İşaretler varılacak hedefleri olan içindir.... ayrica Bill James der ki: "Expect problems and eat them for breakfast!" :D

13 Mayıs 2010

Efenim Bodrum..neymi$?













Eh cok olmasa da güzel mi$... Pek bir yerini göremesemde en azindan denizi yosunlu ve ta$li kisimlarini saymazsak ho$tu... Yani aslinda görüntü de yetti diyebilirim. Maceralarimi anlatirim dedim ama, macera falan ya$amadim ve 5 Gün Bodrum fazla bile geldi diyebilirim. 4. gün skintidan patlamak üzereydim... (hayir kafam güzel degil, son derece de ciddiyim).
Baliklarin sürüyle kiyiya kadar gelip dolanmalari, yüzerken omzunuza degerek kacmalari fena degil di hani :)

Lakin bizim bulundugumuz bölgede ve otelin kendi sahil kisminda yosun ve ta$larin bol olmasi, denizin de sig olmasi, denizde yüzmeye bayilan bir ben icin, hic zevkli degildi.
Benim anlayi$ima göre, deniz dedigin derin olur, bol dalgali olur... kulac atarken gücünü ve birazda aklini kullanmadan, iyice derin mavilere acilmadan, azicik tehlike ya$amadan, zevki cikmaz yüzmenin.
Bir istisnai durum di$inda, kiz arkada$im otelden adimini di$ari atmadi. Birakin otelin di$ini, o büyük kompleksin sanirim sadece % 20´sini gördüm sayesinde :))))
A$iri geveze bir rehber tarafindan mavi tur´a katilmaya ikna edildik. Daha dogrusu $öyle oldu:

Kiz arkada$im: Ya valla bilmem ki.. fark etmez ya... gidelim dersen gidebiliriz de....
Ben: Bana göre hava ho$ kuzum, ha oraya gitmi$iz ha burada yatmi$iz..Bencede fark etmez...
Rehber: O zaman ben karar verdim, gidiyorsunuz! :)))))))

Iyi de oldu ama.. Denizin rengi davetkar di, ve kirstal gibiydi mübarek :) (Suya girmemle cikmam bir oldu... buz küpüne girsem daha az ü$ürdüm herhalde). Gemi yolculuklarini hep sevmi$imdir zaten (bir kere yapmi$tim- ama anlati$a bakin... :)) )
Onun di$inda otelin en cok konu$ulan ve taninan konuklariydik. Neden?! Cünkü türkce konu$an iki genc bayandik. Meger sadece ingilizlerin, bir kac almanin ve yolunu $a$irmi$ bir iki hollandalilarin ugrak yeriymi$ orasi. Herkesin "nerelisiniz?" diye sormasi, tanimadigimiz cali$anlarin bizimle direkt türkce konu$malari (ilk ba$larda ingiliz saniyorlarmi$ ve ingilizce lafa ba$liyorlardi) zaten baya $a$irtmi$ti bizi.

Ögrendigimize göre Gümbet (otelimiz oradaydi) meger tam eglence ve parti merkeziymi$ bodrumun. Biz tavuklarla yattigimiz icin ve tavuklarla da kalktigimiz icin, daha sonra ba$ka bir geveze rehber tarafindan aydinlatildik.
5* ´li otelimizde konaklama (her$ey dahil!) ve ucu$ dahil 600 TL ödedik ki$i ba$ina. Degdi mi? Degdi :) Bir daha gider miyim? Dü$ünürüm... hik mik ederek daha sicak aylarda olabilir.
Ilk tercihim yinede Mugla/ Gökova olurdu ama.. onu da söyliyim.. :)))))

30 Nisan 2010

yup yup yup.. biri Bodrum mu dedi?!

neler oldu neler..

sacma $eyler oldu... kimileri güzel kimileri naho$... ayrintiya girmek istemiyorum...

fakat ama lakin... Bodrum beni bekleeeeeeeeer :)))) cumartesi Aquila kacar.. 5 gün Bodrumu gezecegim kiz arkada$imla.. geziyorum derken aklima geldi:

cok geziyorum bu sene yav.. ma$allah.. Allah ayaklarima zeval vermesin :)

gelecek 5 sene beyin spazmlari gecirecegim icin $imdiden gezip tozayim ama degil mi ;)

ne okuyayim derdi neredeyse tamamen cözüldü.. makina mühendisligi gönlüme geldi, ho$ geldi..

Allah yardimcim olsun ve akil fikir versin :)

mayisin sonunda staj yapiciim... anladigim kadariyla yag pas ve kir icinde kaliciim :))) ve anladigim kadariyla makina üreten o $irketin üretiminde dolanan ilk ve tek kiz ben olacagim :) korkutmuyor degil hani.. hadi bakalim..

Bodrum maceralarimi aktaracagim tabiiki.. bakalim Bodrum Bodrum muymu$ ?!

20 Nisan 2010

Bir gel git ya$ami$tim.. fakat ama lakin..

hayat tekrardan düzgün i$liyor :)

Bir demli cayin ve biraz müzigin, iyi arkada$larin degi$tiremeyecegi ruh hali yoktur herhalde :)

12 Nisan 2010

Pi$ti..

Bir arkada$imla pi$ti oynamaya gittik... yendim.. cok ta güldüm.. gülerken gözlerimden ya$lar dahi akti.. Pizzaydi, pastaydi cay di.. gayet güzel di. Her$ey yolundaydi...

Ta ki nehir kiyisina gidesiye dek..

Bana o otoparkta sürpriz bir $ekilde, tam da bana uygun, bayildigim bir yüzük hediye etmi$tin... o dar sokakta elimi tutmu$tun utandigimi bildigin halde... bugün yanindan gectigim pizzacida zorla pizza yedirmi$tin...hatta videon bile duruyor hala - $akala$irken cekmi$tim..
Kol kola gezdigimiz yerlerden gectim bugün... nehir kenarinda oturdugumuz bank bile durdugu yerdeydi.. ve iki sene önce bize servis yapan garsonu bile gördügümü saniyorum..

Ben seni unutamayacagim galiba... i$in kötüsü artik ne mal oldugunu biliyorum...

Bu kadar yalan söylemeye nasil icin el verdi... O yeminleri nasil edebildin "Allah" i bir de $ahit göstererek... nasil bir sahtekarliktir bu... nasil bir ustaliktir... nasil bir dönekliktir sözünden....
Kulagima küpesin sen... ate$ten. Istesem de olmaz artik. Inanamam ben, güvenemem en saf ve temizine bile..

Aklim almiyor.. Seni yillar da gecse kolay kolay unutamayacagim biliyorum.... Ama ben artik senin ne mal oldugunu da biliyorum..... Ne MAL oldugunu da biliyorum...

31 Mart 2010

Sigaramin ucunda yanar hasretin...




















"
Sabahlar uzak bu sevda tuzak bana
Çok zaman geçti sabrım yok yarınlara
Kaçıncı hasret kaçıncı yalnızlığım sigaramın ucunda
Şimdi yanımda, yanımda olacaktın
Bıraktın beni sevda yokuşlarında
Kuşlar uçurdum, akşamdan sabahlara
Sigaramın ucunda yanar hasretin
Vurur canevimden ellerime kelepçeler vurur
Gel vefasız, gel vicdansız
Çağırmazdım acil olmasa
Gel insafsız ah kitapsız
Yanıyorum arzularınla
Aynalarda gözyaşım var
Ağladıkça yangın çıkar gözyaşlarımdan
Gerçekten inanıp sevseydin beni
Böyle sabahları bekler miydim hiç
Çoktan yanımda olurdun çoktan
Gece üç beş nöbetlerine dikmezdin beni
Sensiz kaldığım ilk günden beri
İçimde bir umut vuslata dair
Akşamları imzaladım gözyaşlarımla
Seni aramıyor seni sormuyorsam
Bu senden vazgeçtim demek değildir
Bir daha böyle sevecek olsam bir kalemde silerdim seni
Gel vefasız, gel vicdansız
Çağırmazdım acil olmasa
Gel insafsız ah kitapsız
Yanıyorum arzularınla
Aynalarda gözyaşım var
Ağladıkça yangın çıkar gözyaşlarımdan
Aynalarda hatıralar
Dayanamam firar eder aklım başımdan"
Kayahan
Sabah sabah tesadüfen duydum... yillar önce dinlemi$tim en son.
Bir sigara da yaktim dinlerken...

30 Mart 2010

"San ki...." by Beyrut Fatoş Yıldırım

San ki, hiç yokluğunu yaşamamışım, hep varmışsın...

San ki, kadehler devrilmemiş ard arda ve zihnimin en aydın saatlerinde karşımda durmuşsun, o içten tebessümünle ısınıyor odamız...

San ki, hiç nefret etmemişim, öfkelenmemişim, "asla" dememişim ve kalbim çırpınıyor seni için öylece...

San ki, hiç gitmemişsin, her öpüşünde yeniden doğuyor bahar, tenim tenini seviyor, ellerin ellerimi buluyor, yüreğim yüreğinde yanıyor...

San ki, yeniden karşılaşmışız, yeniden tanışmışız, yeniden sevişmişiz...

San ki, yeniden ruhumu gözlerinde aramışım, sigaramı yakarken ruhumuda yakmışsın, en güzel acım olmuş ve yaşarmış gözlerim...

Öyle sanıyorum ki, ölmeyeyim..

Ne sandın? Ben gerçekten sevmiştim...


* " ÇÖLÜN İKİLEMİ (<- daha fazlasi icin tiklayin)

Söylenecek sözlerimiz olduğu sürece hayatın ve askin pesinde.. " olan dahiane ki$ilik Beyrut Fato$ Yildirim alias Gerilla ´nin kaleminden cikan dizelere hastayim ve payla$mak istedim... Begeninize tekrar yeni yeniden sunulur :)

* Fato$um "sana" seviyorum kuzum- tekrar te$ekkürler ;)

29 Mart 2010

Gam-zedeyim... kelimenin tam anlamiyla..

Klasik cümledir ya bu: Hayat ne karadir ne de ak... bazen gülersin, bazen aglarsin.. gün gelir aglarken güldügün olur.. gülerken de agladigin..

Gri anasini satayim..

Yer, gök, insanlar, binalar... hepsi beton kivaminda. Gülerken agliyor, aglarken gülüyorum.. hem kendi halime, hemde dünyanin haline..

25 Mart 2010

Ben..

$u an denize bakabilmeyi istiyorum... Yalniz.. harbiden yapayalniz.. sadece deniz ve ben..
Bir de raki istiyorum... Mümkünse tabii...

15 Mart 2010

Manasizliklar beni buluyor bazen...

Susarim ben susmasina da.. insanlarin kendimi unuttugum anlarda yüzümde okuduklarina engel olamiyorum.

Kutusunu simski kapatip, üstüne kilitler vurup, beynimin en ücra ve karanliktan daha karanlik kö$elerine sakladiklarim var benim, herkes gibi..

Manasizliklarda kayboluyorum bazen...

12 Mart 2010

"A$k köpekliktir" yazar: Ahmet Ümit

Kütüphaneden bir kac ingilizce kitap aldigimda yanindan geciyordum... Carpiciydi kitap kapaginin üstünde nal gibi "A$k köpekliktir" yazisi. Yazari tanimiyorum. Daha önce hic okumadim duymadim da...
"Hakli" diye dü$ündüm. Icerigine, kimin nesi kimin fesi diye bakmadan aliverdim kitabi öylesine. Bir cümleyle tavladi beni yani :)

Icerigine gelince: Bence teknik olarak bazi hikayeler cok zayif bir $ekilde kagida dökülmü$. Neredeyse her kitap/roman kurgudan ibarettir, ama ya$anmi$lik hissi yaratabiliyor cogu. Malesef bu kisa hikayelerde öyle bir hisse kapilamadim. Müstehcenlikten de ho$lanmadigimdan cok iyi bulmadim kitabi yani. Belki de yazarin hedefledigi bir takim $eyler vardi ama benim beynim algilayamadi, bilmiyorum. Kanimca polisiyeye ya da maceraya daha yatkin bir stili var. Eminim yazarin cok daha iyi kitaplari vardir.

Gelelim fasulyelerin faydalarina... Hepsi az ya da cok iyi güzel ho$´ta en son hikaye (kitap a$k tanimlamalarindan ve o tanimlamalarla ilgili kisa hikayelerden olu$makta) "A$k köpekliktir" hikayesinin icinde gecen basit bir soru ve bir cümle bu sabah bana duvarda asili duran buketleri ve bir defterin arasinda sakladigim kurumu$ gülleri attirabildi bana...

"A$ik olsa gider miydi?"
Bunu bana kimse sormami$ti o zor günlerimde, hatta zoru atlattigim günlerde de.. kimseyle zaten dogru düzgün payla$amami$tim icimdekileri... bölük pörcük anca.

"A$ik olsa birakir gider miydi? Gercekten sevse gidebilir miydi hic? Sen birakamami$tin degil mi? Gidememi$tin...Sen iyiydin..."
Buna benzer bin tane $ey ve o asil soru dolandi durdu beynimde, sabaha kadar... Hakli... a$ik olan gitmez. Ki$iye göre degi$ir belki ama - "O" gitmezdi - biliyorum ve ironiye bak sen hele, aslinda iyi bile bulmadigim bir kitabin sayesinde, anladim ki "A$kin iyilikle ilgisi yoktur".

Ellerim titredi duvardan indirirken, bir torbanin icine "kirilmasinlar diye" itinayla yerle$tirirken, kurumu$ gülleri... bu da ironinin (tövbe) peygamberiydi..
Defterin arasindan ayiklarken "ilk" hediye verilen ve güya alti yil sonra iade etmem gereken kurumu$ gülü, aklimda cümle parcalari alabora oldu. Canlandi gözümün önünde taktim edili$i, cümleler.. sesler..görüntüler, renkler.

"Ben bu kadar kör müydüm?! Bu denli nasil baglanabildim?!"

Allahtan babam kalkmi$ti ve atmasi icin, ba$im öne egik bir $ekilde, rica edebildim. Yüzüne bakamadim. "Atamam" korkusu cikagelmi$ti aniden. "Ne bunlar?" diye sormasi gereken benimle ilgili her$eyi merak eden babam, sormadi hicbir$ey. Sagolsun...

Bo$ duvara bakarken, "mesajlari da sil hadi" diye dü$ündüm..."$imdiden bahar temizligi olsun bari gönlünde, beyninde ve telefon belleginde..."
Dayanamadim ve o kötü günden sonra, neredeyse bir sene gecmesine ragmen, ilk defa mesajlari okudum... bu cok büyük bir hataydi. Okumadan silmeliydim bana göre ölü birinin mesajlarini.
Okudukca her yalanini ve her kelimesini, aptalligim, safligim, enayiligim tokat gibi indi sanki suratima.. Gururum incindi yeniden. Hic ama hic iyi bir fikir degildi okumak..

Hirslandim, sinirlendim satir satir kendime ve hirsimdan, kizginligimdan, asabiyetimden dolayi, bir yil sonra ilk defa agladim. Hatta hüngür, hüngür bir de bu sacma, abes konu yüzünden agladim.

Bu ilk adimi atabildigime bile $a$iyorum aslinda - kendi zayifligimin ve hatalarimin vermi$ oldugu utancla ba$a cikabilmem adina en azindan ilk kücük adimi atmi$im gibi geliyor $u an icin.. Gerisini getirecegim. Kendi karanligimla yüzle$mem lazim biraz daha. Kacarim yok.... Hickimsenin kacari yok...

2 Mart 2010

Shakespeare...

"
Insanlarin cogu kaybetmekten korktugu icin,
Sevmekten korkuyor.

Sevilmekten korkuyor,
Kendisini sevilmeye layik görmedigi icin.

Dü$ünmekten korkuyor,
Sorumluluk getirecegi icin.

Konu$maktan korkuyor,
Ele$tirilmekten korktugu icin.

Duygularini ifade etmekten korkuyor,
Reddedilmekten korktugu icin.

Ya$lanmaktan korkuyor,
Gencliginin kiymetini bilmedigi icin.

Unutulmaktan korkuyor,
Dünyaya iyi bir$ey vermedigi icin.

Ve ölmekten korkuyor,
Aslinda ya$amayi bilmedigi icin."




"
Yagmuru sevdigini söylüyorsun, ama yaginca $emsiyeni aciyorsun.
Güne$i sevdigini söylüyorsun, ama acinca gölgeye kaciyorsun.
Rüzgâri sevdigini söylüyorsun, ama esince pencereni kapatiyorsun.
I$te bundan korkuyorum, cünkü beni de sevdigini söylüyorsun.."


William Shakespeare


28 Şubat 2010

Rüyalar gercek olsa..


Gökten kemik yagabilirdi...


Ya da altin..


Ooooof of...


Londranin yollari cukur cukur...yagmurda pacalariniz islanir..

Cok güzel bir $ehir efenim.. gidip gezmeye deger.. lakin keseniz dolu olsun. Emin olun geri dönü$te bo$ olacak.
Yalniz acayip paranoyak bir yapilari var ingilizlerin.. her yerde kamera.. "Tube" dedikleri, metrolarin icin de dahi gizli kamera ve muhakkak bir sivil polis var. "Yava$ (!)" kullaniyor diye arkada$imizi durdurdular efenim gecenin bir yarisi.

Londra´da araba kullanmak mesele, park yeri bulmak ölüme benziyor. O yüzden cogunluk metroyu tercih ediyor. Cok kolay ve basit bir sistemle i$liyor - gayet hizli ve cok kolay bir $ekilde $ehrin bir ucundan öbür ucuna variyorsunuz. Lakin saat 5 gibi metronun di$inda hareket edemiyorsunuz. Inanin sokaklar tiklim tiki$.. I$ ciki$i saatlerinde insan trafigi müthi$..

Halk cok nazik ve yardimsever gibi geldi bana. Önünüzü uzaktan kestiklerinde dahi özür diliyorlar :) Bu nezaketi hic bir ülkede görmedim.

Onun di$inda, ilk iki gün yagmur cabasiydi ve fakat ama ücüncü gün güne$ ciktiginda $ehrin ve Thames nehrinin güzelligi iyi ki gelmi$im dedirtti :)
En büyük problem "yemek" ti.. bulmasi dert, fiyatlar ucuk. "Özer" restaurant da ak$am yemegimizi yedik. Cok temiz, cok güzel ve cok lezzetli bulduk orasini (ödedigine gani gani degiyor en azindan). Sonra dan ögrendigimize göre cok ta me$hurmu$ :) Londraya gidecek olursaniz muhakkak bir duraginiz da "Özer" olsun (Oxford street de kime sorarsaniz yardimci olacaktir).


Bu kadar reklam yeter :) Gidin kendiniz görün canim..

23 Şubat 2010

Tembellik bikkinlik bitkinlik...

Biktim kendimden... kilimi kipirdatasim, bir $ey yapasim yok..

Uyumak istiyorum.. uyanmasamda olur bir daha.

Kim umursarki, annemden babamdan ba$ka.

Yazasim da yok aslinda.. Hadi bana iyi geceler...

22 Şubat 2010

Bir halleri - halletim! ;)

Alnimda enayi yaziyor ya benim... Salagim ben- nöronlarim cali$miyor ya... "Ade len ordan!!!!! Hadi yavrum hadi... ba$ka kapiya!!!!!!"

Ayni cümleler, vidi vidi bidi bidilar... duygusalliktan kirilmalar... - hep ayni sacmaliklar. Bari hic duymadigim bilmedigim bir $ey söylesin söyleyen Allah a$kina..

Tecrübe bu yüzden güzel... Yemi$ oldugu kaziktir belki ama, lazim olunca kaziklandigina bile sevinebiliyor insan evladi...

"Bir halleri", tabiri caiz ise - def ettim! Ugra$amam bu ya$tan sonra.

Hayat yine güzel cereyan ediyor :) $imdi yine gülmek ve eglenmek zamani :)

Yiiiiiiiiieeeeehhhhhhhaaaaa!!!! :))))))))))))))))))))))))


*Gecmi$imde kalmi$ "O" elemana da buradan te$ekkürlerimi arz ederim ve eklemek isterim ki Allah mutlu mesut bahtiyar eylesin, fakat muhakkak ama muhakkak, bana katmi$ oldugu tecrübe kadar kazik girsin bir tarafina! :D

13 Şubat 2010

Bana bir haller oldu yine..

Kendimi pek iyi hissetmiyorum. Palyaco yutmu$ gibi insanlari esprilere ve kahkahalara boguyor, bende eglenmeye cali$iyorum. I$e yariyordu... Eglenmeme ve aslinda mutlu olmama ragmen, $u son iki günden beri yine bir haller oldu bana.
Duvarda hala asili duran cicekler bana bakiyorlar, ben de onlara bakiyorum $u an. "Atma bizleri" der gibiler sanki. "Gecmi$inde kalmi$ son safliginiz biz" diyorlar konu$madan.

Onore ettiler beni romantik dü$ünceleriyle. Kaderin cilvesi derler ya hani, ben duygusallik ve romantizm gibi olaylari hic ama hic arzulamazken, firsatlar cikti kar$ima..
Anlamiyorum bu düzen nasil i$liyor..

Onore edenlerden biri, "Sen baglanmaktan korkuyorsun" dedi sohbet arasinda.
Benim cevabim, "Hayir ben baglanmaktan korkmuyorum. Ayrilik sonrasi yalnizlik vardir ya hani, i$te ondan korkuyorum. Yoksa baglanmak mesele degil..",oldu.

Bilindik sularda yüzerim ben.. Acik denizler bana göre degil. Ayni hatayi tekrarlayamam. Bünyem kaldirmaz. "Sonunu dü$ünen kahraman olamaz", fakat o kahramanin burnu bir türlü ***´tan da cikmaz. Ben üzerime dü$en pisligi cok ama cok zor temizledim.. Ka$inan varsa buyursun. Bu yollari onlara birakiyorum. Ben koltugum da a$iri rahatim.

*Bugün anildin yine, isimsiz kahraman.

1 Şubat 2010

Sabahlar uzak, bu internet tuzak bana..

kac zaman gecti sabrim yok yarinlara :P

yok yok icimdeki kiroyu salmayacagim birilerinin üstüne.. korkmayin :)






















anlamadigim nedenlerden dolayi, saat gibi i$leyen, ve beni sabahin daha karga $eyini yememi$ vaktinde (5 ila 6 arasi) uyandirmak ile mükellef olan, uyku ritmim/ düzenim bozulmu$tur....

Bir aydir güle oynaya bari$tigim "uyku" denilen zat, ne yaptim da tekrardan bana küstü bilmem... kalbini kazanmam lazim diye dü$ünüyorum... pek nazli bir $ahsiyet kendisi.. buradan ona ilan-i a$k etmek istiyorum..


Sevgili UYKU,

biliyorum seni cok ihmal ettigim son 2 senenin acisini cikartmak istiyorsun benden..Benden fellek fellek kacarak bir yere varamazsin ama... beni tanirsin az bucuk, bunu bilmen lazim.
Heleki $imdi seninle bol bol zaman gecirebilecekken bunu yapman beni kahrediyor.. Bizim icin cali$tim 2 senedir ben...ve bizim icin ihmal ettim seni onca zaman. Bugünler icin.. $imdi tam feraha ermi$ken, beni terk etmen oldu mu ya?! Ayip degil mi?! Gel vaz gec inadindan, geri dön bana..

Seni tüm kalbiyle geri isteyen ve seven,


Aquila

10 Ocak 2010

Pratik bilgiler...

Efenim bütün gece uyumayip sabahladiktan sonra karar verdim, sevgili okuyucularima (yani bana) faideli (kelimeye dikkatinizi cekerim) olmak istedim. Hatta daha bebe olmama ragmen, annemden ya da babamdan gördügüm ve oradan buradan kaptigim, i$e yaradigini bildigim bir kac pratik bilgi burdadir efenim... Alin hayrini görün :)

AYRICA BUNU CIDDEN YAPTIGIMA INANAMIYORUM :)

Mutfak icin:

1. Kekinizin kabarmasini istiyorsaniz:
Muhakkak kabartma tozunu unla iyice kari$tirip, ondan sonra harciniza ilave etmelisiniz.
Ayrica firin kapisini kek soguyana kadar acmamalisiniz.

2. Kestane Kebabinin kabuklarini iki hamleyle soymak istiyorsaniz:
Bicakla cizik attiginiz kestaneleri bir müddet soguk ve tuzlu suda bekletin, kestaneleri cikartip ocaga ya da firina atin ve pi$irin.

3. Yemek pi$irirken domates ya da domatesli herhangi bir ürün kullaniyorsaniz:
Muhakkak bir cay ka$igi kadar ya da bir küp $eker ekleyin. Domates pi$tiginde biraz ek$imsi bir tad olu$turur, ve $eker bunu giderir.

4. Pilav daha lezzetli olsun istiyorsaniz:
Suyu ekledikten sonra bir iki damla limon suyu ve biraz $eker kari$tirin.

5. Dolma daha lezzetli olsun istiyorsaniz:
Biberlerinizin icini tuzla ovun ve öyle doldurun.

6. Nar´i en kolay ayiklamanin yolu:
Üst ve alt kismi kestikten sonra kesiklerde görünen damarlara göre bicakla cizik atin ve nari parcalayin. Parcaladiginiz nar kesiklerini kabuklari yukari bakacak $ekilde avucunuza alin ve bir ka$ikla kabuga vurun.

Güzellik icin:

1. Elleriniz cok kurumu$ hatta teniniz catlami$sa:
Gece yatmadan önce herhangi bir yagli kremle ellerinizi bol hatta cok bol bir $ekilde kremleyin ve kullanmadiginiz eski eldivenlerinizi ellerinize gecirin. Aynisini ayaklariniz icin de uygulayabilirsiniz... hepimizin bir cift eski corabi var degil mi?

2. Saclariniz elektriklendiyse:
Sac kurutma makinasini bir iki dakika saciniza tutun.

3. Dudaklariniz kuruluktan soyuluyorsa ya da cildiniz kuruysa:
Dudaklariniza gün icinde bir kac kez bal sürün. Cildiniz icinse biraz limonsuyu ile bali kari$tirip yüzünüze sürün ve kuruduktan sonra yikayin.

4. Saclariniza iyilik etmek istiyorsaniz:
Iki ayda bir, bir $i$e bebek $ampuani alip o bitinceye dek sadece onunla yikayin.
Normal $ampuanlarin cogunda silikon ve ba$ka katki maddeleri vardir. Bebek $ampuanlarinda katki maddesi yoktur, ve arada sirada saclariniza "nefes" aldirir.
Ayrica yeti$kinler icin bütün $ampuanlar hemen hemen aynidir - saclariniz ölüdür - vitaminli bal özlü $ampuandi, yok fistik yaglisiydi.. falan filan i$lemez saciniza. Hepsi fasa fiso! Bilmiyorsaniz $imdi ögrendiniz.

5. Daha beyaz di$ler icin:
Haftada iki kez (!) karbonati/ kabartma tozunu bir bardak suyla kari$tirip di$lerinize gargara yapin. Ya da direkt yapabiliyorsaniz karbonatla fircalayin (Iyyyy). (Di$ sagliniz icin bu i$lemi a$iriya kacirmamanizi tavsiye ederim).


Sizin önerileriniz varsa buyrun, lütfen bildirin :) "Yok, sen sacmaliyorsun" diyorsaniz da bildirin :)

6 Ocak 2010

Amor fati (Kaderini sev)

Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. Güneş onu yakıp kavurur. O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye. "Ol" der Tanrı. Güneş oluverir. Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz. Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur. Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur. Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı. Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur. Her şey karşısında eğilir. Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar. Ordan eser burdan eser, kaya banamısın demez! Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir. Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı. Sırtında bir acı ile uyanır. Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır...

Nietzsche

3 Ocak 2010

Ba$larim $arap canaginiza!

Sinirlerim iyice gerildi! Sacma sapan iki üc laf ve insanin sözleriyle dolduru$a gelip biz cerkeslere "PKK" liymi$iz gibi muamele yapmayin Allaha$kina! Bunca yildir böyle bir$ey yoktu da $imdi mi "öcü" olduk?! 
Kurtarmaya yardim ettigimiz ülkeyi biz niye, neden parcalamaya cali$alim?! A$iri nasyonalist zihniyetten biraz uzakla$in artik! SACMALAMAYI KESIN! 

Benim anneannemin babasi 25 sene bu ülkenin iyiligi ve rahatligi icin sava$ti! Babamin büyükbabasi süvarilik yapti o cok kollayipta sevdiginiz "ülkeniz" icin! 

Madem o kadar kötüydük - ATATÜRK NEDEN KALPAK TAKTI?!

2 Ocak 2010

Yalanim varsa ne olayim.. ?

Uzun süredir hic yazi yazasim yoktu.. $u anda bile icimden gelmiyor aslinda.
Birde $unu dü$ündüm; acaba arkada$im beni harcar mi "sacma" bir fikir ugruna?
Saglam sabit bir $ey, genelde bozulan, dökülen ve sonunda muhakkak biten bir $eye kar$ilik degi$ilir mi acaba?


Yalansiz riyasiz yaziyorum buraya.
Özledigim sadece bir Allahin kulu vardi, o da gitti ya...Bu alanda iflah olmam artik asla.

Japon yapi$tiricilari i$e yaradi yaramasina da.. kirilan vazonun izleri gibi kaldi yüzümde hatlar.. gözlerim artik daha kara.. alnimda bir tecrübe cizgisi daha.. Arttikca artiyor beni cirkinle$tirmeye el vermi$, yüzümde $ekillenmi$ hüzünler.

Kim ne derse desin ya... Hic ama hic niyetim yok 25 imde 90´lik nene olmaya.

:)

1 Ocak 2010

Herkesin....


yeni yili kutlu mutlu olsun :) Saglik ve esenlikler...

10 Aralık 2009

5. boyuta gecmek üzereyim... Allah kurtarsin beni de cümlemizi de...


*Kediye bak beee...Ruh halimi yüzünde yansitiyor :))
Efenim hepimiz bazen "kedi gibi" olsak da, dört ayakli degiliz... 9 canli oldugumuz söylenemez...

Bir tanecik canimiz var, onu da idareli kullanalim...

Ben bendeki stoku tükettim sayilir dokuz canimdan dördü kaldi galiba. O da yanli$ saymadiysam... (Doktora da gitmedim duyula biline... inatci keciligimi birakamadim i$te)
Iyile$tim sayilir...

Hadi bakalim.... Dikkatli olun ki imam cok ta erkenden gelmesin... ;)

7 Aralık 2009

Efendim... ben annemle babami özledim hulennn... !!!

Ya ben hasta oldum :( nezleyim.. nefes alamiyorum.. Eger saglam ciger dokularim vardi ise, öksürmekten artik onlar da dökülmü$tür... aramakta elbet bana dü$er..

Vallahi bir haftadir miy miy bir $ekilde cekiyorum...ha gecer, ha gecer deyip sallayan tiplerdenim.. doktora da gitmeyen inatci kecilerdenim... ilac ta almam mümkün oldugu kadar.. Beden kendi halletsin.. "beni öldürmeyen güclü yapar hehey!" edasiyla.. öööylece dolanip durdum.
Fakat geceleri aziyor bu meret.. uyutmuyor yahu insani..evvelki gece neredeyse hastahaneye gidecektim sabahin ücünde... bogulacagim diye gercekten korktum. Annemler de yok.. geberip gitsem kimse de arayip sormaz, arasalar ula$amasalar bile kimse bir gelip bakayim da demez.. annemler naa$imla kar$ila$irlar falan... mazallah..... (iyice senaryo yazdim iki saniye de beh.. )

Neyse efenim, o geceden beri $u nefes alamama olayi beni iyice korkuttu yalan yok. Ilk defa nezle olmadim tabiiki..Gripte olmu$tum yillardir bol bol, cok agir nezlede olmu$tum her sene kurulmu$ saat gibi...fakat tenefüs etmekte hic böyle bu $iddette ve oranda zorluk cekmemi$tim...Ilk defa gercekten sagligim icin endi$eleniyorum..

Sanirim cigerlerim artik gercekten "bak kiyametimiz yakla$iyor bir$eyler yap" diyorlar.. yoksa ba$ka türlü kendime aciklayamiyorum bedenimdeki bu denli degi$ikligi..

O yüzden yarinki günü, yani artik bugün oldu... tarihe gececek bir gün ilan ediyorum! :)))))

"Ben doktora gidecegim! Hemde kendi arzu ve istegimle!" Benim cevremde ya$ayanlar bir ya$ina daha girecek sayemde :)
Size artik umutsuz bir vaka olup olmadigimi, yoksa hepsini yüksek ate$ten dolayi mi sacmaladigimi yarindan sonra aciklayacagim... umarim cokta genc ya$ta geberip gitmem... daha sevap haneme artilar lazim :))))

4 Aralık 2009

Yalnizlik derken..

Efenim, ebeveynlerim bir kac gün önce, türlü i$ler nedeniyle, Türkiye ye te$rif etmi$lerdir.. Bundan dolayi onlar gelene dek, 3 odali evimiz ve televizyonumuz yalnizca bana aittir..

Fark ettim ki, odam ve banyo di$inda, diger odalara cok ama pek cok yabanci kalmi$im... "Ulan insan kendi evinde yabancilik ceker mi?!" diye kendi kendime söylendigim olmu$tur $u bir kac gündür..
Gecmi$teki "hizli" ya$antim sonucu kendi evimi unutmu$um.. I$in ilginc tarafi, bayramla$maya gittigim ex-i$yerimi hala avucumun ici gibi bilmemdi.. Bu da "YUH!" dedirtiyor insana...

Ayrica bugün can SIKINTISIndan dolayi, yillardan beri ilk defa televizyonu ke$fettim... Hakikaten, hatirlayamadigim nedenlerden dolayi, bundan en az 6 yil önce -$aka degil!- televizyon izlemekten vaz gecmi$tim.. bugünkü izledigim bir kac türk programlari kar$isinda ne kadar dogru bir karar vermi$ oldugumu anlayarak, hemen bir kac iyi dvd filmleri izlemeye koyuldum.. Kurtulu$um oldular..

Okunmayacagini bile bile buradan o sacma programlari, dizileri vs.. hazirlayan ve izleyicilere sunanlara sesleniyorum: "Allahiniz, dininiz, imaniniz varsa, ya da herhangi bir $eye deger veriyorsaniz, onun a$kina $u milleti oldugundan daha fazla aptalla$tirmayin!"

Bu nâramdan sonra rahat bir uyku cekebilirim artik :)
Hadi bana eyvallah..

2 Aralık 2009

Yalnizlari oynuyorum...

ba$ka oyuncular var mi? ups.. izleyici kalmayacak desene.. :)

27 Kasım 2009

Herkese iyi bayramlar dilerim : )

18 Kasım 2009

Erkekler ne bekler, ne ister? Bir halt istemeseler daha iyi olur!

Efendim 3 yazi yazdim bununla ilgili.. her seferinde yazilarimi yonta yonta yazacak bir$ey birakmadim kendime resmen.. feminist olmadigim erkek arkada$larimca onaylanmi$tir fakat öyle bir ruh haline bürünüyorum yazarken ne hikmetse.. Anla$ilan cok istesemde pek objektif kalamayacagim...Gördüklerim, ya$adiklarim ve duyduklarim dogrultusunda elimden gelmiyor malesef..

$öyle bir genel sonuca vardim... Önceki yazimda bayanlarin beklentileri neyse, erkekler icin de gecerli oldugunu zannediyorum. Yanildigim noktalar olabilir tabiiki. Romantizmden nasibimi hic almami$ olmama ragmen, yine de sonucta bir erkek degilim ve bir erkek gibi de dü$ünemem.



Farkli öneriler ya da tepkiler gelmedigi icin bana ekleyecek sadece cok kli$e bir cümle kaliyor konuyla ilgili;


Erkek evde ev hanimligi hatta garsonlugu ve temizlikciligi, di$arida gururla taktim edilebilir güzelligi, mutfakta a$ciligi, sohbette arkada$ligi ve dostlugu, üzgün oldugunda ya da cocuklariniz oldugunda anacligi ve sanirim ba$ka alanlarda ba$ka $eyler bekler (anlayan anlami$tir, daha fazla bu son noktayi irdeleyemeyecegim- terbiyem müsade etmez :)).

I$in kötü yani bu liste daha da uzayabilir ve bunlarin kar$iligini size vermeden hepsini ayni anda bekler ve kar$iligini vermeyi de akil edemez :)

(bir cicege 3 lira verecek diye cimrilik bile yapar.. ama sizi aldattigi bayana buket buket cicekler, altin yüzükler gidebilir yani.. dikkatli olmak lazim ;) )

Biraz antipatik gelebilir erkek ahalisine bütün bunlar, protestolari duyar gibiyim $imdiden, ama ben $una kanaat getirdim, istediginiz kadar mükemmel bir bayan olun, üstte yazmi$ oldugum cümleye uyun, yinede her daim sizden iyileri oldugunu zannederek er ya da gec sizi üzecektir bir erkek. Hemde yaptiklarinizin kar$iligini vermeden ve sizi hic dü$ünmeden... O yüzden fazla efor sarf etmeyin onun icin derim ve hatta birakin komple daginik kalsin :)


"Amaaan bir a$k bile ya$atmadin yaa... " cümlesini tekrardan onaylami$ bulundum :)))))))))

Caninizin kiymetini biliyorsaniz a$k ma$k ya$amayin karde$im.. mutlu mesut kendinizle gecinip gidin i$te :)


*Yazdiklarimdan dolayi kalbi kirilan varsa bana e-mail yoluyla adresini iletsin bir zahmet, kendime aldigim bir karton japon yapi$tiricilarina artik ihtiyacim kalmadigi icin geri kalanini dagitabilirim :)

16 Kasım 2009

Müzik...

ne kadar önemliymi$ insan evladi icin, bugün tekrar anladim. Cok yogun bir hayat tempom vardi bundan bir bucuk ay önce.. müzigi dü$ünmeyi biraktim, yemek yemeyi bile unutuyordum (abartmiyorum). Herhalde o dönemlerde müzigin varligini genelde unuttugum icin, aranmiyorum pek fazla.. Yani kendiligimden bir $arki acip dinlemem, arka planda calsin diye ugra$mam.. Nadir aklima gelir...

Bugün car$iya ciktim, ayagimda spor ayakkabilarim, bol kotum, kisa ceketim, acik saclarimla.. gözlükler gözümde, rüzgar yüzümde, kulaklarimda bangir bangir en sevdigim rock ve alaturka parcalar... ellerim ceplerimde... cool takildim kendi kendime :) ...neredeyse mutluluktan ucacagim sandim... Müzigin insani bu kadar mutlu edebilmesine $a$tim dogrusu... Harbiden gida imi$ insan ruhuna.. Bundan ne cikariyoruz? Lütfen ruhunuzu besleyin... ben ettim siz etmeyin... müziksiz kalmayin! :)

Uzun zamandir konu$madigim ve bir daha da konu$acagimizi hic zannetmedigim bir arkada$imin da tam o siralar aramasi ayri bir sevinc kaynagi oldu.. En ummadik anda sürprizler beni buldu......Eger herhangi birini mutlu etmek istiyorsaniz, uzun zamandir görü$emediginiz bir arkada$inizi arayin... annenizi arayip sesini özledim annecim deseniz de olur.. hatta sevap hanesine iki cizik bile atilir yani :)

Benden söylemesi ;)

8 Kasım 2009

Veda...

zamani yakla$iyor.. hissediyorum.. kendimdeki degi$ikliklerin farkindayim.. yine de kücücük bir umut kirintisi var icimde. O son kirintiyi da kargalar alip götürdügünde, ki belirttigim gibi yakin zamanda götürmesi muhtemel, sonsuza dek veda edecegim..

Sonsuzluktan sonsuzluga kadar......yine de sevecegim belki.... hissiyatim yalanlamayacak bunu kesinlikle.
Ama tavrim romanlar yazacak eminim. "Dönülmez ak$amin ufkunda (yim), vakit cok gec" olacak. Zarlar atilmi$, oyuncular ve oyun degi$mi$, joker ise benim elimde olacak.

O son kirintiyla gururum yol alabilir $imdilik belki...lakin yön bulacak kirinti kalmayinca bana ah etmenin hic bir manasi olmayacak, ve gururumla ben, ikimiz birlikte kararlilikla manevi bir edepsizlik hareketi gösterecegiz sonsuzluktan sonsuzluga dek sevdigimize..

Sevgi yeterli bir unsur olmayacak cünkü... Kaliteyi de coktan sorgulami$ ve kirmizi kart göstermi$ olacagiz her$eyden önce. Onu Onsuz sevmeye ali$mi$ olacagiz zaten ve sevdigimiz bizimle olsa da, olmasa da farkli olmayacak hicbir$ey...bir eksiklik bulamayacagiz hayatimizda, arayacak olsak dahi.

Son pi$manlik neye yarayacak o vakit, $ayet duyulursa?! Duyulmazsa da kim takacak o an gectikten sonra?!
Merak icindeyim sadece.... cok az kaldi... veda vakti cok yakinla$ti... hissediyorum.. ve aynadaki bana uzun zamandir ilk defa güzel gelen yüzüme bakip icten gülümseyebiliyorum...

:)

5 Kasım 2009

Bir film dahi izleyememek...

kendini kaptirasiya hatta kaybetmi$cesine..

Akilda dolanan insanlar, olaylar, korkular, umutlar, hüzünler, dü$ünceler...

Ya$landik iyice. Zira anca ya$lilik daimi huzursuzlugu ve huysuzlugu getirir bünyeye.

Yalniz ya$li insanlar sorumluluk duygusundan kurtaramaz kendini, aslinda eglenmesi gerektiginde.

27 Ekim 2009

Psycholastic

kac yazi ba$layip sildigim oldu kim bilir.. ilginctir... insanlari hem anlayip hem anlayamamak ilginctir.



tanidigini zannedersin, tanimazsin oysa, en yakininda olsa da.. tanimadigini zannedersin, cok uzakta olsa da, kendin gibi bilirsin icini di$ini.. bu cümleler uyar insanlarin bazilarina, kimilerine de kundura uymaz.



tatli dil yilani deliginden cikarir lafi cok dogruymu$ meger... 6 senedir tanidigimi sandigim bir insan acayip $a$irtti beni.. $a$koloz animda yapmi$ oldugum kücük bir itirafla bir adim yakinla$ti sanki bana... böyle olabilecegini hic tahmin etmemi$tim.. canim kadar sevdiklerim yanimda degilken, desteklerine en ihtiyacim oldugu anda kendilerini benden esirgerken, cok uzakta olan bir kereligine gördügüm bir dostum saatlerce yanimda oldu.. güldürdügüne emin olunca saldi beni..



sanirim ya benim sosyallikle ilgili bir sorunum var, ya da insanlar gercekten deger vermeyi unutmu$, kendilerine ne kadar deger verildigini bile anlayamayan, kiymet vefa bilmeyen yaratiklara dönü$tüler...



yargilayani yargilamak yargilanmaya yol acar demi$ti "Psycholastic" dostum.. ben bütün bu sacmaliklarimi sileyim en iyisi... insanlari yargilamasam daha iyi olur herhalde..

25 Ekim 2009

Burada oturmu$ "ne yapiyorum ben yahu?!" diyorum..

Yarin cok cok cok cooooooooook önemli bir sinavim var. Bense bilgisayarda bulabildigim ne kadar eglenceli $eyler varsa onlara saldiriyorum. Burada sorulmasi gereken soru $u: "ben bunu niye yapiyorum ?!"

Dün, inanilmaz ama gercek, bir torba (!) dolusu sevdigim cikolatalara ve gelecekteki selülitlerime yatirim yaptim! Ne icin? Acaba BIR sinava girecegim diye 5 kilo mu almaliyim?! Neden ben de normal insanlar gibi heyecanimi kabullenip, oturup biraz daha ders cali$ip yarin da zinde bir $ekilde ilk sinavima giremiyorum ki?

Neden sanki yarin sinavim yokmu$, heyecandan gebermek üzereyken cikolata tikinan ben aslinda sakinmi$im ve her$ey yolundaymi$ gibi cocukca davraniyorum ki?

Ama büyüdügümü, beni en son 5 ya$imda görmü$, Türkiye deki teyzeler söylüyor zaten... ilginctir BIRTEK onlar söylüyor :)

Ooof... heyecan sardi dört bir yanimi... kabul ediyorum evet... ve ilk defa gelecek haftayi kaplayan sinavlardan korkuyorum... Evet korkuyorum... 25 ya$imda uzuuuun zamandir hicbir sinavdan korkmadigim kadar korkuyorum....

Belki de birazcik büyüdüm... :) azicik...

17 Ekim 2009

Bayanlar ne ister...ne bekler.. bir kac ipucu...

Efendim genellemek dogru degildir elbet, her bayan ayni $ekilde her erkekte ayni sistemle i$lemez.. ama yinede bir kac ipucu erkek ahalisine yardimci olabilir diye dü$ünüyorum...

1. Gercekten riyasiz sevginin di$inda saygi ister bir bayan..

Size yapilmasini istemediginiz hareketleri, kisitlamalari kar$inizdaki insana uygulamayin.. geri teper. Dü$üncelerine, isteklerine, kararlarina saygi duyun.

Bir bayana kar$i küfürlü konu$mak, seviyesizce adaletsizce tarti$mak, bagirmak erkekliginizin degil, kendinizi düzgün ve nazik bir lisanla ifade edememe acizliginizin bir göstergesidir bence.
Ayrica bir bayani, ondan daha baskin olabilmek icin, susturmak mümkün ve kolay degildir... Tarti$ma büyümesin diye bir susar, iki susar, üc susar... dördüncüye ömrü boyunca susar, siz de yeni bir ili$kiye yelken acarsiniz, o da.

2. Destek bekler bir bayan...(manevi destekten bahsediyorum)

Okuyorsa okuluyla ilgili, cali$iyorsa meslegiyle ve i$iyle ilgili, dü$ünceleriyle ilgili destek ve onay bekler.
Herhangi bir ba$ari elde ettiginde "Seninle gurur duyuyorum" dediniz mi hic sevgilinize? Tavsiye ederim. Deyin. Ya da o yaninizdayken gururla arkada$lariniza ba$arisindan bahsettiniz mi? Ho$una gidecektir. Cünkü bir bayanin kendi arkada$lariyla sohbet halindeyken sizin ba$arilarinizla övündügünden kesinlikle emin olabilirsiniz...
Herkes pohpohlanmayi ve önemsenmeyi ister, sever. Deneyin..

Farkli alanlarda her ne kadar kücük ve önemsiz buldugunuz problemlere, $eylere takilsa da bayan akli, onunla bu konuyu konu$ursaniz ve desteginizi, cözümlerinizi eksik etmezseniz siz kazancli cikarsiniz beyler....

3. Ilgi bekler bir bayan...

Cogu erkek bir problemi oldugunda kabuguna cekilir, dünyayla neredeyse baglantisini koparir ve problemi cözdügünde cikar ortaya.. ya da gercekten cözemediginde gelir, fikir alir , halleder ve olay kapanir...

Biz bayanlar bu sistemle i$lemeyiz. Biz derdimiz ve problemimiz oldugunda bunu anlatma ihtiyaci hissederiz.. Anlatirken aklimiza gelir cözüm yollari ve derdimizi anlattigimiz (genelde en güvendimiz ve sevdigimiz ve bizi sevdigini dü$ündügümüz) insan(lar) dan cözüm önerileri duymak isteriz.

Bazen bizim dertlerimiz siz erkeklere sacma gelebilir, önemsenmeyecek $eyler olarak algilayabilirsiniz, kücük adledersiniz... Haklisinizdirda..

Ama unutmayin.. sizin önemsediginiz bir ton $ey de biz bayanlari da gercekten hic ama hic ilgilendirmez, lakin kalbinizi ilgisizlikle kiracagimiza kafamizi kirmayi tercih ederiz..

Bu "kabuga cekilme" dönemini cogu bayan yanli$ anlar.. Onunla ilgilenmediginizi, onu önemsemediginizi zanneder... Cok basit.. eger nasil cali$tiginizi bilmiyorsa aciklama yapin, anlatin. Bazi dönemlerde rahat birakilmak istediginizi ona acikca söyleyin.
Anlamiyorsa daha akilli bir sevgili bulun :)

Ilginin ba$ka bir $eklide ili$kinin gelecegine yatirim yapmaktan gecer.. kücük jestler bugüne dek kimseyi öldürmemi$tir.. 2 senelik ili$kiden sonra monotonluktan kurtulmak icin yapabileceginiz kücük sürprizler daha sonra üzülmenize engel ve mani olur..arada sirada insanlari bahceden koparilmi$ bir cicekle bile sevindirmek mümkün..

Fazla bir$ey degil aslinda... bir bayana gercekten cok iyi bir dost olun yeter..

Ben uzman degilim, psikolog degilim.. bana mantikli gelen, okudugum, gördügüm, ya$adigim ve analizlerim dogrultusunda bir kac öneriyi sunuyorum.

Birdahaki yazi da erkeklerin beklentilerini ele almaya cali$acagim.. önerilerinizi beklerim... yoksa kendimce atip tutacagim :)


Not: Bir bayan her ne kadar sevgililer gününü önemsemedigini söylese de (özellikle sevgilisi varsa) önemser! Yok efendim uydurma i$ler, millet para kazanmak icin bunlari alet ediyor, bidi bidi, vidi vidi argümanlarini sallamaz bayanlar. Sonucta ekonomiye katkisi var bu da bir gercek :) Bir cicek bir not yeter.. ya da kirmizi kartondan kalp kesip üstüne "seni seviyorum" yazmakta yeterlidir, meselede sayilmaz.. "Anlayana"!

14 Ekim 2009

Ders (ing)

matematik problemi cözmekten beynim cözüldü artik... bir bucuk hafta sonra tam olarak 2 ay boyunca her Allahin günü matematikle me$gul olmu$ olacagim.. yanli$ anla$ilmasin, cok seviyorum... acayip seviyorum hemde.. lakin artik yeter abi ya... yani her$eyin fazlasi zarar...

beynim sancilaniyor ciddi ciddi... artik ba$im agriyor.. henüz ingilizce ve almancaya el atamadim.. (tekst analizi vs..) onlarla da haftaya ilgilenirim artik..

kafam isvicre peyniri ya.. bunu da yapmam lazim, $una da bakmam lazim derken bo$luklari dolduracagim diye ugra$iyorum..

yazik arkada$im $u an cali$ma masamda debeleniyor :)) 4 tarih kitabi cevresinde acik.. bir ona bir buna bakiyor... Allahtan tarih dersini almami$im... kizi görünce ne kadar akillilik ettigimi anliyorum :) ama siz ona söylemeyin... zaten üzülüyor gariban... 200 senenin seceresini ezberlemeye cali$iyor zavallim.. :) her yil icin bir sayfa :D

Allah tüm ögrencilere akil, fikir, zihin acikligi ve aklima gelmeyen ama sinavlarda yardimci olacak bilimum $eyleri versin...

-.- ben yine ders cali$maya gider.... oooooooooooooof......

her parlayani altin mi sandin sen?

her güleni dost?

her kadini caiz?

her erkegi haiz?

her derdi devali?



Yok böyle bir$ey...

13 Ekim 2009

"Hasrete teslim oldum asla gelmeyecegim..."

Bilmiyorum neden.. ama bazi $eylerin geri dönü$ü olmuyor i$te.. di$ etkenleri bo$ver.. SEN degi$iyor ve kendine yediremiyorsun.. SEN bir $ekilde istesende O´da istese de artik bütün yollar kapali oluyor.

Eskiden insanlara bakar anlamazdim olayi... Pisipisine gurur yapiliyor, "seviyorlar birbirilerini neden kopariyorlar baglari" diye $a$irirdim.. "Deger mi hic?" diye dü$ünürdüm..

Bazi degerler daha agir basinca anliyor insan...

Sanirim bir ev in$a etmek gibi bir$ey... temeli saglam atinca her en ufak zelzelede, bazen catlaklar olu$sa da, yikilmaz siginagin.

Yikildiysa vardir bir hikmeti.. sen ta$inirsin o ta$inir ayri ayri yerlere olur biter.. Yeni bir evi in$a etmek eskisini tamir etmekten daha basit ve mantiklidir..

10 Ekim 2009

Bu cok güzel bir kare...


Paul Newman ve Joanne Woodward tam tamina 50 yil (!) dile kolay, yarim asir evli ve mutlu bir cift olarak kalmi$lar.. taki Newman gecen sene benim ya$ günümde 26 Eylül 2008 de vefat edene dek..
Bu ciftin ikisi de ödüllü oyuncuydular/ tiyatrocuydular...
Oyuncularin ve sanatcilarin egolari yüksek olur derler.. ve uzun soluklu ili$kiler sürdürmelerinin i$lerinin yogunlugu dolayisiyla neredeyse imkansiz oldugu söylenir.. gereksiz kiskancliklar da devreye girdigi olur herhalde..
Onu bunu bilmem arkada$... bu $artlar da yarim asir evli kalmi$ bir ciftle ilgili bir kac $ey okuyup özellikle ying yang misali birbirilerini tamamladiklarini gösteren bu fotografi da görünce, ne hikmetse a$ka inanasim geldi...
I$in ic yüzü ba$ka olabilir tabii... Ama insan biraz da olsa böyle bir güzelligin ve mutlulugun gercekten var olabilme ihtimali icin umutlaniyor..
Eski toprak derler ya... annemle babam gibi... i$te sanirim bunlar da verdikleri sözlerden dönmeyenlerden olmu$lar.. Bence gercek efsaneler onlar... sözlerinden dönmeyerek her$eye, gerekirse dünyaya ya da kendilerine bile gögüs gerebilen insanlar...

8 Ekim 2009

Bu salak "ben" ...

ne yapsan bu benligimle bilmiyorum.. duvarda hala asili nal gibi nuh nebiden kalma kurumu$ cicekler...
ignore ediyorum cogunlukla.. bakmiyorum bile... varkliklarindan cogunlukla haberim bile yok.. ama atmaya kiyamiyorum hala..... ahhhh ben... !!!
bir yerlerde bir kutuda sakli hediyeler... bir kac foto duruyor... aylarca bakmadim.. pc nin bir bölgesinde acilmamacasina dosyalanmi$ fotolarda mevcut.. cep telefonumda hala ilk tani$ilan günden itibaren saklanan mesajlar zavalli telefon bellegini kapliyor... bir silesiye elim varamadi birtürlü.. ne bakiyor, ne okuyorum... sanki ortalikta bunlar yokmu$ gibi davraniyorum....
ama tam atacakken hepsini arkada$in biri yapma.. pi$man olursun.. elinin altinda olsun.. lazim olur.. aglar rahatlarsin, okursun, bakarsin, dokunursun ve sonsuz salakligini anlarsin demi$ti...
e$yalar fotolar mesajlarla alakadar olmadan da anladim sonsuz enayiligimi......... atmam lazim ama yapamiyorum hala.....
coktan gercekle$mi$ olmasi lazimdi. vakti geciyor bile...........
NIYE NEYE NE ICIN SAKLIYORSUN BE INSAN?!............at gitsin!!!!
´O´ hic umursamadan, aciklama dahi yapmadan aranizdaki her$eyi atti! SENI atti!
sende anilari at omuzundaki yük hanenden! O´nu at gitsin!!!! O KADAR KIYMETLI ULU BIR INSAN OLSA SANA BUNLARI YA$ATMAZDI!!! O insanca davranmadiysa... sen niye hümanist takilirsin hala anlamiyorum...

4 Ekim 2009

Sadece birsey eksik...


bir tek sen... bir sen... sen...

bir tek ben... bir ben... ben..

beyin kivrimlarim bugün bu saatte ba$ladi yine cildirmaya. kagittan ibaret kalkanlarim korumuyor beni artik... bir ates, bir rüzgar, bir sel yetiyor dagilmalarina.. ortaligi sel basti haberin yok... kurudu her yer...cehennem gibiydi.. simdi küllere tabi buralar... firtina süpürüyor külleri acele et.. zira gelmezsen ben benden sürüklenecegim... haberin yok...
kalp kalbe kar$idir lafi bir $arkiyla popüler oldu, yüzyillardir kelime haznesinde aslinda... eger bu laf dogruysa nasil oluyorda sen hala oradasin ve ben hala burda......
ben dayanamiyorum, zorlaniyorum hala... sen o sonsuz kudreti nereden aldin ve aliyorsun, nasil dayaniyorsun böyle ya$amaya... be insafsiz, insan olan deliriyor, cildiriyor, manyakla$iyor...sen nasil katlaniyorsun bu denli aciya.. cit sesi cikmaz mi birinin... hic mi sizlamaz ici... hic mi delirmez gündüz gece demeden, hic mi merak etmez öldü mü kaldi mi diye... hic mi insanca davranmaz... hic mi?!

benden gectim hadi... be insafsiz, bir zamanlar benim icin ve benim yüzümden döktügün gözya$larinin da mi hic hatri yok?


3 Ekim 2009

I$sizlik ?! : ( :)

Efenim dün son günümdü.... bugünde i$ yerini yogun istek üzerine ziyarete gittim... yine 4 saat cali$tim :) huylu huyundan vaz gecemiyor ne hikmetse... sanki normal bir i$ günü gibi bana i$ buyurdular, bazen de ben fark etmeden kaptirdim kendimi cali$maya... buyurmalarina gerek kalmadi yani.

Beni niye inatla bugün de cagirdiklarini kocaman ve a$iri güzel bir buket cicegi ve yanindaki hediyeleri görünce anladim :)
$irketimizin en ya$li ve en sevdigim üst-düzey elemanlarindan biri, cok babacan ve düzgün bir adam olan xy-bey, cok güzel bir konu$ma yapti...
Her ayrilana denilmeyen sözler söyledi ve kesinlikle samimi olduguna inandirdi beni.. daha sonra ben yalnizken odama gelip (babam ya$inda adam) alnimdan öperek ayri bir hediye birakti masama... Bunun benim hakkim oldugunu ve ileride bir derdim, sorunum oldugunda kesinlikle onlari aramami söyledi.
Herkese göz ya$lari icinde sarilip agladim. Orada en yakin oldugum bayan i$ arkada$imin da gözleri doldu.. Sarma$ik gezdik bütün gün...Kücük annemdi benim o.. onu ve xy-beyi ayri özleyecegim...
I$ arkda$larimin bana cok güzel hediyeler almi$ olmasi beni ayrica cok mutlu etti... Bu $ekilde hareket etmelerini beklemiyordum hic..

Bütün bunlar gercekten cok duygulandirdi beni.. Halbuki güle oynaya ayrilirim saniyordum.. Bu hareketleriyle beni gercekten hem cok $a$irttilar, hem de cok mutlu ettiler.. ve de üzdüler..
Gercekten orada cali$an bir kac insani cok özleyecegim...

Sevinc, mutluluk, üzüntü, hüzün, burukluk... hepsi birbirine girdi.. haftaya i$sizlikten cildiracagimi tahmin ediyorum.. bakalim yanilacak miyim?

2 Ekim 2009

Can simidi...

Ben yine ben olmak istiyorum... 100 % aquila olmak istiyorum.. ortalikta gezinen, cali$an, okuyan, sinirlenen, bagiran, kendine ve cevresine zarar veren, aglayan bu insani yine eski ne$eli halinde görmek istiyorum..

bazen parliyor gercek benligim.. fark etmiyor degilim...zaten bundan dolayi gecmi$teki halimden haberdarim denilebilir. eksik bir$eyler var.. sanki o eksiklik tamamlaninca yine ben ben olacakmi$im gibi geliyor.. Üzerime yapi$mi$ fazlalik bir$eyler var omuzlarimda... sanki o fazlaliklari atabilmeyi ba$arirsam bu garibanliktan kurtulacagim gibi geliyor...

iyice huysuzla$tim... ve genelde kayitsizim.... bu gel gitler, hissettigim ve ya$adigim tezzatlar beynimi sulandiriyor.. aslinda beynim bogulmu$ benim de aglayani yok garibimin... ekstremlerdeyim.. ya en yüksekte, ya da en dipte.. bu ikisinin arasindaki kritik degi$im noktasi lazim bana.... "normlara" ve "standartlara" bir kereligine daha uymak istiyorum..

Aklimi kacirmaktayim... Akil kurtaran yok mu?!

1 Ekim 2009

ich raste aus...

mir gehts einfach nur beschissen.. ich hab dich so vermisst... so unglaublich vermisst.. mein Hirn sagt mir dass du nicht mal ein Abklatsch dessen bist was ich mal geliebt habe...mein Herz sehnt sich nach der alten geliebten Person... eigentlich nicht nach dir.. denn ich weiss... du bist nicht er... du bist einfach nicht mehr du.... ich will mein Ein und Alles wieder haben... ich will meinen Schatz wieder haben... Ich will endlich, dass es mir wieder gut geht...... Ich will dass diese Schmerzen aufhören, verschwinden... ich will wieder ich selbst sein....

Aquila cumhuriyeti cökü$te...

kriz geciriyorum.. bu krizde bana hangi yatirimi yaparsaniz kardir, cünkü toparlanmaya ba$ladigimda bunlar size yol su elektrik olarak geri dönecek arkada$lar.. demedi demeyin..

cok $ey beklemiyorum... hayir duasi, ilgi, alaka, $evkat... 4´ünü bir arada veren piyangoyu gözünden vuracak.. vasiyetnameme adini ekliycem biline, duyula... gerci ben öldügümde mal varligim olur mu bu kötü ekonomik $artlarda o da muamma da ama hayat zaten ba$li ba$ina bir risk degil midir :) ta$in altina koyun elinizi.. en azindan tecrübe eder, zararli cikmazsiniz :P

vah vah aquila... denilmesi bile son 3 kategoriyi kapliyor, alin bu da benden bir tüyo.. hadi bakalim :)

30 Eylül 2009

Yalnizlik denen (m)illet...

topluca gümbürtüyle geliyor geldi mi... kasip kavuruyor. ta$ üstünde ta$ birakmiyor vesselam. sende senden ibaret ülkene bakiveriyorsun. len diyorsun ben ne zorluklarla in$a etmi$tim bütün bu yapitlari... ne emekler vermi$tim, ne cok sivami$tim bunlari... kalemi feth ettiler, yaktilar, yiktilar... bitirdiler.. benligimden pek bir $ey kalmami$...

yalnizlik böyle bir illet i$te... hastalik gibi... a$k gibi.. insan kovani icinde senin gibi olan, seni anlayabilen bir tek Allahin kulunun olmamasi seni senden edebiliyor... o kovandakiler gibi oluyorsun... ko$turmaca, tela$e, acele, stres... neyin pe$inde oldugun belli degil... nefes alamiyorsun... boguluyorsun..

kendinde boguluyorsun resmen... her taraf sen, aynalar sen, kitaplar hayal dünyasi, filmler hareketli fotograflar sadece... senden ba$ka kimse yok, hicbir$ey yok.. dolayisiyla sende yoksun......

29 Eylül 2009

insan umdugunu degil anlik dü$ünüyormu$..

ya$ günümden önce $öyle olur böyle zonklar dedim.. burukluk kehanetim dogru ciksada hicbir yerim zonklamadi cok $ükür.. bütün gün yemek pi$irmekle hazirlamak ve hazirlanmakla gecti...sagolsunlar arkada$lar geldi.. okuldan $undan bundan sohbet ederken di$ari cikmaya gerekte kalmadi..


saldik kendimizi.. ellerimizde sigaralar... oda duman alti...

o gün kurutulmu$ ciceklerimi atmayi dü$ündüm ilk defa ciddi ciddi hemde marul dograrken... zamani geldi gibi... onlari attigimda hesap vermem gereken kimse yok (salataligi dogruyorum).. olmayacakta (biberleri).. icimdeki tereddütü anlami$ degilim sadece (domateslerde sira)... niye beynimi dinlememekte israr edip binbir kurgular kuruyorsam sonsuz duygusalligimla anlayamiyorum (ic cektim).. topu topu bir ayim kaldi "a$k acisi" ni atlatmaya.. bilim adamlari 6 ay da gecer bu hastalik demi$ler (soganlar gözlerimi ya$artiyor)... ben yolun yarisini kat ettim henüz.. belki daha ileride belki daha gerideyim.. farkinda degilim olayin.. (dere otunu da kiydim, al sana salata i$te)

bu rotasizlik beni alabora ediyor... sarildigim $eyler derslerim ve hollywood.. arkada$lar da eglendiriyorlar cogu zaman sagolsunlar..

$imdi uzaktan bakinca bir garip geliyor bana... bazen cikmaya cali$tigimda pirlanta ta$lari canimi yakan altin kafesi özleyecegimi hic sanmazdim... özgürlük diye $akiyan ben, istegime kavu$tum, bo$luktayim konacak yer lazim diye ötüyorum $imdi.. :) hayat ne garip... ben ne garibim daha dogrusu.. ne zaman normlara uydum ki zaten?!


ama bana rahatlik batmadi bazilarina oldugu gibi... ben kafesten cikmayi ba$arip yine geri girenlerden olmu$tum her daim.. her daim yine kafese kapanmaya göz yumardim...

kafesin bir gün ortaliktan yok olacagini tahmin etmemi$tim hic.. hemde ben hapsedilme fikrine bayadir ali$mi$ken...


asiligi kanatlariyla birlikte kirilan bir kartalin ne kadar degeri olabilir ki? özgürlügünü yitirmi$ bir kartalin gözlerinde o ucsuz bucaksiz dünyayi göremezsin elbet... o hazir cikmi$ken sal gitsin oldu gibi... neyse... böylesi de daha iyi oldu zaten... $imdilik i$e yaramayan özgürlügümü kundakladim, bohcaladim... ileride kullanabilmem icin sakliyorum.. kanatlar icin japon yapi$tiriciyi önerdiler... bir denemek lazim...

26 Eylül 2009

Bugün benim dogum günüm... bildigim tüm hayatlar paramparcaaaahaaaahahaaaa....

Evvet $imdi tam bir ceyrek asirim ve kendime bu $arkiyi yine armagan ediyorum ..


25 Eylül 2009

Yarin ceyrek asir oluyorum..

Evet inanilir gibi degil... ceyrek bir asir... o koca $ey nasil gecti acaba? Hic fark etmedim...
Yarin yine gelenegimi bozmayarak ayni $arkiyi mirildanacagim yine...ve ne kadar ya$landigimdan yakinacagim... (harbiden iyice ya$landim ben ya... -.- )

Sanirim hayatimin en muhte$em ya$ günü olmayacak yarin...

Gecen seneyi dü$ündügüm zaman hala midem burkuluyor... i$ yerine uzun ve kocaman bir gül buketi gelmi$ti.. Ili$iginde bir kart ve üzerinde gizli bir kod... "Seni Seviyorum" manasinda...

Bugün i$ arkada$imla ya$lanmaktan bahsederken bana "Gecen sene cok acayipti...seni hic böyle mutlu görmemi$tim, gözlerinin ici gülüyordu bütün gün" deyince allak bullak oluverdim... Ben kendimi sürekli mutsuzluktan kurtulduguma ikna etmeye cabaladigim icin, arkada$in bu cümlesi bende knock out etkisi yaratti... Hatta bastirmaya cali$tigim ba$ka $eyleri de animsatti...

Yarin bir kac arkada$ gelecek.. yemekten sonra bilardoya... ya da bir kafeye gideriz herhalde...

Aslina bakarsam, yarin tepetakla da dursak buruklugumun gececegini sanmiyorum... Zira bir bucuk sene öncesinde sarf edilen "A$kim ben bir $ey dü$ündüm. Bence 26 Eylül de, senin ya$ gününde evlenelim...." cümlesi, eminim ses tonuyla birlikte bugün bütün gün zonkladigi gibi, yarinda beynimde zonklayip duracak....


20 Eylül 2009

Ramazan bayraminiz....

mübarek olsuuuun :)))))

16 Eylül 2009

THY - Cok güldüm :))))) Bayana da helal abi!

Yoğun hava trafiği sebebiyle Atatürk Havalimanı’na iniş sırası beklerken ‘tur atan’ Türk Hava Yolları’nın Bükreş-İstanbul seferini yapan yolcu uçağının pilotu ile kuledeki kadın trafik kontrolörü arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Kadın görevli anonslarda kendisine, “güzel kardeşim” diye hitap eden pilota “Ben sizin güzel kardeşiniz değilim” diyerek sert çıktı.
THY’nin yaklaşık bir ay önceki Bükreş-İstanbul seferini yapan 1444 sefer sayılı uçağı öğle saatlerinde iniş sırasında 3’üncü olduğu için havada beklemeye başladı.
Pilot, öncelik isteyerek “iniş için” kuleyle temasa geçince ilginç bir diyalog yaşandı.
İnternette havacılık haberleri yayımlayan ‘airkule.com’ adlı sitede dün yer alan kule ile pilot arasındaki diyalog şöyle gelişti:

Dinlemek icin tiklayin
http://www.airkule.com/default.asp?page=haber&id=7193

- Kadinin sert ciki$i harbi cok iyiydi ve dinlemeye deger:)))

Pilot: En geç 10 dakika içinde inmem gerekiyor. Yakıtım bu kadar. Sabiha Gökçen’e davet ediyorum vermeyecekseniz.
Kule: İnişte 3 numarasınız. Emergency deklare ediyor musunuz?
Pilot: Efendim emergency yok. İşte yakıtım bu, en fazla 9 dakika bekleyebilirim. Fazla yakıt almıyoruz biliyorsunuz.
Kule: Emergency deklare etmiyorsanız Gökçen’e sizi yönlendireyim.
Pilot: Eğer yakıtla müsaitseniz emergency deklare ediyorum. 9 dakikalık bekleme yakıtım var. İnelim, müsait değilseniz Sabiha Gökçen’e iniyorum, tamam.
Kule: Anlatın efendim, rapor edin. Müsait değil. Sağdan uçuş başı 090.
Pilot: Efendim ‘emergency yakıtı’ kabul etmiyorsunuz. tamam.
Kule: Efendim, ‘emergency’ deklare ediyorsanız, sizi 06 için vektörleyeceğim.
Pilot: Güzel kardeşim daha ne söyleyeyim size ‘yakıtım bu’ diyorum. O saat geldiği zaman ‘emergency yakıtı’nın saati. Anlamıyorsunuz herhalde. 9 dakika sonra emergency yakıtına düşüyorum.
Kule: Efendim emergency deklare ettiğinizi belirtirseniz sizi alacağım ben de diyorum.
Pilot: Sevgili kardeşim bir daha söylüyorum. Şu anda 8 dakikaya indim. 8 dakika sonra emergency yakıt ilan ediyorum. 5 geçe emergency yakıt ilan etmiş olacağım.
Kule: Efendim ben ‘emergency deklare ediyorum’ cümlesini bekliyorum sizden. Emergency yakıt ayrı bir şey. ‘Ben de sizin güzel kardeşiniz değilim’ bu arada.
Pilot: Lütfen rapor eder misiniz? Ben 5 geçe emergency yakıta düşüyorum. Şimdi de beklemedeyim tamam.

15 Eylül 2009

Oy birligiyle karar verilmi$tir.....Ders cali$mak zorundayiz -.-


$u son 3 gündür(cuma, cumartesi ve pazar) matematige harcadigim saat sayisi 25, diger derslere ayirdigim saat sayisi 1,5.
Saati 60 dakikadan hesaplayin.. 1590 dakika eder... Bir sigarayi 3 dakika da ictigimi varsayalim, tam olarak 530 tane icmi$ olmam lazim- yok yok abarttim.. her yarim saatte bir tane ictigimi dü$ünürsek (ki abarti bu da) 53 tane ictim sayilir ki.. iki bucuk paket (20 tanelik) icmi$im.. durun bi bakiim.. Evvet 50 tane icmisim- hicte abartmami$im :)))

Gelelim fasulyelerin faydalarina.. Sigara ba$ina katran miktari 10 mg, nikotin miktari 0,8 mg karbon monoksit (umarim dogru yazmi$imdir) miktari ise 10 mg ettigine göre...

Sadece haftasonunda
500 mg katran,
40 mg nikotin,
ve 500 mg karbon monoksitle
cigerlerimi afyon karasi haline getirmi$im...

Bundan nasil bir sonuca variyoruz? Normal bir $ekilde hesap kitap yapmadan dü$ünme yetimi kaybetmi$im! IMDAAAAT!!!!! Ayrica...
DERS CALI$MAK ZARARLI ALI$KANLIKLARINIZI PEKI$TIREBILIR, HATTA ÖLDÜRÜR! : )

*Daha ne bahaneler bulacagim kim bilir... -.-


11 Eylül 2009

Test

Internette bir - iki kez IQ-testi yapmi$tim, ki ne kadar dogrudur ve harbiden akilli ya da aptal oldugunuzu kanitlar mi bu da muammadir. Diger bilimsel olmayan testlere hic ilgi duymuyordum. Yok ne kadar iyi bir empatsiniz, ya da ne kadar iyi bir arkada$siniz, ne kadar a$iksiniz vs. testleri sacma geliyordu.
Dün iyice bunaldim ve i$ yerinde yapacak i$im sinek avlamaktan öteye gecemedigi icin tesadüfen gördügüm bir kac testi cözdüm... Yalniz iki test sonucu var ki...
Genelde insanlarin bana söyledigi ve benim aslinda cokta farkinda olmadigim ve kesinlikle kabul etmedigim bir tutumumu testin sonunda okuyunca $a$irmadim degil dogrusu.

A$kla ilgili olan test hakkimda diyor ki:

Aşktan kaçıyorsunuz, çünkü aşık olanların başlarına gelenleri görüyorsunuz etrafta. Kimi zaman da adına aşk denilen şey içinizi kaldırıyor. Çünkü henüz sizin kendi aşk tanımınız yok. Onu büyütüp beslemediniz. Gündelik ilişkilerine aşk diyen insanlara aldanıyorsunuz, çünkü aşk hakkında fazlaca kafa yormadınız. Onun bir tuzak olduğunu düşünüyorsunuz. Sizi çekip götüreceği yerin karanlık olduğunu zannediyorsunuz. Bir kerecik izin verin kendinize, aşkı anlamaya çalışın, canınızı bilerek yakmayacağını göreceksiniz. Korkmayın ondan, hadi ama, biraz yaklaşın...

A$ktan kacmak ne demek Allah a$kina? Kacmadim da ne oldu?! :) Aklima gelen ba$ima geldi :)

Ya$liligim- a$agida belirtilen bu özellikleri edinmeyi cok istemi$imdir ve üzerinde yillardir cali$iyorumdur, zira bayagi agresif ve anlik tepkiler veren bir tipim:

Bilge

Ağır başlı, bilge bir ihtiyar olacaksınız. Konuşarak değil, susarak anlatacaksınız. Hareketleriniz yavaşlayacak ama güç kaybettiğiniz için değil. İhtiyarladıkça zamanın ve içinden geçilen mekânların farkına varmak için bir miktar yavaşlamak gerektiğini anlayacaksınız. Şimdilerde aldığınız o hızlı, anlık kararların yerini iyiden iyiye düşünülüp, tecrübeyle pişirilmiş nasihatler alacak. Sizin bu halinizi görenler gözlerine inanmakta zorlanacaklar. Siz içten içe onların şaşkınlıklarına bakıp eğleneceksiniz. Ama belli etmeyeceksiniz hislerinizi, karizmanız iyiden iyiye serpilsin diye bilgeliğinizi biraz gizemle örteceksiniz.

In$allah!

Birden bire bu testlere inandigimi söyleyemem, ama yine de eglenceli bir yön buldugumu belirtmem gerek... heleki attiklari yalanlar bir $ekilde sizinle bagda$iyorsa gercekten $a$irtici oluyor.

6 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 2

Gökten zembille indigini sanan bazi erkekler vardir. Bir cümle ile olayi hallettigini zanneder :) Bir kac örnek:
Bu örnekte bayan erkekten aslinda ho$laniyordur:

E: Seni cok begeniyorum....
Bayanin di$ sesi: :) Hmm.. öyle mi? Te$ekkürler...Neyimi begeniyorsun peki?
Bayanin beyin sesi: Ne olur bana adam akilli bir $ey söyle. Degisik fikirlerini, dü$ünce tarzini, hayata baki$ acini de bari...
E: Ne bileyim tümüyle begendim i$te...Cok güzelsin...En cok ta gözlerini beg..
Bayanin beyin sesi: Ha s*****! -.-

Lakin bir gelecek asla olu$amaz !

Bu örnekte bayan ondan gizliden ho$lanan erkegi sevgilisi olarak görecegine insan eti yemeye razidir:
E: Seni cok begeniyorum Leyla.
Bayanin beyin sesi: Yalnız degilsin :))
Bayanin di$ sesi: Te$ekkürler...
E: Arkada$liga cok önem veririm...Yani insanin dosta ve insana ihtiyaci vardir her zaman...öyle degil mi? Seninle cok iyi arkada$lik edecegiz galiba... hal hareketlerinle her$eyinle sen... bidi bidi..
Bayanin beyin sesi: Vay deyyus vayyyy...Arkada$ ayagina asilacak demek -.-
Bayanin di$ sesi: Tabiiki insani bazen dostlari ayakta tutar.... $ey benim gitmem lazim.
E: Seni yarin ararim :)
Bayanin beyin sesi: Telefonum bozuldu cali$miyor ve bütün numaralar silindi.. Ders cali$iyordum internete giremedim... Birisi msn adresimin $ifresini de kirmi$........ :)))))
Bayanin di$ sesi: Tabii tabii görü$ürüz... :)

3 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 1

Bir bayan ve bir erkek deniz kenarinda oturmu$ sohbet ederler. Hafif kararmaya ba$lami$tir hava. I$iklari yakmi$tir bütün sahilboyu. Muhte$em romantik bir ortamdir. Daha tani$ali 2 gün olmu$tur. Erkek seviyeli bir $ekilde "sadece sohbet etmek ve arkada$lik kurma amacli" konu$uyordur bayanla...O izlenimi vermek icin de baya efendi davraniyor ve caba sarf ediyordur.

Bayanin beyin sesi: (Ke$ke yanimda olsaydin sevdigim... bu muhte$em gece de sen otursaydin yanimda. Seninle izleseydim dolunayi giyinmi$, yakamozla süslenmi$, durgun denizi...Ke$ke $imdi..)

E: "Durgunla$tin...Böyle uzaklara bakipta ne dü$ünüyorsun? :) "

Bayanin di$ sesi: -"Hiic... Hayatin bazen ne kadar zor oldugunu dü$ünüyorum. I$ güc ko$turmaca...(sessiz gecen 3 dakika ardindan, erkegin onu ayna vari taklit ettigini anlayinca bayan sorar) Sen ne dü$ünüyorsun?"

E:"Hiic.....(bir dakika kadar bir sessizlik) Cok farkli birisin sen. Yani yanli$ anlama. Öylesine de söylemiyorum. Ba$ka bir havan var senin. Insan sarrafiyim ben. Gercekten saglam bir ki$iligin var." Biraz daha sesini alcaltarak söyler afilli bir baki$la cümlesini: "Sen bence özel birisin..."

Bayanin beyin sesi: (Amaaaaaaan.....Hofff....Yerler...Bir iki sohbet ettik diye... i$e bak yaa... $imdi etkilenmem mi lazim? Hatta coktan erimi$ mi olmam lazim?! Iki günde cözdü adam beni demek. Insan sarrafiymi$ ahahaaaaa... Salak belledi herhalde..cok komik :)))) Kac kizi böyle tavlamaya cali$ti bu salak acaba? Acaba gercekten tav olan manyaklar olmu$ mudur iki günde? .... Hmm.. ben bundan $imdi nasil kurtulurum...ba$im agriyor des... )

E:"Ne oldu? Sustun yine :)"

Bayanin beyin sesi: (Utandim hatta bundan ho$landim sandi enayi :)))))) ) Gayet soguk ve dalmi$ bir $ekilde..
Bayanin di$ sesi: -"Sigaram kalmami$ yaa.....Dalmi$im pardon.... $ey... ne demi$tin?!"

Erkek gözlerini döndürür "Beni öldüreceksin sen yaa.." gibi bir$ey zirvalar kirk yillik tanidigiymi$ gibi.

Bayan gülme krizine tutulur adeta ve erkegin ricalarina aldirmayarak uykusunun geldigini söyler ve iyi ak$amlar dedikten sonra ko$ar adim uzakla$ir :) Gidi$ o gidi$tir...


2 Eylül 2009

Uydurma hikayelerim vaaar....taze tazeeeeeeeh....

Iyi kötü olmasi önemlimiiiiiiiii? Kiytirik bir hayat hikayem vaaaar....

Tanesi bir okumalik abi. Kalitesiz olsa da kalitelidir abi. Al bari sen oku abla... iki tanesi bir okumalik abla.. tabi abla... saglamdir... Eyvallaaaah... bereket versin abla!

Kime neyi ne icin satiyoruz ki?

Ey sevgili,
gecmi$te birakmam lazimdi seni elbet. Biraktigim bircok dostu, dü$mani ve insani biraktigim gibi. Bana büyü mü yaptin, ne yaptin bilmiyorum. Fakat ben seni kafamda bir yerlere gömsem dahi, sol tarafim hala elini tutmu$ vaziyette, ne olur gitme diye zirvaliyor.
Enayilik, aptallik, salaklik denebilir. Denilmeli de belki. Belki kaderin öngördügü ba$ka bir olaya ön hazirliktir bütün bunlar. Belki ileride daha büyük aptalliklardan korunmam ve ders cikarmam icin oldu bütün bunlar. Belki de...
Karamsarliga kapilmamak icin tüm gücümü harciyorum. Senden bahsetmemek, seni anlatmamak ve yine sen, sen, sen ve yine SEN dememek icin hep BEN demeye cali$iyorum. Ba$arili olmaya ba$ladim artik. Artik cevremdekilerle konu$urken seni örnek göstermiyorum. Adini anmiyorum. Yava$ yava$ birakacagim sanirim...ama ben... yinede ..
Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda?
Yine sevincle gözlerinin ici parlayacak mi bir kizi gördügünde. Avuclarinin icini öpecek misin onunda en ummadigi bir anda? Sana iltifat ettiginde ya da gülümsediginde yanaklarin kizaracak mi bazen... Gülümseyecek misin ona da en cocukcu baki$larinla...

Ne sacma sorular bunlar... Yapacaksin tabii.. Alasini yapacaksin, belki yapiyorsun da. Belki coktan onu da, beni ugrattigin gibi, hayal kirikligina ugratmi$sindir... Belki $u an o kiz da yaziyordur bir yerlere... "Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda? ...." diye... Aaahhhh $u genclik ah!

Ya ben neyi birakamiyordum ? ! :-)

30 Ağustos 2009

Umut...

kadar insani motive eden ve ayni anda kahreden bir$ey var mi acaba?

Bazi $eylerin gercekle$meyecegini bile bile insanin o bazi $eylerin gercekle$mesini beklemesi. O kendisiyle verdigi ic sava$. O azim.

Hani bir laf vardir "Bununla ugra$acagina derslerine cali$saydin profesör olurdun" tarzinda... I$te, bende bazi $eylere her ümit bagladigimda bir lira atsaydim kenara cok zengin olurdum herhalde.

Kendimdeki bu azime, bu dayanikliliga $a$iyorum. Olmayacak duaya amin deme ic cabalarim yüzünden bir gün ba$ima gelecek var benim galiba... (Allah göstermez in$allah). Hala realize edemedimse, hissettirecek gibi geliyor... Cünkü me$hur Almanca ata sözü der ki:" Söz dinlemeyen, hissetmeye mecbur kalir. "

26 Ağustos 2009

Anlattim...

yazdim, cizdim, bagirdim, agladim, dinledim, sövdüm, sustum....

Yok Allah yok... bitmiyor..... eksilmesi gerektikce cogaliyor sanki bu meret...

24 Ağustos 2009

Kolay degil (mi$) bu i$ler...


"Ne var yani? 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3. ay da unuturum gider! Yapmadigim $ey degil. Nasil oldugunu biliyorum. Hickimse bulunmaz hint kuma$i degil! Ben dahil hic kimse! Emin ol kimse ölmüyor! Sende ölmezsin, bende!"

Bunlar benim sözlerim. Bunlar harbiden inandigim sözlerdi. Zormu$ cok zormu$...
Kendi ili$kilerini daha kötü tecrübeler kar$isinda ate$e atmayan insanlari dinledim... Onlar hala mutlu mesut bir$ekilde. Bense....
Tok acin halinden anlamaz elbet. Senin icin yaniyormu$. Görünmeyen göz ya$lari akiyormu$ daima hüzünlü yenilgiyi pi$manligi kabullenmi$ gözlerinden...onlar anlamaz. Senin iyiligini istediler halbuki. $imdi ise üzüntünü görmezden geliyorlar. Nasilsa gecer, 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3 ay aglarim ve gecer...

Cinnet gecirdim. Yakip kavuran bir sinirle her$eyi parcaladim, böldüm. Kendi kalbim de dahil olmak üzere.
Ya$ayanin yasini tuttum, ölü ilan ederek. Öldü demekle ölmüyor icindekiler i$te. Mantikla yenemiyorsun hisleri! Dünyanin öbür ucuna da gitsen pe$inde geziniyor hayaletler. O kadar canli, o kadar yakin... Narin bir dokunu$la göz ya$ini silmesini arzuluyorsun sana aciyan bir melegin.
Sana nasihat edenlerin ya$amlari akip giderken, sende ko$turmacaya dalmi$ ko$arken bir yerlere, onlar mutlu sen mutsuz, hayatta kaldigimiz gün sayaci sifira dogru ilerliyor...
Mutlu ya da mutsuz, sonucta hepimiz toprak olacagiz. Belki de tek tesellim bu...

Bugün sana fal kapattim ramazan oldugunu bilerek. Senin falina baktim binbir günah i$leyerek. O kadar aydinliktiki...O kadar temiz ve ferah. Aydinlikta sen kollarini uzatmi$sin ve bir kizda kollarini uzatmi$ sana dogru ucuyordu...Senin icin mutlu oldum gercekten...
Bir kadir gecesinde, seninle ben daha BIZ iken cok icten dua etmi$tim.. Allahtan kafana taktigin, düzeltmek istedigin her$eyi yoluna koyabilmen icin o kudreti dilemi$tim. Ve en önemlisi gercekten cok cok mutlu olmani dilemi$tim.
Bugün falinda mutluluk cikti senin... Ve ben kendi adima üzülsemde, fallarin yalan oldugunu bilsemde, senin mutlu olabilme ihtimaline inan cok sevindim....

17 Ağustos 2009

Mugla Gökova böyle bi$eydi i$te..






Fotolari büyük görmek icin üstüne tiklayin :)












Efendim,
konakladigimiz "Yücelen Otel****" gercekten cok güzel ve siradi$i bir otel.
Azmak irmaginin ve genel olarak doganin otel mimarisine endekslenmi$ olmasi onu diger otellerden cok ayiriyor. Otelin havuzunu irmagin kaynagina cevrelenmi$ bir $ekilde yapmi$lar.

Nail Cakirhan´in mimari oldugu otel evleri geleneksel Ula evlerinden esinlenerek yapilmi$ ve cok ayri bir güzelligi var. Kücük bir köprüden eve giriyor ve evin kendi icinde, ortasinda bir bahceyle kar$ila$iyorsunuz. Sekizgen bir yapiya sahip olan evin odalari bahceyi cevreliyor. Neredeyse her yerde, özellikle restaurant´in tavaninda i$lemeli ah$ap´tan yapilma göbekler mevcut.
Restaurant teras $eklinde ve iki katli. Üst kattaki manzara cok daha güzel ve fakat ama lakin A la carte :). Yani ödemeden manzara yok.
Servis a$iri iyiydi. Hicbir restaurant da böyle bir servis görmemi$tim. Her garsonun belirli konuklari oluyor ve yardimcilariyla sadece kendi konuklariyla özel ilgileniyor. Konuklara ciceklerle süslenmi$ tabaklar, icecekler servis etmek orada cok normal...
Yemeklere gelince. Benim yemekle pek aram olmadigi icin kiz arkada$imin damak zevkine göre yazayim: "Yani karnim doydu ama tabiiki tatmin olmadim - Dogru düzgün mangalda bir et, ne bileyim sicak zeytinyagli yemekleri özledim."
Kiz arkada$imin fotograf makinasinda kalan fotograflar 10 gün sonra elime gececek ve buraya daha güzel fotograflar ekleyebilecegim.
Kesinlikle ailelere ve dinlenmeye ihtiyaci olan ciftlere tavsiye edebilecegim bir otel. Genc arkada$lar en az 3 ki$ilik bir grup olarak dinlenmeye ve geziler yapmaya gelseler daha iyi olur. Zira iki ki$ilik kaldiginizda bunalabiliyorsunuz :)
5 gece 6 gün, her$ey dahil olarak, cift ki$ilik bir odada kaldik, fiyat gercekten makuldu ve ödedigimiz her kuru$a degdi.
Fiyati merak eden bana mail atabilir.
Sonuc olarak kesinlikle birdaha gidecegimiz ve de tavsiye ettigimiz bir yer :)


































Yakamoz

Deniz gündüzki haline inat tamamen durgundu. Gökyüzünü dolunay süslerken, tek bir kiz, tek bir $ezlonga oturmu$, denizin keyfini cikariyordu.
"Omuz ver karde$im. Denize dü$mü$ tüm yildizlari yine yerlerine dizelim" diye gecti aklindan. Yarim ya da yanli$ hatirliyordu bu eski $iiri ama ilk okudugunda hissettiklerinin aynisini ya$iyordu o an. Denize dü$en yildizlari saatlerce izlemek, sükunetin keyfini cikarmak istemi$ti hep. Ve o an bunu gercekle$tirmi$ olabildigi icin kirik, kimseyle payla$amadigi hazin bir mutluluk icindeydi.

Bir sigara yakti cigerlerinin hayrina. Arka fonda gitar e$liginde a$k $arkilari calarken o sigarasina odaklanmaya cabaliyor, ba$aramadigi icin kendine kiziyordu. Hala dokunuyordu ona $arkilar nedense...
Tabii ya. Illaki bir $ey bozacakti göz zevkinide. Hayalinde birden bire caprazina bir ciftin kurulup kumrula$masini izlemek zorunda kalacagi yoktu aslinda. Bakmamaya cabalasa da gözü yine de arada bir kayiyordu o yöne. Icten ice defolup gitmeleri icin onlara sövüyor, hatta dua ediyordu. Mutluluklarini izlemek istemiyordu. Ilk defa birilerinin mutlulugu batiyordu ona. Özellikle o gece.

Yalniz kalmak istiyordu. Sadece dolunay, deniz, yakamoz ve o. Ama kismet degildi i$te...
Eger olanak olsaydi raki icerdi kizcagiz. Zemine otururdu, kil yerine kumdan yapmi$ olsalardi sahili. Ayaklarini uzatir, $arkilar mirildanir ve aglardi sessizce. Ama malesef deniz kiyisi kildendi, pantolonu beyazdi, üc aylardaydi... Kalkip giderken odasina dogru sadece mirildanmak kalmi$ti ona, ve hic bitmeyecek yalnizligini dü$ünerek gözünden süzülen bir damla ya$.

"Ömrümüzün son demi, son baharidir artik. Maziye bir bakiver neler neler biraktik..."

16 Ağustos 2009

Almanyanin yollari ta$tan...

kimse cikaramaz beni ba$tan :)

Efendim daha evimize ayak basali bir saat oluyor. Pestilimiz cikmis vaziyette... sanirim 48. uykusuz gecirdigim saat dilimine gecmi$ bulunuyorum. Bu son gün cok yogundu. Uykusuzluk, evi toparlamak, gec kalmamak icin stres yapmak, agir bavullar, ko$turmaca, ucus... Neyseki yine odamdayim :) hic sevinecegimi dü$ünmemi$tim...ama odami görünce resmen sevindim.

Yarin in$allah odama ve dolayisiyla ba$ima gök ta$i dü$mezse fotograflarla birlikte bütün tatilimi belgelemeyi ve yorumlamayi dü$ünüyorum.

Bilgisayarsizlik cok zor imi$. Cep telefonundan kiytirik kücük ekranda mail okuyacagim diye yirtinmalarimdan sonra PC´me kavu$unca resmen ekrani öptüm....(Abartmiyorum! Yaptim bunu!) O kadar özlemi$im yani...

$imdi iyi bir uyku cekmem lazim...