. Öneriler, teoriler, imkanlar, zorluklar, kolayliklar... Konu uzar ve uzar gider.
Ister istemez cevremizdeki arkada$larimizin da egitim hayatlari ve durumlari irdelenir. Misal Türkiyeden okumak icin gelen bir cok kadim arkada$larimiz vardir. Cali$ip okumaya cali$irlar yapayalniz bir $ekilde. Kendilerine artik yabanci gelmeyen bir memlekette ya kalmak icin caba sarf ederler, ya da bitirmek ve en kisa zamanda memlekete geri dönmek icin insan üstü ugra$ verirler.
Ayrica Türkiye de bulunan arkada$, e$ dost akrabalardan gördüklerimiz, duyduklarimiz da masaya yatirilir.
Sonuc olarak $öyle bir görüntü ortaya cikmaktadir di$aridan dürbünle bakanlar icin;
"Türkiye deki üniversiteler cok zor" oldugundan "baba parasiyla" yan gelip yatarak okuyanlar deryasidir üniversiteler. Tatiller de staj yapmak, ya da i$ deneyimi edinmek yerine, dinlenilmesi lazimdir, zira cok yorulunmu$tur.
Ben henüz üniversiteli degilim, o yüzden kat-i bir yorum yapamiyorum.
Ama yine de bir yandan arkda$larimin cali$arak, kisitli ve yetersiz burs alarak, ayri ev gecindirerek, cok zor bölümleri ve üniversiteleri bitirdiklerini, ya da neredeyse bitirdiklerini görünce gögsüm kabarmiyor degil. Staj yapmak icin kazancindan biriktirdiklerinle 2 Ülke degi$tiren 22´lik salak$örümü görünce ayri bir gurur duyuyorum.
Türkiye ve/ veya ba$ka ülke diye ayirt etmemek lazim tabiiki. Ora da olan bura da yok mu?! Ya da bura da olan ora da?! Vardir elbet. Sürüyle...
Yalniz deneyimlerimize, duyumlarimiza ve gözlemledigimize bakarsak geneldeki görüntü bundan ötürü.
Tabii cokta acimasiz olmamak lazim. Dü$ünüyorum da... Gercekten zengin ya da gamsiz olsam ben takar miyim? Ailemin imkani olsa, kullanirmiydim cidden sonuna kadar pervasizca? Seneye görecegiz :) Durumlar farklila$acak. Yaparsam öyle bir$ey yazacagim, söz!
Tabii ailenin finansmaninin ne durumda oldugunu bilmek gerek....Beni zamaninda özel okula yollayabilmek icin bana dil döken aileme cok te$ekkür ederim... olmayani yaratmak istedikleri icin... :) Zira $imdi 16 saatlik bir güne sahip, cali$arak ailesine destek olmaya cali$an ve pekala da okuyan biri olup cikiverdim.... Fedakarlik, fedakarligi doguruyor sanki... Tabiiki hak edene ve anlayana...
4 Temmuz 2009
Hayat mütevazi, hayat güzel..
Hava cok güzel bati cephesinde. Termometreler ortalama 25° yi gösteriyor. "Güne$i gördüm" modu kaplami$ etrafi.
Almanlar her zamanki gibi neredeyse ciril ciplak gezinmekte. Helgalari gören göcmen türkler ayri bir espri kaynagi.. Hallerini yazmama gerek var mi bilmem? Yazayim gitsin;
Kendi cöplügünden burunlarini di$ari cikarmayan, anneleri köyden geldikleri gibi ba$ örtülüyken, civ civ sarisi "mec" atilmi$, boyanmi$ saclarla, kadin ticareti yapan insanlarin kiyafetleriyle ve kara tenleriyle, sunulan egitimi göz ardi etmeye pek meyilli ve egitim imkanlarini gercekten kullanmaya isteksiz, gözlerini patlatmi$ Helgalari dikizleyen yeni bir irk geli$ti sanki.
I$in ilginc tarafi, bu solaryum gencligiyle sohbet ettiginizde (almancalari türkceleri kadar berbat oluyor genelde) size evlenecegi müslüman kadinin "temiz ve el degmemi$" olmasi gerektigini anlatirlarken, ayni $ahislar disko da tani$tiklari, bir "Helgaya" veya bir "Olgaya" a$ik olabiliyor, hatta "el degmi$te" olsa "a$ik oldum, seviyorum ne yapayim" diyerek kiyamette kopsa evlenebiliyorlar.. :)
Bayanlar da ayni modda. Di$ari ciktiginizda hangi bayanin "göcmen türk" oldugunu aninda anliyorsunuz. Kilik kiyafet, makyaj, varsa $ayet- ki genelde yok- diksiyon belli ettiriyor zaten.
Herkes böyle degil tabiiki. Gayet düzgün Istanbul bey efendisi, hanim efendisi edalarinda dola$an, kilik kiyafetinde ve dü$üncelerinde tezzatlik bulamayacaginiz son derece zeki göcmenler de mevcut. Istisnalar belli oldugu üzere mevcuttur ve fakat ama kaideyi bozmaz degil mi?
Neyse, konuyu dagittim biraz. Bir bistro-kafe de di$arida beton manzarasiyla yemek yeme sonra da üzerine afiyetle sütlü kahve icebilme lüksüne sahibiz artik, bu güzel havanin sayesinde. Yaninizdaki $ahista kafadarsa, betonlar birden bire derya deniz de olabiliyor elbet. Güzel bir sohbet nelere kadir yarabbi..

