İşaretler varılacak hedefleri olan içindir.... ayrica Bill James der ki: "Expect problems and eat them for breakfast!" :D

15 Eylül 2009

Oy birligiyle karar verilmi$tir.....Ders cali$mak zorundayiz -.-


$u son 3 gündür(cuma, cumartesi ve pazar) matematige harcadigim saat sayisi 25, diger derslere ayirdigim saat sayisi 1,5.
Saati 60 dakikadan hesaplayin.. 1590 dakika eder... Bir sigarayi 3 dakika da ictigimi varsayalim, tam olarak 530 tane icmi$ olmam lazim- yok yok abarttim.. her yarim saatte bir tane ictigimi dü$ünürsek (ki abarti bu da) 53 tane ictim sayilir ki.. iki bucuk paket (20 tanelik) icmi$im.. durun bi bakiim.. Evvet 50 tane icmisim- hicte abartmami$im :)))

Gelelim fasulyelerin faydalarina.. Sigara ba$ina katran miktari 10 mg, nikotin miktari 0,8 mg karbon monoksit (umarim dogru yazmi$imdir) miktari ise 10 mg ettigine göre...

Sadece haftasonunda
500 mg katran,
40 mg nikotin,
ve 500 mg karbon monoksitle
cigerlerimi afyon karasi haline getirmi$im...

Bundan nasil bir sonuca variyoruz? Normal bir $ekilde hesap kitap yapmadan dü$ünme yetimi kaybetmi$im! IMDAAAAT!!!!! Ayrica...
DERS CALI$MAK ZARARLI ALI$KANLIKLARINIZI PEKI$TIREBILIR, HATTA ÖLDÜRÜR! : )

*Daha ne bahaneler bulacagim kim bilir... -.-


11 Eylül 2009

Test

Internette bir - iki kez IQ-testi yapmi$tim, ki ne kadar dogrudur ve harbiden akilli ya da aptal oldugunuzu kanitlar mi bu da muammadir. Diger bilimsel olmayan testlere hic ilgi duymuyordum. Yok ne kadar iyi bir empatsiniz, ya da ne kadar iyi bir arkada$siniz, ne kadar a$iksiniz vs. testleri sacma geliyordu.
Dün iyice bunaldim ve i$ yerinde yapacak i$im sinek avlamaktan öteye gecemedigi icin tesadüfen gördügüm bir kac testi cözdüm... Yalniz iki test sonucu var ki...
Genelde insanlarin bana söyledigi ve benim aslinda cokta farkinda olmadigim ve kesinlikle kabul etmedigim bir tutumumu testin sonunda okuyunca $a$irmadim degil dogrusu.

A$kla ilgili olan test hakkimda diyor ki:

Aşktan kaçıyorsunuz, çünkü aşık olanların başlarına gelenleri görüyorsunuz etrafta. Kimi zaman da adına aşk denilen şey içinizi kaldırıyor. Çünkü henüz sizin kendi aşk tanımınız yok. Onu büyütüp beslemediniz. Gündelik ilişkilerine aşk diyen insanlara aldanıyorsunuz, çünkü aşk hakkında fazlaca kafa yormadınız. Onun bir tuzak olduğunu düşünüyorsunuz. Sizi çekip götüreceği yerin karanlık olduğunu zannediyorsunuz. Bir kerecik izin verin kendinize, aşkı anlamaya çalışın, canınızı bilerek yakmayacağını göreceksiniz. Korkmayın ondan, hadi ama, biraz yaklaşın...

A$ktan kacmak ne demek Allah a$kina? Kacmadim da ne oldu?! :) Aklima gelen ba$ima geldi :)

Ya$liligim- a$agida belirtilen bu özellikleri edinmeyi cok istemi$imdir ve üzerinde yillardir cali$iyorumdur, zira bayagi agresif ve anlik tepkiler veren bir tipim:

Bilge

Ağır başlı, bilge bir ihtiyar olacaksınız. Konuşarak değil, susarak anlatacaksınız. Hareketleriniz yavaşlayacak ama güç kaybettiğiniz için değil. İhtiyarladıkça zamanın ve içinden geçilen mekânların farkına varmak için bir miktar yavaşlamak gerektiğini anlayacaksınız. Şimdilerde aldığınız o hızlı, anlık kararların yerini iyiden iyiye düşünülüp, tecrübeyle pişirilmiş nasihatler alacak. Sizin bu halinizi görenler gözlerine inanmakta zorlanacaklar. Siz içten içe onların şaşkınlıklarına bakıp eğleneceksiniz. Ama belli etmeyeceksiniz hislerinizi, karizmanız iyiden iyiye serpilsin diye bilgeliğinizi biraz gizemle örteceksiniz.

In$allah!

Birden bire bu testlere inandigimi söyleyemem, ama yine de eglenceli bir yön buldugumu belirtmem gerek... heleki attiklari yalanlar bir $ekilde sizinle bagda$iyorsa gercekten $a$irtici oluyor.

6 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 2

Gökten zembille indigini sanan bazi erkekler vardir. Bir cümle ile olayi hallettigini zanneder :) Bir kac örnek:
Bu örnekte bayan erkekten aslinda ho$laniyordur:

E: Seni cok begeniyorum....
Bayanin di$ sesi: :) Hmm.. öyle mi? Te$ekkürler...Neyimi begeniyorsun peki?
Bayanin beyin sesi: Ne olur bana adam akilli bir $ey söyle. Degisik fikirlerini, dü$ünce tarzini, hayata baki$ acini de bari...
E: Ne bileyim tümüyle begendim i$te...Cok güzelsin...En cok ta gözlerini beg..
Bayanin beyin sesi: Ha s*****! -.-

Lakin bir gelecek asla olu$amaz !

Bu örnekte bayan ondan gizliden ho$lanan erkegi sevgilisi olarak görecegine insan eti yemeye razidir:
E: Seni cok begeniyorum Leyla.
Bayanin beyin sesi: Yalnız degilsin :))
Bayanin di$ sesi: Te$ekkürler...
E: Arkada$liga cok önem veririm...Yani insanin dosta ve insana ihtiyaci vardir her zaman...öyle degil mi? Seninle cok iyi arkada$lik edecegiz galiba... hal hareketlerinle her$eyinle sen... bidi bidi..
Bayanin beyin sesi: Vay deyyus vayyyy...Arkada$ ayagina asilacak demek -.-
Bayanin di$ sesi: Tabiiki insani bazen dostlari ayakta tutar.... $ey benim gitmem lazim.
E: Seni yarin ararim :)
Bayanin beyin sesi: Telefonum bozuldu cali$miyor ve bütün numaralar silindi.. Ders cali$iyordum internete giremedim... Birisi msn adresimin $ifresini de kirmi$........ :)))))
Bayanin di$ sesi: Tabii tabii görü$ürüz... :)

3 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 1

Bir bayan ve bir erkek deniz kenarinda oturmu$ sohbet ederler. Hafif kararmaya ba$lami$tir hava. I$iklari yakmi$tir bütün sahilboyu. Muhte$em romantik bir ortamdir. Daha tani$ali 2 gün olmu$tur. Erkek seviyeli bir $ekilde "sadece sohbet etmek ve arkada$lik kurma amacli" konu$uyordur bayanla...O izlenimi vermek icin de baya efendi davraniyor ve caba sarf ediyordur.

Bayanin beyin sesi: (Ke$ke yanimda olsaydin sevdigim... bu muhte$em gece de sen otursaydin yanimda. Seninle izleseydim dolunayi giyinmi$, yakamozla süslenmi$, durgun denizi...Ke$ke $imdi..)

E: "Durgunla$tin...Böyle uzaklara bakipta ne dü$ünüyorsun? :) "

Bayanin di$ sesi: -"Hiic... Hayatin bazen ne kadar zor oldugunu dü$ünüyorum. I$ güc ko$turmaca...(sessiz gecen 3 dakika ardindan, erkegin onu ayna vari taklit ettigini anlayinca bayan sorar) Sen ne dü$ünüyorsun?"

E:"Hiic.....(bir dakika kadar bir sessizlik) Cok farkli birisin sen. Yani yanli$ anlama. Öylesine de söylemiyorum. Ba$ka bir havan var senin. Insan sarrafiyim ben. Gercekten saglam bir ki$iligin var." Biraz daha sesini alcaltarak söyler afilli bir baki$la cümlesini: "Sen bence özel birisin..."

Bayanin beyin sesi: (Amaaaaaaan.....Hofff....Yerler...Bir iki sohbet ettik diye... i$e bak yaa... $imdi etkilenmem mi lazim? Hatta coktan erimi$ mi olmam lazim?! Iki günde cözdü adam beni demek. Insan sarrafiymi$ ahahaaaaa... Salak belledi herhalde..cok komik :)))) Kac kizi böyle tavlamaya cali$ti bu salak acaba? Acaba gercekten tav olan manyaklar olmu$ mudur iki günde? .... Hmm.. ben bundan $imdi nasil kurtulurum...ba$im agriyor des... )

E:"Ne oldu? Sustun yine :)"

Bayanin beyin sesi: (Utandim hatta bundan ho$landim sandi enayi :)))))) ) Gayet soguk ve dalmi$ bir $ekilde..
Bayanin di$ sesi: -"Sigaram kalmami$ yaa.....Dalmi$im pardon.... $ey... ne demi$tin?!"

Erkek gözlerini döndürür "Beni öldüreceksin sen yaa.." gibi bir$ey zirvalar kirk yillik tanidigiymi$ gibi.

Bayan gülme krizine tutulur adeta ve erkegin ricalarina aldirmayarak uykusunun geldigini söyler ve iyi ak$amlar dedikten sonra ko$ar adim uzakla$ir :) Gidi$ o gidi$tir...


2 Eylül 2009

Uydurma hikayelerim vaaar....taze tazeeeeeeeh....

Iyi kötü olmasi önemlimiiiiiiiii? Kiytirik bir hayat hikayem vaaaar....

Tanesi bir okumalik abi. Kalitesiz olsa da kalitelidir abi. Al bari sen oku abla... iki tanesi bir okumalik abla.. tabi abla... saglamdir... Eyvallaaaah... bereket versin abla!

Kime neyi ne icin satiyoruz ki?

Ey sevgili,
gecmi$te birakmam lazimdi seni elbet. Biraktigim bircok dostu, dü$mani ve insani biraktigim gibi. Bana büyü mü yaptin, ne yaptin bilmiyorum. Fakat ben seni kafamda bir yerlere gömsem dahi, sol tarafim hala elini tutmu$ vaziyette, ne olur gitme diye zirvaliyor.
Enayilik, aptallik, salaklik denebilir. Denilmeli de belki. Belki kaderin öngördügü ba$ka bir olaya ön hazirliktir bütün bunlar. Belki ileride daha büyük aptalliklardan korunmam ve ders cikarmam icin oldu bütün bunlar. Belki de...
Karamsarliga kapilmamak icin tüm gücümü harciyorum. Senden bahsetmemek, seni anlatmamak ve yine sen, sen, sen ve yine SEN dememek icin hep BEN demeye cali$iyorum. Ba$arili olmaya ba$ladim artik. Artik cevremdekilerle konu$urken seni örnek göstermiyorum. Adini anmiyorum. Yava$ yava$ birakacagim sanirim...ama ben... yinede ..
Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda?
Yine sevincle gözlerinin ici parlayacak mi bir kizi gördügünde. Avuclarinin icini öpecek misin onunda en ummadigi bir anda? Sana iltifat ettiginde ya da gülümsediginde yanaklarin kizaracak mi bazen... Gülümseyecek misin ona da en cocukcu baki$larinla...

Ne sacma sorular bunlar... Yapacaksin tabii.. Alasini yapacaksin, belki yapiyorsun da. Belki coktan onu da, beni ugrattigin gibi, hayal kirikligina ugratmi$sindir... Belki $u an o kiz da yaziyordur bir yerlere... "Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda? ...." diye... Aaahhhh $u genclik ah!

Ya ben neyi birakamiyordum ? ! :-)

30 Ağustos 2009

Umut...

kadar insani motive eden ve ayni anda kahreden bir$ey var mi acaba?

Bazi $eylerin gercekle$meyecegini bile bile insanin o bazi $eylerin gercekle$mesini beklemesi. O kendisiyle verdigi ic sava$. O azim.

Hani bir laf vardir "Bununla ugra$acagina derslerine cali$saydin profesör olurdun" tarzinda... I$te, bende bazi $eylere her ümit bagladigimda bir lira atsaydim kenara cok zengin olurdum herhalde.

Kendimdeki bu azime, bu dayanikliliga $a$iyorum. Olmayacak duaya amin deme ic cabalarim yüzünden bir gün ba$ima gelecek var benim galiba... (Allah göstermez in$allah). Hala realize edemedimse, hissettirecek gibi geliyor... Cünkü me$hur Almanca ata sözü der ki:" Söz dinlemeyen, hissetmeye mecbur kalir. "

26 Ağustos 2009

Anlattim...

yazdim, cizdim, bagirdim, agladim, dinledim, sövdüm, sustum....

Yok Allah yok... bitmiyor..... eksilmesi gerektikce cogaliyor sanki bu meret...

24 Ağustos 2009

Kolay degil (mi$) bu i$ler...


"Ne var yani? 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3. ay da unuturum gider! Yapmadigim $ey degil. Nasil oldugunu biliyorum. Hickimse bulunmaz hint kuma$i degil! Ben dahil hic kimse! Emin ol kimse ölmüyor! Sende ölmezsin, bende!"

Bunlar benim sözlerim. Bunlar harbiden inandigim sözlerdi. Zormu$ cok zormu$...
Kendi ili$kilerini daha kötü tecrübeler kar$isinda ate$e atmayan insanlari dinledim... Onlar hala mutlu mesut bir$ekilde. Bense....
Tok acin halinden anlamaz elbet. Senin icin yaniyormu$. Görünmeyen göz ya$lari akiyormu$ daima hüzünlü yenilgiyi pi$manligi kabullenmi$ gözlerinden...onlar anlamaz. Senin iyiligini istediler halbuki. $imdi ise üzüntünü görmezden geliyorlar. Nasilsa gecer, 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3 ay aglarim ve gecer...

Cinnet gecirdim. Yakip kavuran bir sinirle her$eyi parcaladim, böldüm. Kendi kalbim de dahil olmak üzere.
Ya$ayanin yasini tuttum, ölü ilan ederek. Öldü demekle ölmüyor icindekiler i$te. Mantikla yenemiyorsun hisleri! Dünyanin öbür ucuna da gitsen pe$inde geziniyor hayaletler. O kadar canli, o kadar yakin... Narin bir dokunu$la göz ya$ini silmesini arzuluyorsun sana aciyan bir melegin.
Sana nasihat edenlerin ya$amlari akip giderken, sende ko$turmacaya dalmi$ ko$arken bir yerlere, onlar mutlu sen mutsuz, hayatta kaldigimiz gün sayaci sifira dogru ilerliyor...
Mutlu ya da mutsuz, sonucta hepimiz toprak olacagiz. Belki de tek tesellim bu...

Bugün sana fal kapattim ramazan oldugunu bilerek. Senin falina baktim binbir günah i$leyerek. O kadar aydinliktiki...O kadar temiz ve ferah. Aydinlikta sen kollarini uzatmi$sin ve bir kizda kollarini uzatmi$ sana dogru ucuyordu...Senin icin mutlu oldum gercekten...
Bir kadir gecesinde, seninle ben daha BIZ iken cok icten dua etmi$tim.. Allahtan kafana taktigin, düzeltmek istedigin her$eyi yoluna koyabilmen icin o kudreti dilemi$tim. Ve en önemlisi gercekten cok cok mutlu olmani dilemi$tim.
Bugün falinda mutluluk cikti senin... Ve ben kendi adima üzülsemde, fallarin yalan oldugunu bilsemde, senin mutlu olabilme ihtimaline inan cok sevindim....

17 Ağustos 2009

Mugla Gökova böyle bi$eydi i$te..






Fotolari büyük görmek icin üstüne tiklayin :)












Efendim,
konakladigimiz "Yücelen Otel****" gercekten cok güzel ve siradi$i bir otel.
Azmak irmaginin ve genel olarak doganin otel mimarisine endekslenmi$ olmasi onu diger otellerden cok ayiriyor. Otelin havuzunu irmagin kaynagina cevrelenmi$ bir $ekilde yapmi$lar.

Nail Cakirhan´in mimari oldugu otel evleri geleneksel Ula evlerinden esinlenerek yapilmi$ ve cok ayri bir güzelligi var. Kücük bir köprüden eve giriyor ve evin kendi icinde, ortasinda bir bahceyle kar$ila$iyorsunuz. Sekizgen bir yapiya sahip olan evin odalari bahceyi cevreliyor. Neredeyse her yerde, özellikle restaurant´in tavaninda i$lemeli ah$ap´tan yapilma göbekler mevcut.
Restaurant teras $eklinde ve iki katli. Üst kattaki manzara cok daha güzel ve fakat ama lakin A la carte :). Yani ödemeden manzara yok.
Servis a$iri iyiydi. Hicbir restaurant da böyle bir servis görmemi$tim. Her garsonun belirli konuklari oluyor ve yardimcilariyla sadece kendi konuklariyla özel ilgileniyor. Konuklara ciceklerle süslenmi$ tabaklar, icecekler servis etmek orada cok normal...
Yemeklere gelince. Benim yemekle pek aram olmadigi icin kiz arkada$imin damak zevkine göre yazayim: "Yani karnim doydu ama tabiiki tatmin olmadim - Dogru düzgün mangalda bir et, ne bileyim sicak zeytinyagli yemekleri özledim."
Kiz arkada$imin fotograf makinasinda kalan fotograflar 10 gün sonra elime gececek ve buraya daha güzel fotograflar ekleyebilecegim.
Kesinlikle ailelere ve dinlenmeye ihtiyaci olan ciftlere tavsiye edebilecegim bir otel. Genc arkada$lar en az 3 ki$ilik bir grup olarak dinlenmeye ve geziler yapmaya gelseler daha iyi olur. Zira iki ki$ilik kaldiginizda bunalabiliyorsunuz :)
5 gece 6 gün, her$ey dahil olarak, cift ki$ilik bir odada kaldik, fiyat gercekten makuldu ve ödedigimiz her kuru$a degdi.
Fiyati merak eden bana mail atabilir.
Sonuc olarak kesinlikle birdaha gidecegimiz ve de tavsiye ettigimiz bir yer :)


































Yakamoz

Deniz gündüzki haline inat tamamen durgundu. Gökyüzünü dolunay süslerken, tek bir kiz, tek bir $ezlonga oturmu$, denizin keyfini cikariyordu.
"Omuz ver karde$im. Denize dü$mü$ tüm yildizlari yine yerlerine dizelim" diye gecti aklindan. Yarim ya da yanli$ hatirliyordu bu eski $iiri ama ilk okudugunda hissettiklerinin aynisini ya$iyordu o an. Denize dü$en yildizlari saatlerce izlemek, sükunetin keyfini cikarmak istemi$ti hep. Ve o an bunu gercekle$tirmi$ olabildigi icin kirik, kimseyle payla$amadigi hazin bir mutluluk icindeydi.

Bir sigara yakti cigerlerinin hayrina. Arka fonda gitar e$liginde a$k $arkilari calarken o sigarasina odaklanmaya cabaliyor, ba$aramadigi icin kendine kiziyordu. Hala dokunuyordu ona $arkilar nedense...
Tabii ya. Illaki bir $ey bozacakti göz zevkinide. Hayalinde birden bire caprazina bir ciftin kurulup kumrula$masini izlemek zorunda kalacagi yoktu aslinda. Bakmamaya cabalasa da gözü yine de arada bir kayiyordu o yöne. Icten ice defolup gitmeleri icin onlara sövüyor, hatta dua ediyordu. Mutluluklarini izlemek istemiyordu. Ilk defa birilerinin mutlulugu batiyordu ona. Özellikle o gece.

Yalniz kalmak istiyordu. Sadece dolunay, deniz, yakamoz ve o. Ama kismet degildi i$te...
Eger olanak olsaydi raki icerdi kizcagiz. Zemine otururdu, kil yerine kumdan yapmi$ olsalardi sahili. Ayaklarini uzatir, $arkilar mirildanir ve aglardi sessizce. Ama malesef deniz kiyisi kildendi, pantolonu beyazdi, üc aylardaydi... Kalkip giderken odasina dogru sadece mirildanmak kalmi$ti ona, ve hic bitmeyecek yalnizligini dü$ünerek gözünden süzülen bir damla ya$.

"Ömrümüzün son demi, son baharidir artik. Maziye bir bakiver neler neler biraktik..."

16 Ağustos 2009

Almanyanin yollari ta$tan...

kimse cikaramaz beni ba$tan :)

Efendim daha evimize ayak basali bir saat oluyor. Pestilimiz cikmis vaziyette... sanirim 48. uykusuz gecirdigim saat dilimine gecmi$ bulunuyorum. Bu son gün cok yogundu. Uykusuzluk, evi toparlamak, gec kalmamak icin stres yapmak, agir bavullar, ko$turmaca, ucus... Neyseki yine odamdayim :) hic sevinecegimi dü$ünmemi$tim...ama odami görünce resmen sevindim.

Yarin in$allah odama ve dolayisiyla ba$ima gök ta$i dü$mezse fotograflarla birlikte bütün tatilimi belgelemeyi ve yorumlamayi dü$ünüyorum.

Bilgisayarsizlik cok zor imi$. Cep telefonundan kiytirik kücük ekranda mail okuyacagim diye yirtinmalarimdan sonra PC´me kavu$unca resmen ekrani öptüm....(Abartmiyorum! Yaptim bunu!) O kadar özlemi$im yani...

$imdi iyi bir uyku cekmem lazim...

31 Temmuz 2009

Türkiyeden merhabalar ...

Koşturmaca geçiyor günler... sıcak...olaylı...

Tam Türkiye işte. Dinlenme duraklama yok... Yarından sonra deniz kenarında olacağım için az çok seviniyorum. Herşeyden ve herkesten uzak.. Sanırım çok iyi gelecek....

İyi eğlenmeniz dileğiyle....

24 Temmuz 2009

Ilk denemem... hepsi hikaye :)

(Efendim yarin sabah Tatile cikiyorum :)
Türkiyeye ayak basacagim icin sevincli ve mutluyum. Bu arada ilk defa bir hikaye yazmaya cali$tim. Uzun soluklu oldu gibi geldi bana ama yinede cöpe atmaya kiyamadim. Iyi olsun, kötü olsun, burada bir yerlerde ibret olsun diye kalmasini istedim. Cünkü gerceklik payi büyük. Beni taniyanlar bilirler :)
Onun di$indaaaa.... bir kac saat sonra ucaga binecegim beeeeeeeeeen :) acayip sevincliyim!!! :))))) heheeee!! Herkese iyi tatiller dilerim!)


Agliyordu sessizce. Patlamak üzere olan bir volkan gibi geliyordu duygulari dalga dalga bogazina kadar. Dügümlenip kitleniyordu oracikta ve sonunda patliyordu gözlerinde. Bastirmaya cali$tikca, daha bir yüzeye cikiyordu duygulari sanki onunla inatla$ircasina. Otokontrolünü kaybetmi$ gibiydi. Hayal kirikligi, yas, kin, nefret, özlem, sevgi... Bütün bunlar birbirine kari$mi$ti sanki. Ayni anda hepsini birbirinden güclü hissediyor, hicbirini birbirinden ayirt edemiyordu. Odaklanmaya cali$tikca dagiliyor, dagildikca kayboluyor ve agliyordu.


En cokta kendine kiziyor ve aciyor gibiydi. Yine her$ey berbat olmu$tu. Yine asabiyetine yenik dü$mü$tü. Yine her$ey onun sucuydu. Secimler, tercihler, hatalar ve bunlarin sonuclari... Kendinden o sorumluydu. Kaderinden o sorumluydu. Her$eyden o sorumluydu. Yanli$ secimler yapmi$ti. Kimseye güvenmedigini ve olabilecek her$eye kar$i hazirlikli oldugunu sanmi$ti halbuki. Aldanmi$ olduguna, kendini aldatmi$ olduguna kiziyordu. $imdi ise sonuclarina katlanacak gücü bulamiyordu kendi icinde. Galiba en cok da buna kiziyordu.

Dayanamiyordu. Bu kadar haksizliga dayanamiyordu artik. O kimseye bir$ey yapmami$, bilincli bir $ekilde zarar vermek istememi$ti hicbir zaman icin. Olanlar, ya$adiklari aklina geldikce delirecek gibi oluyor, asabiyetini kontrol edebilmek adina cok caba sarf ediyordu. Zira edemediginde kendini dövmege yelteniyordu, ya da etrafinda ne varsa aci hissetmeden rastgele yumrukluyordu.

Ne yaptigindan, ne de dü$ündügünden haberdar degildi birdenbire. Asabiyetinin, pi$manliginin, hayal kirikliginin icinde bogulmu$tu sanki. Agladikca yok oluyordu benligi. Yok olmak icin agliyordu belkide farkinda olmadan. SIktigi di$lerinin arasindan "Allah" kelimesi cikiyordu sadece.

Belirleyemedigi bir süre sonra asabiyeti dinmi$ti. Saatlerce, öylece yattigi yerde, oda da gezinen ruhlara fisildiyordu.
Icinden döküldükce hisleri, dü$ünebilme yetisini kazaniyordu tekrardan..
Icinden dua etmeye ba$ladi "Sen verdin Rabbim, sen aldin...En dogrusunu elbet sen bilirsin. Sana $ükürler olsun.. Hamd olsun.. Katlanacak, dayanacak kudret ver bana Yarab..Tek istedigim bu."
Aglamadigini saniyordu, fakat göz ya$lari süzülüyordu göz kenarlarindan. Maskele$mi$ti yüzü sanki. Hareket edecek gücü bulamiyordu kendinde. Öylece yatiyordu. Donuk baki$larini bir perdeye, bir koltuga dikiyor uzun süre ayirmiyordu. Icten ice bu halinden korkuyordu. Delirdiginden ku$kulaniyordu. Delirmek istemiyordu. "Delirmi$ olsam bunlari dü$ünemezdim" diye kendini rahatlatmak icin cabaliyordu.
Yataktan kalkmak ne kadar zor olabilirdi ki? Cok zordu. A$iri zordu. Ilk denemede pes etti ve hafif acik olan camdan esen rüzgari seyretti perdesinin kivrimlarinda uzun süre. Ta ki derin ve deliksiz bir uykuya dü$ene dek.

Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Diger normal günlerden tek farki kendini agir yarali hissetmesiydi. Ic organlari parcalanmi$ti. Uzuvlarini kaybetmi$ti. Kalbini de bir yokladi. Can ceki$iyordu o da. O kadar yaraya, bereye ve hala cektigi aciya katlanamayacagindan korktu bir an icin. Sonra vaz gecti bu korkusundan. Yersizdi artik. Katlansa da, katlanmasa da durum degi$meyecekti. Degi$tirmeyecekti. Secim böyleydi. Böyle kalmasi gerekiyordu. Olanla ölüme cagre yok derler ya, o hesapti onunki. Evdeki hesabi car$iya uyduramami$ti madem. Hic hesap yapmayacakti artik.

Kalkabiliyordu nihayet. Yürüyebiliyordu. Aynanin yanindan gecerken $ok gecirdi bir an icin. Bu kendisi olamazdi. Bu ya$lanmi$, yipranmi$, morarmi$, cökmü$, cirkin yüz onun olamazdi. Gözleri ne hale gelmi$ti. Ne yapmi$ti kendisine böyle? Aynadaki yüze inanamiyordu. Bir kac tel saci bile beyazlami$ti. Bir gece de saclari beyazlayan insanlar vardi ailesinde. Demekki genetik bir olaydi aci cekmek onlar icin. Elini yüzünü yikayinca gecer saniyordu icindeki ve yüzündeki cirkinlik. Akan suya kari$ir ve kurtulur saniyordu. Yikadikca yikiyordu, ama düzelmiyordu hicbir$ey. En sonunda pes edip yataga uzanmi$ti yine. Saatinin takvimine bakmi$ti. Demek tam iki gün gecmi$ti ilk gözü ya$i süzüldügünden beri ve yine uykunun hafifligine dalmak icin, unutmak icin gözlerini kapatmi$ti, derin bir ic cekerek..

Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Yastigi sirilsiklam olmu$tu. Uykusunda aglami$ti besbelli. Telefonunun titre$iminden uyanmi$ti ve $imdi onu yataginin icinde arayip duruyordu. Sevgilisi ariyordu: "Günaydin uykucu. Hala kalkmadin mi sen?" ,
"Cok acayip bir rüya gördüm birtanem...dur bir dinle.. Cok kötüydü. Inanilmazdi......."

Ne Kabustu ama. Inanilir gibi degildi. O kabusu gercekten ya$adigini zannetmi$ti bir an icin ve cok korkmu$tu. Rüyalarda böyle aci cekilebilecegini hic tahmin etmemi$ti. En deger verdigi varlik ellerinden yitip gitti diye aklini oynatmi$ti neredeyse. O kadar gercekciydi ki....Neyseki bu sadece bir rüyaydi ve o cok ama cok mutluydu.

Kader...














Bir kereligine beni $a$irt olmaz mi?
Bir kereligine, sonradan zor bela toplayip yapi$tirmam icin, parcaciklarima ayirma.
Bir kereligine gögüs kafesim hazana dönü$mesin.

Bir kereligine ve son kez...

23 Temmuz 2009

8219 ´dan istifa ediyorum lan!

TDK ´dan tescilli yazarlar araniyor. Cünkü ben istifa ediyorum.

Son yazimdan sonra, egom yikildi ve kitlendim. Artik yazamiyorum! (En azindan orada yazasim gelmiyor)

Bana ne kastiniz vardi? Yazik degil mi bana? Günah degil mi bana? Iki paralik bir istifra edebilme zevkim vardi.. onu da acimasiz ele$tirmenler aldi.
($arki sözü bile yazabilme kabiliyeti sezdim kendimde... manasiz ya da anlamsiz olmasi önemli degil, kafiyeli olmasi yeterliymi$.. vay beee!)

Ayrica kafamda bir soru dolanmaya ba$ladi...

" De, da " eklerinin ayri yazildigini bilmek tabii belirli bir kültür seviyesinin göstergesidir. En azindan belirli bir egitim seviyesi gerektirir.

Ama bir insanin hatasini ulu orta yüzüne vurmak nasil bir terbiyesizliktir?

22 Temmuz 2009

Ali$mi$ kudurmu$tan beter imi$..

Kalan son 3 gün... Dünden itibaren yine biraz moral bozuklugu sardi beni. Halbuki gayet iyi gidiyordu her$ey bana göre. Kendimce egleniyor, gülmeye yer ariyor, kendimce mutluluk yaratiyordum. Ne olursa olsun sinirlenmiyordum ve gayet sakindim...
Ta ki patronumun kizi gelesiye kadar.. Her dinsizin hakkindan bir imansiz gelirmi$ ya, i$te o da benim hakkimdan geliyor... Tescilli deliyi (harbiden $irkette benimle ugra$mayi kendine görev edinmi$ ve bana kesinlikle takmi$ olan raporlu biri cali$makta! Abartmiyorum!!) bile sallamazken, yaptiklarina dediklerine gülerken ben, bu kiza katlanamiyorum.

Bir insan bir ucu$u iki günde 5 kez degi$tirir mi ya? Otelleri de unutmamam gerek tabii... Bir de olur olmaz $ey icin bana telefonda firca atiyor manyak.

Saat 16:20

Manyak kiz ($ehir isimleri di$inda harbiden söyledikleri $eyler):
- Önce ilk ayarladigin dönü$ biletini degi$tir, dönü$ü falanca yere istiyorum artik. Falanca otelde bugünden itibaren per$embeye kadar yer ayirttir. Floridadan Chicagoya ucus bak, cuma sabahi olsun ama! Daha gec olmasin! Sonra bir otel bak Chicago da, bilmem ne semtinde olsun! Hee bana mesaj olarak at bilgileri (tabii benim telefon bele$e cali$iyor!) Bilmem ne airlines´dan bak en iyisi dönü$ biletini de, hatta 3 gün daha ilerisine bak fiyati degi$iyor mu. Sor bakayim ilk ayarladigin dönü$ biletini iptal edebiliyormusun sonra beni ara bana haber ver ama..Önceden bir ara$tir bunlari bakalim.. vs...vs... (Tabii benim hic i$im yok ya koca $irkette..)


Saat 16:48
Ben ayarlanacaklari ayarlarim, diger her halti ara$tirir onu ararim, bilgileri veririm. Ne? Nereye? Saat kacta? Kac paraya?

manyak kiz:
- Falanca filancayi rezervasyon yaptir. Ama $unu bunu bilmem neyi de ara$tir..bak bakalim $unun $u hali bu hali var mi.. vs..

Ben:
- XX hanim ben birazdan cikacagim, yarin sabah yapsam olur mu?

Manyak kiz:
- Aquila bir 15 dakka ya! Hem sen niye erken cikiyorsun?!

Ben:
- Aslinda 16:30´da mesaim bitiyor. Ben hep 16:45´den sonra cikiyorum :) Genelde 17:00 ye dogru..

Manyak kiz:
- Hoffff! Tamam yarin yap. Yok sizin orda sabahken burada gece oluyorda.. bidi bidi vidi vidi.. (gece uykusu bozulmasin diye bana ödemedikleri fazladan mesai yaptirmaya kalkiyor $imarik zengin zübbesi!)

Banane?! Fazladan kaldigimi, azarla ödüyorsun sen... Bir daha kalmam azari bari hak etmi$ olurum :)))))

Hele bir cuma olsun..... 23 gün RAHAT ve HUZURLU olacagim!

9 Temmuz 2009

Acimasiz olmak vol. 2

$u beni cevreleyen bütün telefonlarin hepsini klozete atasim var... zir zir zirrrrr....Illallah!!!! Biktim yahu... Son iki hafta da o kadar sakinle$mi$ken, yine tepem atmaya ba$ladi.
Iki dakika bir $eye odaklanmak mümkün olmuyor... Telefon susmak bilmiyor yarabbi!!! Inanilmaz sacma sapan $eyler icin arayan insanlar var... Bir kac örnek vermek gerekirse: (süt ve et mamülleri pazarlayan ve dagitan bir gida $irketinde cali$iyorum)
  • Inekler helal mi sagiliyor?!!!!!

  • Yogurdun mayasi nebati mi (dolayisiyla yogurt helal mi?!)

  • Size göre "helal" in aciklamasi ne?! Helal sertifikaniz var, ama "helal" kelimesi sizin algiliyi$iniza göre nedir?!

  • Helal sertifikanizi bana pdf- dosyasi olarak yollar misiniz?! (günde 30.000 ki$i istese bunu??!!!...haydaaaa....)

  • E - bilmem ne numarasini kullaniyorsunuz. O hayvansal mi?! Hayvansalsa hangi hayvandan?! "helal" kesimlisinden degil mi?!

Adam: Paketin üzerinde "saf nebati yag" yaziyor: hayvsansal katki maddesi var mi? Ben: Hayir yok.. pakette de sizin de dediginiz gibi "saf nebati yag" yaziyor bey efendi. Adam: yaginiz yani helal dimi?! Ben (di$lerimi SIKMI$ bir vaziyette): EVET!!!!!!!

Bunlarin di$inda ula$ilmazi oynayan "kendini bir halt zanneden" statüleri yüksek ya da orta derecede olan elemanlarimiz var...

Bir türlü geri aramazlar, ya da telefonlari hep me$guldedir, ya da odalarinda degillerdir... Millet tabiiki arar durur ve arar ve arar ve arar.... o telefonum hic susmaz!!!! Isyan edenler, $ikayet edenler, bagiranlar... hepsi bende toplaniyor. E buna can dayanmaz ya...

Patronumuzun kizi mübalasiz yaziyorum 1 haftayi a$kin pe$inden arami$tir bir elemanimizi. Eleman ki$isi hep "onu birazdan ariycam, ona ciktigimi birazdan ariycami söyle" diye geci$tirmi$tir. Patron-kizi bana patlayinca almi$im elime yapi$kan not kagitlarini....koyulmu$um i$e :) Hepsinin üstüne "Patronun kizini ara!!!!!" diye yazmi$im büyük Harflerle ve kocaman!... Odasini neredeyse ba$tan sona donatmi$im, ne kapi kalmi$, ne masa ne de bilgisayar :)))))))) Toplamak ne kadar zamanini aldi bilmiyorum ama sanirim en az 3 gün suratima bakmami$ti :)))

Yeap... insanlarla ugra$mak zor... Acaba daha sakin bir bran$a mi yönelsem. Var mi $öyle insanlarla alakadar olmak zorunda olunulmadigi rahat bir meslek? Varsa lütfen yüzü suyu hörmetine biri bana bir öneride bulunsun :)

7 Temmuz 2009

Fazla acimasiz olmak vol.1

Biz 3 salak$ör bir araya geldigimizde, muhakkak sohbete egitim hayatimizin gidi$atiyla ba$lariz. Biri üniversiteyi 22 ya$inda bitirmi$, digerinin bitirmesine de bir sene kalmi$tir.
Ben de bilindigi üzere ikinci meslek edinme $ap$alligim yüzünden seneye üniversiteye in$allah ba$layacagimdir. Öneriler, teoriler, imkanlar, zorluklar, kolayliklar... Konu uzar ve uzar gider.

Ister istemez cevremizdeki arkada$larimizin da egitim hayatlari ve durumlari irdelenir. Misal Türkiyeden okumak icin gelen bir cok kadim arkada$larimiz vardir. Cali$ip okumaya cali$irlar yapayalniz bir $ekilde. Kendilerine artik yabanci gelmeyen bir memlekette ya kalmak icin caba sarf ederler, ya da bitirmek ve en kisa zamanda memlekete geri dönmek icin insan üstü ugra$ verirler.
Ayrica Türkiye de bulunan arkada$, e$ dost akrabalardan gördüklerimiz, duyduklarimiz da masaya yatirilir.

Sonuc olarak $öyle bir görüntü ortaya cikmaktadir di$aridan dürbünle bakanlar icin;
"Türkiye deki üniversiteler cok zor" oldugundan "baba parasiyla" yan gelip yatarak okuyanlar deryasidir üniversiteler. Tatiller de staj yapmak, ya da i$ deneyimi edinmek yerine, dinlenilmesi lazimdir, zira cok yorulunmu$tur.

Ben henüz üniversiteli degilim, o yüzden kat-i bir yorum yapamiyorum.

Ama yine de bir yandan arkda$larimin cali$arak, kisitli ve yetersiz burs alarak, ayri ev gecindirerek, cok zor bölümleri ve üniversiteleri bitirdiklerini, ya da neredeyse bitirdiklerini görünce gögsüm kabarmiyor degil. Staj yapmak icin kazancindan biriktirdiklerinle 2 Ülke degi$tiren 22´lik salak$örümü görünce ayri bir gurur duyuyorum.

Türkiye ve/ veya ba$ka ülke diye ayirt etmemek lazim tabiiki. Ora da olan bura da yok mu?! Ya da bura da olan ora da?! Vardir elbet. Sürüyle...
Yalniz deneyimlerimize, duyumlarimiza ve gözlemledigimize bakarsak geneldeki görüntü bundan ötürü.
Tabii cokta acimasiz olmamak lazim. Dü$ünüyorum da... Gercekten zengin ya da gamsiz olsam ben takar miyim? Ailemin imkani olsa, kullanirmiydim cidden sonuna kadar pervasizca? Seneye görecegiz :) Durumlar farklila$acak. Yaparsam öyle bir$ey yazacagim, söz!

Tabii ailenin finansmaninin ne durumda oldugunu bilmek gerek....Beni zamaninda özel okula yollayabilmek icin bana dil döken aileme cok te$ekkür ederim... olmayani yaratmak istedikleri icin... :) Zira $imdi 16 saatlik bir güne sahip, cali$arak ailesine destek olmaya cali$an ve pekala da okuyan biri olup cikiverdim.... Fedakarlik, fedakarligi doguruyor sanki... Tabiiki hak edene ve anlayana...

4 Temmuz 2009

Hayat mütevazi, hayat güzel..

Insanin kendini iyi hissetmesine $a$irmasi kadar acinasi bir durum daha olamaz herhalde? Yani demekki sürekli melankolik takiliyor oldugunuzun farkina variyorsunuz.

Hava cok güzel bati cephesinde. Termometreler ortalama 25° yi gösteriyor. "Güne$i gördüm" modu kaplami$ etrafi.

Almanlar her zamanki gibi neredeyse ciril ciplak gezinmekte. Helgalari gören göcmen türkler ayri bir espri kaynagi.. Hallerini yazmama gerek var mi bilmem? Yazayim gitsin;

Kendi cöplügünden burunlarini di$ari cikarmayan, anneleri köyden geldikleri gibi ba$ örtülüyken, civ civ sarisi "mec" atilmi$, boyanmi$ saclarla, kadin ticareti yapan insanlarin kiyafetleriyle ve kara tenleriyle, sunulan egitimi göz ardi etmeye pek meyilli ve egitim imkanlarini gercekten kullanmaya isteksiz, gözlerini patlatmi$ Helgalari dikizleyen yeni bir irk geli$ti sanki.

I$in ilginc tarafi, bu solaryum gencligiyle sohbet ettiginizde (almancalari türkceleri kadar berbat oluyor genelde) size evlenecegi müslüman kadinin "temiz ve el degmemi$" olmasi gerektigini anlatirlarken, ayni $ahislar disko da tani$tiklari, bir "Helgaya" veya bir "Olgaya" a$ik olabiliyor, hatta "el degmi$te" olsa "a$ik oldum, seviyorum ne yapayim" diyerek kiyamette kopsa evlenebiliyorlar.. :)

Bayanlar da ayni modda. Di$ari ciktiginizda hangi bayanin "göcmen türk" oldugunu aninda anliyorsunuz. Kilik kiyafet, makyaj, varsa $ayet- ki genelde yok- diksiyon belli ettiriyor zaten.

Herkes böyle degil tabiiki. Gayet düzgün Istanbul bey efendisi, hanim efendisi edalarinda dola$an, kilik kiyafetinde ve dü$üncelerinde tezzatlik bulamayacaginiz son derece zeki göcmenler de mevcut. Istisnalar belli oldugu üzere mevcuttur ve fakat ama kaideyi bozmaz degil mi?

Neyse, konuyu dagittim biraz. Bir bistro-kafe de di$arida beton manzarasiyla yemek yeme sonra da üzerine afiyetle sütlü kahve icebilme lüksüne sahibiz artik, bu güzel havanin sayesinde. Yaninizdaki $ahista kafadarsa, betonlar birden bire derya deniz de olabiliyor elbet. Güzel bir sohbet nelere kadir yarabbi..

30 Haziran 2009

Azrail vi$ne rengi saclarim olsa da gel...

Nasil delirdim?

I$te böyle .... ***++++~~~~++***!!!!

Siz nasil delirdiniz?

29 Haziran 2009

Tatil beni bekliyooooor, dudaaaa dudaaaa :)

Efendim neredeyse her sene tatil planlari, projeleri üretiriz... sizleri bilmem ama ne hikmetse biz (3 salak$ör arkada$ olarak) bir türlü gercekle$tiremeyiz... Yok birinin sinavlari vardir, yok öbürü staj icin belcikaya gider, yok akrabalardan biri evlenir, biz olmazsak dügün gercekle$mez.
Bu sefer kararimiz karar dedik, 3 ki$i olamasakta en azindan 2 ki$i gidecegiz diye söz verdik.
Karde$im ne zor i$mi$, uygun, güzel, temiz bir otel bulmak?!
Butik otelleri talan ettim (http://www.butikotellerrehberi.com/) , ce$me, ka$, fethiye, antalya, alanya, side... akliniza ne gelirse artik baktim... Özellikle Club capa otel/ka$ - cok ho$uma gitmi$ti. Lakin, otele ula$im cok me$akkatliydi ve uzun sürüyordu...
Bura´da yarim pansiyon icin vereceginiz miktarin daha azini birazdan bahsedecegim otel ´de her$ey dahil olarak (!) verebilirsiniz!
Yani otel secerken lütfen dikkat edin ve mümkünse alman turizm $irketlerinin web sitelerinden rezervasyonunuzu yaptirin (Otele direkt sordugunuzda türkiye de ya$adiginizi farz edip, otomatik olarak fiyatlari yükseltiyorlar! Yerli turistlere kazik atmanin bence hicbir manasi yok!)

Biz $ahsen en sonunda 4 yildizli bir otele karar kildik. Denenmi$ bir otel di cünkü :) Salak$örlerden birimiz gitmi$ti daha önce. Öve öve agzimizi sulandirmi$ti... Demin de bahsettigim gibi, oteli direkt aradigimiz da bize daha yüksek bir miktar belirtmi$lerdi...Biz de turizm $irketiyle hallettik i$i. Onlar bize kazik atacagina, biz onlara kazik attik :)

Marmaris, Gökova - Akyaka´da otelimiz efenim.. $öyle bir$ey:




Ben her$ey dahil paketiyle rezervasyonumuzu yaptirdim, artik geri dönü$ü yok! :) Gitmek bize farz artik! Bir takim $eylerin mecburiyet olmasi bazen cok güzel! :)
1 ay sonra bu otelin $ezlonglarinda güne$lenecegimize, elimizde alkolsüz cocktaillerimizle jakuzi de birbirimize hava atacagimiza ve en önemlisi denizin dalgalariyla sava$arak yüzecegimize inanamiyorum... In$allah en son tatilim gibi berbat olmaz :) Tatilden sonra, otelin degerlendirmesini yapacagim :)
Deniz kenari, doga... Bekleyin, bir ay sonra geliyorum...

27 Haziran 2009

"Kendime yeni bir ben lazim" :))


Kadinlarin herhangi bir sey bittiginde (i$, ili$ki vs..) yaptiklari bir$ey vardir...

Kuaföre ko$mak!

Ne hikmetse saclarinin rengini $eklini ve $emalini degi$tirdiklerinde kendilerini daha iyi hissediyorlar.. Yeni bir $ey yapmi$, bir farklilik ya$ami$ oluyorlar. Eskiyi atlatip, yeni bir ba$langic yapmi$ gibi bir hisse kapiliyorlar.
Önceden cok ele$tirdigim oldu bu "bilinc altinin öngördügü" tutumu. Yani insan kafasinin üstündekileri degi$tirsede icindekiler degi$miyor ki, derdim icimden. Hic saclarimi bir kayiptan sonra kestirmemi$.. Hatta bu ya$a kadar (24) birakin boyayi, sac spreyi ´dahi degdirmemi$tim.

Faydasiz, fuzuli bo$una masraf´ti gözümde. Ta´ki dün ak$am kiz arkada$im annesinin boyasini görüp, "saclarimi boyayalim" diye tutturana kadar. Cok beceriksiz olmama ragmen kizin saclarini boyadim, hatta sardim lüleli olmasi icin. i$imiz bittiginde kiz bamba$ka bir havaya bürünmü$tü... a$iri yaki$mi$ti bu yeni imaji ona.. ve sac rengine a$ik olmu$tum :)

Tabii Betül durur mu? Beni kaptigi gibi boya almaya ko$tu....Bugün de benimkiler boyandi.. :) Kizilimsi hatta kirmizi parlayan koyu kahve saclarim var artik..

Aynaya baktigimda cok farkli bir "ben" gördüm birden bire... Kendimi aslinda pek begenmeyen ben, birden bire cok güzel geldim gözüme...Bu renk beni acmi$ resmen :)) Ve o an anladim kadinlarin neden böyle yaptiklarini... Kendini iyi hissetmen icin, kendine yeni bir senlik yaratiyorsun.. formül bu.. Kendine bakman, kendinle ilgili $eylere heveslenmen icin gerekliymi$ demekki...

Kiraz-kahvesi saclarimla cok mutluyuz $imdilik.. darisi ba$ka bayanlarin ba$ina :D

24 Haziran 2009

Ve ´O´ Öldü....

Eger sana zor gelen ona kolay geliyorsa olmaz bu i$ler...

Senin icin yanarken, bunu bile bile o güle oynaya eglenebiliyorsa, sallamiyorsa, hic olmaz bu i$ler...

Geri dönmesi artik hicbir$ey ifade etmez... Cünkü bir kez vazo kirildimi yapi$tirsanda izleri kalir... Güzelligi yok olur...

Artik güvenemezsin...

Güvenemezsen, gercekten sevemezsin...


Kari$iklik- Daginiklik- Atin lan beni yüksek bir binadan...

Hak ediyorum galiba....



21 Haziran 2009

Bir kuble eglenmek :)))))))))

Cok güldüm coooooooooook..... hemde bu gecirdigim iki gün icerisinde belkide yillari a$kin gülerken, eglenirken bu kadar rahat oldugumu, dertsiz tasasiz, kafaya hicbir$ey takmadan, icten kahkaha attigimi hatirlamiyorum... :)))

Kesin ama kesin yine ba$ima gelecek var :)

Isvicreye Basele gittik cerkes ahalisiyle...Cerkes ekibine dans edecek bir kiz daha lazimdi, bana rica ettiler...Ekibi biraktigim halde arkada$lari kiramadim...
Yol boyunca Erhan abi, Cemalettin abi Betülle beni o kadar cok güldürdüler ki... artik gülmekten yorgun dü$üp uyuya kaldigimiz oldu..

Erhan abi: "Yav Domuz gribine yakalanmak bir Türk icin ne kadar kötü bir $ey, bir dü$ünsene..."

Cemalettin abi: "Tabii ya.......Haram..." Betülle biz iptal :)))))))

Nehirin kenarindan gecerken... Erhan abi: "Yav bu nehir tersine akiyor?!" Betülle biz tekrar iptal :)))))))

Gösteriden sonra biz ekipcileri bir pansiyona yerle$tirdiler.. Organizasyonu yapan adam bize henüz erken oldugundan Baselin gezilecek yerlerini (yetersizce) tarif etti...
24:30 gibi yola koyulduk :) Kamerhanin sayesinde sanirim bir 10 Km ayni caddeleri inip ciktik :) En sonunda gitmek istedigimiz bölgeye ula$tik :) Birer Kahve ictik ve tramvaylar belirli bir saatten sonra cali$miyor diye onca yolu yürüyerek tabanvayla geri teptik :) Yol boyunca "16´ya binmeden Basel´den ayrilmam abi, bir Frank´im dahi olmadi abi ya.." gibi esprilerle cok güldük..
Ahmetin her iki adimda bir durup, durup: "Aaaa bakin ben burayi hatirliyorum... bu sabah ta $urdan gectik..." vari demecleri bana ayri bir eglence zemini hazirladi :)))

Sabahtan beri "Aaaa Ahmet beni de hatirladin mi? Burasini biliyor musun?! :)))" diye takilmama sebep oldu..
Murat... ayri bir müzik ziyafeti cekti bize :)Videolarini yükleyecegim :)))
Beni ekibe geri istemesi de ayrica sevindirdi beni :))

Murat: "Bak i$te, yakinda okulda bitiyor, i$i de birakiyorsun gel yine ekibe ya..."
Ben: "Ya Murat cok sagol ama kendinde gördün ben dans etmeyi bile unuttum :)) Gelmem artik...Ya$landim ben"
Murat: "Olsun cali$ir yine ögrenirsin"
Ben: "Allah seni kahretmesin! Iyi oynuyorsun gel demiyorsun da...." :)))) Herkes kopar.

Sagolsunlar hepsi tekrar ekibe ba$lamam icin bir iki cümle söyledi :) Ciddi ya da nezaketen de olsa söylemeleri bile cok mutlu etti beni :) Bakalim... Bu romatizma, lumbago ve mizmizligimla belki de yine dönerim.

Hele bir i$-okul dönemini atlatayim :) Eglenceye hazirlanirim :)))))))

18 Haziran 2009

KINA... Hepimiz biraz `Yenalik` degil miyiz?!

Bazen olur ya hani... bir olay gelir ba$iniza ve siz o ani tam olarak realize edemezsiniz. Gayet sogukkanli dü$ünür, sakince hareket eder ve reaksiyon gösterirsiniz.

Aradan belirli bir zaman gectikten sonra, ki bu zaman dilimi on dakika, yarim saat ya da iki ay da olabilir, "realizasyon i$lemi" gercekle$ir, ve o an aglar, sinir krizi gecirir, korkularla yüzle$ir, ya da gülersiniz.

Bu sabah benim gibi asabi birisi icin, a$iri sakince ve meta-rahat bir $ekilde bir reaksiyon vermi$tim. Reaksiyonumun icerigi cok agir olsa da, gayet sinirlerime hakim olarak, hatta umursamayarak yapmi$tim bunu.
Kendimi ögle vaktine kadar $a$kinlikla denetlemi$tim. Cünkü moralim gayet yerindeydi, hicbir $eyi ve hic kimseyi sallamiyordum, i$lere gömülmü$ bir vaziyetteydim.

"
- Ulan aslinda benim kiyameti koparmam, sandalye, masa falan kirmam lazimdi..
- eeee?
- Niye yapmiyorum acaba...?
- e tamam sakinsin i$te, ne güzel...
-Gecen cok gülmü$tüm (Yenal sagolsun), kesin ba$ima bi$ey gelecek.. bak bu sakinlik hayra alamet degil! Demedi deme..
- Bi$ey olmaaaaaz! Relax ;)
- Niye ama niyyeeeeee?!!!!!
- Yav Allah´in bir hikmeti i$te!..."

Diye dü$ünürken...Ilerleyen dakikalarda olan oldu. Sinir krizi gecirdim.Tetikleyen neydi tam olarak hatirlamiyorum.
Bugünkü kriz "iki ay icinde ücüncüdür" ünvanina nail oldu ama kesinlikle (kendisine ilerideki performanslari icin $imdiden ba$arilar dileriz... buyrun efenim, madalyaniz...).

Biraz korkmaya ba$ladim.

Pirpir, asabi bir insanim ben. Bagiririm, kizarim, söylenirim, $ikayet ederim, surat asar homurdanirim, ama sinir krizleri geciren tiplerden degildim aslinda.

Normal mi bu haller acaba?
Ya$landikca, baski arttikca mi oluyor acaba? Ya da hakikaten tahmin ettigim gibi, birikimler sonra dan mi cikariyor böyle posta, posta insanin canini?

Aquilanin psikolojisini bir kuple okumu$ bulunuyorsunuz...
Sizi üstün performansinizdan dolayi tebrik ediyor, kuru tebrikle kalmayip, yaninda da kina po$eti hediye veriyoruz.. Arzunuza göre, $ekilli de olabilir, güne$ten hep yoksun kalacak yerlerinize dahi, gönlünüzce yakabilmeniz dilegiyle efenim... :)

14 Haziran 2009

9 Haziran 2009

Duman...

























nereye gider başını alıp, sorarsın
kim bilir, durmadan nasıl susarsın
bilmeden boşuna atıp tutarsın
su gibi akıp geçer zaman

gezdin tozdun aman aman aman
sazdın sözdün aman aman aman
giderek üzdün bizi zaman
giderek üzdün bizi zaman
yazdın çizdin aman aman aman
incecik izdin aman aman aman
sıraya dizdin bizi zaman
sıraya dizdin bizi zaman

hep kaçıp, yeni bir adım atarken
dibine kadar, çileye batıp çıkarken
içine atıp atıp, yoluna basıp giderken
su gibi akıp geçer zaman

gezdin tozdun aman aman aman
sazdın sözdün aman aman aman
giderek üzdün bizi zaman
giderek üzdün bizi zaman
yazdın çizdin aman aman aman
incecik izdin aman aman aman
sıraya dizdin bizi zaman
sıraya dizdin bizi zaman



Diye $arki söyler gezerim...

3 Haziran 2009

Aquila, Quo v@dis kuzum?

Harabe yiginiyim... icim di$im dökülüyor...
Bindik bir alamete gidiyoruz kiyamete i$te...

Her$ey bo$, herkes bo$.. Ben bo$um.. Bo$luktayim...

Dünya da bir bo$lukta dönüyor... Ayagini bastigin toprak bile saglam olmayabiliyor.. Hic bastigin zemine bo$una güvenmeyeceksin...

Azrail beni bul...Mümkünse hemen.. Zira bu kadar bo$luga can dayanmiyor :)

29 Mayıs 2009

Allah ´ta beni kahretsin °!

hep vakit yok diye hayiflanirdim... Simdi bazen okula gitmek zorunda kalmiyorum... i$ten sonra vaktim oluyor... ya da ne bileyim resmi tatil günleri oluyor arada... Hava da nispet yapar gibi arada cok güzel oluyor...

ve ben bunaltidan patliyorum... niye? yapacak bi$ey bulamiyorum ne hikmetse... haftasonu arkadaslarla takilmadigim günler paso yatiyorum... acliktan ölsemde bi kalkip kendime yiyecek bi$eyler ayarliyim gibi bir dü$ünce aklimin ucundan dahi gecmiyor...

ü$engec oldum iyice... beni mutlu eden tek $ey yattigim yerde film izleyip uyumak oluyor...

??????????????

bana bi$eyler oldu... artik ya$amasini da beceremiyorum sanirim... ya da aslinda mutluluk bu da ben mi anlamadim bunca zaman?

uykum geldi yine...........ben biraz kestiriyorum... insanlik gezsin tozsun valla... benim keyfim yerinde........

25 Mayıs 2009

~~~~~~~~~~

Icimden yazmak gelmiyor aslinda... Zaten anlatmam gereken, herkesin bilmedigi, sadece benim bildigim bir$eyler ya da gerceklerde yok...

Inkar, Depresyon, Kabullenme... ücüncü a$amaya da gectik sanirim...

Hava güzel bati cephesinde...Güllük, gülistanlik, güne$li... Bir benim icim ve bahtim kara...
Biraz daha ugra$sam arabesk bir $arki ya da türkü bile olabilir...

Gözlüklerimden nefret etmeye ba$ladim... lens alacagim sanirim...

Evet, son derece ilginc hayatimdan bir kesiti daha aktardim... Umarim insanligin geri kalani daha "ferah" ya$iyordur...

17 Mayıs 2009

Hak hukuk meseleleri...

Kim üzülecegimi, beni ve duygularimi umursamayarak, aci cekecegimi bilerek canimi isteyerek ve bunun farkinda olarak yaktiysa, ona hakkim helâl degildir!

Kendimi rahat biraktim. Karanlikta kivranacaklar ve karanliga mahkûm olanlar dü$ünsün...

Hadi bakalim :)

Ain´t no sunshine when she´s gone... ... ...

BENI KAYBEDENE KAPAK OLSUN:)

12 Mayıs 2009

en kötü yanlarinizin farkinda misiniz?

Inatciyim


$uursuzum


Sabirsizim


Asabiyim


Gicigim


Kötüyüm


Gamsizim


Egoistim


Savurganim


Kompleksliyim

...
..
.

Harbiden len... bir sihirli süpürgem ve burnumda bir et benim eksik :)

4 Mayıs 2009

Sessiz film..

Gectim yine seyirci koltuguna...
yanimda mendiller...
kafami dagitmak icin biraz icki...
isin güzeli artik izlemiyorum...oturuyorum öyle donuk donuk... sessiz bir film gibi geciyor önümde kareler... anlamsiz... bo$...

O koltuktan kalmak istemiyorum bir daha... rahatim gecen seneye dek tam da bu zamanlarda cok iyiydi... Ta ki ben koltugumu terk edene dek..
Ne sandim ki kendimi? Gercekten ya$amak... bir$eyler hissetmek...Var oldugumu anlamak...
Benim gercekten bir hayatim olabilir miydi hic?! Ne büyük gaflete dü$mü$üm...

Insanligimi terk edip, robotluguma geri dönüyorum... Insan bildiginden $a$mamali, zira burnunun dikine gittigi zaman tam da onun üstüne dü$üyor...

Ho$cakal hayat! Merhaba koltugum...

2 Mayıs 2009

Iki satirlik adamlari musallat ettik, ömrümüze...

Bundan sonra günahimi bile vermem! HICKIMSEYE!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

29 Nisan 2009

Sarhoş, kabul eder mi ayyaşlığı?

Ne hikmetse insanlar istem di$i da olsa, bulunduklari durumlari reddeder...


"Acimiyor ki...."

"Yoo, hic üzülmüyorum...."

"Her$ey yolunda! Böyle olmasini istemi$tim zaten... "

"Yok ya... A$ik degilim ben..."

"O ölmedi..."

"Ben ne yaptigimin farkindayim..."

"Saaaaro$ diiiiilimmm bennn..."

:) Hey yavrum hey... Kendine dahi dürüst olmakta zorlaniyorsa insan evladi....

26 Nisan 2009

cok garip degil mi...Sefaletin güclügün yoksullugun bir yüzü vardir...bazen aynaya bakmak ta yeter...

Bir gün bir hediye veriyor kader size...cok güzel, janjanli bir hediye paketinde...

Aciyorsunuz ve i$il i$il gözlerinizi alan, hatta kör eden, sizi sevince bogan bir$eyle kar$ila$iyorsunuz... sonra zamanla o i$ik sönüyor....

Söndükce elinizde kalan o gecmi$te cok güzel olan hediyenize bakiyorsunuz... Birdenbire ne oldugunu anlayamiyorsunuz, eskisi gibi olmasi icin elinizden geleni yapiyorsunuz...

Ve düzelmeyince, fark ediyorsunuz ki aslinda hicbir$ey yokmu$ paketin icinde.... paketi süslü bir hice sevinmi$siniz.. ve aslinda i$ildayan sizin kendi icinizdeki mutlulukmu$, sizin sevincinizmi$ (ya$amayi arzuladiginiz)...

Bunu fark ettiginiz anda kayboluyor ellerinizdeki her$ey... Sanki hic kader size bir güzellik yapmami$ gibi ba$a dönüyorsunuz birdenbire, pat diye...

$ok...

Bununla $imdi ba$ etmek zorundasiniz...nasil yapacaginizla ilgili hicbir fikriniz yok...ve o anda kadere isyan edersiniz... ben istememi$tim ki... niye verdin?! Verdin hadi... Niye ici bo$ cikti?! Bu aldanmayi hak edecek ne yapmi$tim dersiniz belki... belki de....bo$ verirsiniz gider... daginik kalir... her$ey gibi... ve ya$amaya devam edersiniz, herkes gibi.. hicbir$ey olmami$ gibi... cevrenizdeki herkesin ya$amlari akip gittigi gibi, akip gider hayat kendiliginden sizin icinde...

Cok garip degil mi...?

23 Nisan 2009

Seratonin ve dopamin istiyorum... HEMEN!

Bol bol dondurma istiyorum... vi$ne soslu olsun... ve cikolata....... $eker......
$u an birilerini bunlar icin yaralayabilirim....


22 Nisan 2009

kim saniyorsun kendini?!

harbiden merak ettim...

19 Nisan 2009

Kapsama alani di$i da ne ola ki?!

Kendimi aramaktayim, o yüzden kar$ila$mamiz mümkün degil....


Yüz yüze konu$sak dahi...

17 Nisan 2009

Haydar cabuk bana uzo getir!

Milli duygulariniz cok yüksekse raki da olur : ) ama bir zahmet sek olsun ;)

Cok garip bir durumdayim...
Bilmem acaba ayni anda hem icip hem de dua etme istegi belirmi$midir cogu insanda ? Yoksa türümün tek salak$örü ben miyim?!

16 Nisan 2009

e bitmi$...

msn de bir arkada$ özetle özel hayatini anlatti... sira sende dedi... ben anlattim...

son cümlem: "bilmiyorum bitti mi bitmedi mi... ben bitirdim gibi.. haberi yok.. ya da o bitirdi beni haberdar etmedi.... "

arkada$in kisa net cevabi: "e-bitmi$ "

caktim orda davayi :)
ben daha ne diye kendime bi$eyler uyduruyorsam?! kendime cok güldüm....

arkada$a kendi degerini ve kiymetini anlamasi icin bir kac iyi söz aktardim... dinledi te$ekkür etti: "$ap$al bana dedigini kendine de desene..." dedi :)

patlatti son bir espri ve gülümsetti iyice beni:"manyak ben sana zamaninda gel benimle evlen dedim dimi?!!! :))) "

Bu saatte icki alamayacagimiza ve uzakta oldugumuz icin birlikte icemeyecegimize göre uykunun bizim icin en iyisi olacagina karar verdik... :) unutmak icin uyuyacagiz...

iyi geceler cümleten...

14 Nisan 2009

Kahve...


telvesine göre, bir cati$ma daha gercekle$ecek... sonra düzelecekmi$im...


Hadi bakalim ... bol bol balik (kismet ve para) cikti birde... feraha ula$acakmi$im... umarim öyle olur...
Gerci ben fala inanmam...(falsiz kalmiyorum yinede)...


Söylesem tesiri yok, sussam gönlüm razi gelmiyor...

yaziyorum bende sacma sapan harfleri sacma sapan birle$imde dizerek... sacma sapan kelimelerle sacma sapan cümleler kuruyorum...

"bir karaagac gölgesi buldum, cebimde ümitlerim.." vari camin kenarinda oturuyorum...
Kahretsin. Yildizlar da cikmadi bu gece...

Belki yarin kar$idan kar$iya gecerken, ya da aniden kalp krizi gecirerek ölebilirim... herkes gibi...

Belki de "Altin Kizlar" gibi koku$mu$ bir kokana olurum... tek derdim di$lerimin corba yerken dü$memesi...

Kim bilir...

9 Nisan 2009

bende $ans ne gezer....?!!!!!

güzel $eyler oldu galiba... düne kadar... zira ondan sonrasi hazin.... bir$eyin de iyi gecmesi mucize olurdu tabii... ne bekledim ki ben?!

dünden beri berbat bir haldeyim. berbat hal bile güzel kalir icimdeki duygunun yaninda...
sanki bir$eyler kirildi icimde...

büyük capli bir sinir krizi gecirdim.... bagirmaktan sesim kisildi. arabayi nasil kullandim bilmiyorum.

aglayip kendi kendime bagirirken yanimdan gecen oto sürücüleri ne dü$ünmü$lerdir kim bilir... gerci kendimi yeterince kötü hissediyorum... bunu dü$ünmenin bir manasi yok $imdi...

yeterince problemim var zaten, yeterince bunalimlarim... daha fazlasina gerek yok...

6 Nisan 2009

Yarin büyük gün :) Yani aslinda bugün :)






















Güzel seyler oluyor galiba :)

Belli de olmaz... Bende bu $ans varken her$eyin traji-komik bir dramaya dönü$mesi an meselesidir kesin....

Hadi bakalim.... Bize bi$eyler oluyor K´uzum....

Dost ona eziyet ettiginde gitmeyendir....bence...

insan bazen istemeden de olsa dostlarini kirar...

uzaktan seyredince sicak oldugu anlasilir ama insalar ate$e ellemeden yaktiginin farkina varamazlar. uzaktan bakmak sicakliginin derecesini söylemek, ate$ten nasil cikilmasi gerektigine dair söylemlerde bulunmak, ate$in icinde kivranan ve $oktan donmu$ kalmi$ bir $ekilde hareket edemeyene, faydali olmuyor bazen....iyi niyetle de olsa yapilmis tavsiyelere bazen ihtiyac yoktur...

bazen yeterince güclü olamiyor insan. bazen bir noktadan sonra her$ey a$iri fazla geliyor. dayanma sinirini a$an $eyler olabiliyor. olmasi gereken olmalidir. kül gereklidir belki.

kimse kimseyi tam olarak anlayamaz. ayni olaylari ayni boyutta ve $iddette ve ayni ko$ullarda ya$ayan anlar anca. akil ve zeka bir yere kadar yardimci olur... o sinirin ötesine gecemez. bazen bu nedenle dostlarimizin bizi anlamadigina kanaat getirir, bulundugumuz zor ko$ullarin ve bunalimlarin icinde istemedigimiz $eyler söyler veya yapariz.

yinede denedikleri icin, dostlarimiza minnettar olmaliyiz. ben minnettarim.

sürcü lisan eyledimse affola....

20 Mart 2009

Hayat neye benzer?



  • Sogana... Soyuldukca insanin aglayasi gelir, hepsi o.


  • Muz kabuguna... Dalginlikla atilan bir adim, insanin ayagini kaydirir.


  • $araba... Kana kana icmeye kalkarsan, hangi bataklikta ayilacagini kimse bilemez.


  • Silgisiz cizilmi$ bir resme...


  • Trajikomediye... Olaylarin aki$i peak yaptigi anda tesadüfler sonucu tam tersine döner.


  • Hem yaraya... hem hancere...


  • Kuklaciya....bilin bakalim kuklalar kim...



Aklima gelen bir kac benzetme...

Peki sizce neye benzer ?

Benzer mi ki bir$eye... Yoksa benzetilemeyecek kadar anlamsiz mi?

Yildirici.... adil degil....


Zamansiz göz yumuslar... kendimden kendinden soyutca...
Tamam... sustum... Yalniz elim kilicimda...

19 Mart 2009

Süper bir fikrim var...

Ben simdi gideyim, bir daha da geri dönmiyim....

Büyük bir ihtimalle tek gidi$ biletimle cikarim yola. Bir deniz kenari. Otelde animatörlük yapabilirim... Ac kalmam elbet.

Günes....

Mavi bir gökyüzü....

Süper bir fikrim var... Ben hayal kurmiyim artik...




özlü sözler vol.135468486



Uzun zamandir yapmami$tim bunu, eklemek gerek : )))























"Mark Twain"
(1835-1910)



"Always do right- this will gratify some and astonish the rest."

"I have never let my schooling interfere with my education."

"Denial ain't just a river in Egypt."

"The man who does not read good books has no advantage over the man who cannot read them."

"A banker is a fellow who lends you his umbrella when the sun is shining, but wants it back the minute it begins to rain. "

"Be careful about reading health books. You may die of a misprint. "

"Keep away from people who try to belittle your ambitions. Small people always do that, but the really great make you feel that you, too, can become great."

16 Mart 2009

Hayat, yeme beni...

güclüymü$...

kim? ben mi güclüydüm? birileri beni cok yanli$ tanimi$....

hadi bir $arki tuttum...
tesadüfe bak... "Uzun ince bir yoldayim..."

8 Mart 2009

bu haftanin en iyisi SILA ve ben bilardo oynayacagim yihhhhhuuuuu :)

Canli performansini cok begendim... :) belki de ben zevksizim bilemem :P

Kizlar gelecek birazdan ve BILARDO oynamaya gidecegiz :)))))))))))))))))))))))

Türkiyeye dönmemek icin en önemli sebeplerden biri olsa gerek $u oyun :) Orda hic bayanlarin bilardo oynayabilecekleri yerler görmedim ben $ahsen... izmit, adapazari civarinda var midir böyle yerler ? Hani bayanin saglikli canli kapidan girip, girdigi $ekliyle tekrar kapidan cikabilecegi? (Ardindan bir de dedikodu edilmezse- yinmez tadindan herhalde) :)))))))

5 Mart 2009

ben bir cinar gölgesi bulacagim...cebimde kayip mazim...

Ich habe irgendwie das Gefühl, dass ich einsam und alleine sterben werde...

In einer schönen kleinen Wohnung, kleinen Villa... oder in einem schönen kleinen Häuschen mit Garten... Ganz allein, verlassen.... Gut gekleidet werde ich einfach dasitzen... schon seit 2 Monaten tot... nur noch nicht gefunden...

Insanlar duygusal yogunluk ya$ayip aglamasi gerekirken ve aglamak isterlerken, kendilerini göz ya$i akitmaktan alikoyarlarsa, burunlari akarmi$...

Bu aralar sürekli burnumu silmekle me$gulüm...

20 Şubat 2009

ben bir palmiye gölgesi buldum...cebimde fi$lerim...

yazamadigim haftalar icerisinde neler mi yaptim...?

Ankaradan bir arkada$imiz geldi ve haftasonlari bende kaldi, hafta ici arkada$larimda ikamet etti. tabiki onu elbirligiyle gezdirmeye cali$tik.

Tur yaptik Roermond, Maastricht, Aachen, Köln, Düsseldorf gibi $ehirlere. Hava felaketti. Kiz gitti güne$ acti burda... $anssizmi$...

Bowling oynadik, billard oynadik eh birde ak$amlari cerkes dügünleri düzenledik...

Gelsin metezler, gitsin tantuniler, künefeler...

Arkada$larim ve ben, yani biz "üc salak$örler" olarak onu gercekten memnun etmeye cabaladik.

Kizi gayette memnun gönderdik gibi geldi bana... In$allah yanilmami$imdir.
Eh onun sayesinde biz de gezmi$, eglenmi$ olduk :)

Yine gelmesini diliyoruz... öpüyoruz Cidemimi burdan...

18 Şubat 2009

Allah´in bir hikmeti...

Cuma gününden beri hastayim... nezle oldum.. Gerci kafadan zaten hastaydim, bedene nüksetmesi pek $a$irtmamasi lazimdi beni.

Doktor bir kac gün daha rapor vermek istemesine ragmen, bu teklifi reddettigim icin enayinin tekiyim. Dün den beri cali$iyorum yine ve okula gidiyorum....

Ama halimi ne siz sorun ne ben söyliyim. Bugün gercekten cok felaket bir gün. A$iri yogun... Nasil cali$tim, nasil onca i$i yaptim gercekten hic bir fikrim yok.
Ba$ agrilari beni acayip yoruyor. $u an da ba$im catlamak üzere... Okula gidecegim birazdan... Ve ben ölmek istiyorum.

Allah´in bir hikmeti diyip güne devam edecegim... Sizler (okuyan varsa $ayet) saglikli kalin...

12 Şubat 2009

Co$tum ben... hadi hobbaaaaa!

Bu gece yazdikca yazasim geliyor..

Sadece kendimle ilgilenmek istiyorum anla$ilan... Hakkimdir! Yaparim...

Vaz gectim... Iyi geceler :P

Bilgileriniz yanli$ efenim...

Kirk yil sonra film izleyebilme $erefine nail olunca fikirlerimi yazasim geldi.. Film ele$tirmeni olmadim... Haddim degil zaten :)

EMEGE SAYGIM VAR... ama sevmek zorunda da hissetmiyorum kendimi... huyum kurusun...

: )

Benjamin button´in tuhaf hikayesi...




























efenim... "teene" olmayan arkada$im bu filmi de getirmi$ti sagolsun.

Film ilgincti, ama iyiydi diyemiyorum nedense... Birdaha "zorlanmadikca izlemem" filmlerindendi benim adima.

Filmin temasi sira di$i ve güzel, yalniz uygulama ho$uma gitmedi... Cogu bölümlerin cok uzun soluklu olmasi beni bunaltmaya yetti acikcasi. Bazi yerlerini cok fazla "duygusal anlamda" abartili buldum.
Oyunculugunu begendigim bir tek Cate Blanchett ve huzur evinde ya$ayan, ikide bir "bana 7 kez $im$ek vurdugunu biliyor muydun? Bir keresinde ...." diye söylenen dede oldu :)))

Cok ta mühim bir film degil benim acimdan. Bak, rafa kaldir, at. Bunca grammy icin niye aday gösterildi hic anlami$ degilim...

Gerci... Titanic furyasinin ardindan 3-5 sene gecmi$ti..ve ben tesadüfen televizyonda izlemi$tim.. O filme tam 11 oscar verildigini biliyordum...
Filmi izlerken $a$kin bir $ekilde sadece $u gecmi$ti kafamdan.... "Bu filmi izlemek icin 1 kuru$ bile vermem...buna 11 oscar dagittilar heh?! Vay Salaklar!"

Sanirim bizim genclesen bebek dedemiz de 8-9 tane toplar... ne de olsa titanic kadar sacma...

Twilight...




















efenim... artik "teene" olarak tabir edemeyecegimiz bir arkada$im bana bu filmi izlettirdi.... cok begendigini ifade edince, filmi de elime verince, ben de izleyiverdim... sirada kitaplari varmi$

-okumazsam beni kesermi$ -

Ilk ba$ta "aman yarabbi yine bu sacma vampir/korku/ergenlik cagindaki genclerin delirdigi kötü filmlerden" diye dü$ündüm.

Yanilmadim! :) Hemde biraz yanildim :)
Ama i$in ilginc tarafi diyaloglarin bazi bölümleri gercekten güldürdü beni (Ve bu zordur..ne gora ne de recep ivedike güldüm..hatta hic bir komedide gülmedim ben! garip olabilirim...)
Ve ne hikmetse vampir olacak olan herifin dogal halini hic begenmedigim halde, filmdeki görüntüsü -kötü buldugum makyaja ragmen- cok ho$ geldi bana. Yemegine a$ik olmasi da filmin ana temasi ve traji-komik yaniydi i$te :)

Ne hikmetse, oyunculuklari gercekten cok iyi olmadigi halde, filme "kötü, pis, bög!" diyemiyorum... hani vampirlerin gündüz vakti de dola$abildikleri ve "normal" bir aile ortamlarinin olabilecegi kurgusu gercekten cok ho$uma gitti. Filmde gördügünüz kötülerin bazen "normal" hareketler sergilemesi $a$irtici oluyor.

Esas kizimizin ne cok süper zeka, ne de cok aptal olmasi... kendi tabiriyle -"kendi halinde aciyla kivranan" -tiplerden olmasi, sakarliklar yapmasi, ailesiyle problemsiz olmasi, filmin kanimca en güzel yanlarindan biriydi. Sizleri bilmem ama, herhangi bir $ekilde dejenere olmu$ (her konuda-cirkinlik, aptallik, $i$manlik, ailesel yapi, sosyal durum vs...)ve belki kurtarilmi$, ya da o a$ama da olan tipleri filmlerde görmekten bunaldim. Genelde filmlerde karakterlerin bir evrim gecirmesi git gide bende esnemeye yol acmaya ba$ladi.... Tabii filme de bagli bu...

A$k filmlerini veya komedileri gercekten pek sevmiyorum. Daha cok gataca, the butterfly effect 1, a beautiful mind, seven, smokin aces ve jackie chan- filmleri, ve cekik gözlü insanda$larimizin gercekten cok güzel gerceklestirdikleri "martial arts" tarzdaki filmler cok ho$uma gidiyor.

Twilight kendinizi unutabileceginiz, ya da tam tersi -benim gibi genclik anilarinizi tazeleyebileceginiz-, hic kafa yormayan, rükü$, kötü yapilmi$, fakat tatli bir film....

Ayrica müzik adina filmde gecen bazi parcalar gercekten cok güzel...
Erkeklere tavsiye edemem...dikkat... uykunuz gelebilir :)

11 Şubat 2009

Bu ne bicim lacivert?!

Berbat günler vardir ya hani... Gece yatmadan önce moralinizi bozacak bir durum olmu$tur, ya da tarti$mi$sinizdir.... Sabah kalkamazsiniz cünkü yari uyumu$, yari uyumami$, hayalet varisinizdir... Her$ey inadina ters gitmeye devam eder... Du$ almak icin cok gec kalmi$sinizdir... Ya da coraplarinizi ters giymi$sinizdir... Zor bela evden ciktiktan sonra arabaya yakla$irsiniz... Ve kilidinin dondugunu fark edersiniz... Arabayi acamazsiniz. Üstelik anahtarin girdigi ve acabilme ihtimaliniz olan tek kapinin anahtar sistemi bozuktur.

Babaniz da yardimci olamaz, ve daha fazla gecikmemek icin (genel müdürden firca yemek te var i$in sonunda) taksiyle i$e gidersiniz... Fark etmez, siz cok zenginsiniz ya... I$e varinca genel müdürün zaten $irkette olmadigini ögrenirsiniz......

Bir de millet size genel olarak hayatla ilgili ne kadar $ansli oldugunuzu vidi vidilar...



Siz olsaniz, bu felegin carkina eder misiniz? Etmez misiniz?


10 Şubat 2009

A$agi tükürsem sakal, yukari tükürsem biyik...

asosyalim

asabiyim

dengesizim

$uursuzum

pesimistim

huysuzum

Bu durumu "kendimi" degi$tirmekte istemiyorum...

5 Şubat 2009

Terbiye(siz)lik ?!

acaba nasil yeti$tirildiniz cok merak ettim gercekten...

Daha demin bilgisayardan anlamayan, excel nedir bilmeyen, raporlarini bana yazdirmak icin yanima gelen bir "Promosyon bayani" istedigi $ekli $emali anlatmaya ba$ladi...

Normal insanlar arasi olmasi gereken bir distans, (yarim metre ile bir metre arasi kadar) bir mesafe vardir.
Bu yazilmami$ kurala genelde ic güdüsel olarak uyum saglariz. Cünkü ba$ka bir insana haddinden fazla yana$mak, tabiri caiz ise `agzina girmek`, rahatsiz edicidir. Farkli bir jargon da "Haneye tecavüz" de denebilir!

Iste bazi insanlar ne hikmetse buna uyum saglamaz, benim "Promosyon bayanim" gibi... Ve siz onlardan uzakla$tikca, istikrarli bir $ekilde üzerinize üzerinize yakla$maya devam ederler...Siz sinirden catlarsiniz, cünkü masa ba$indasinizdir ve kacacak yeriniz yoktur....

Ve siz bir türlü aldiginiz terbiye yüzünden $unu diyemezsiniz....

"Ya...XX...Agzin kokuyor güzelim.. biraz uzakta dur Allah a$kina ya..."

Sevgili günlük...

Bir haftasonlarim var zaten... bir de geceyarilarim... Onu da payla$tiramiyorum...
Beni parcaliyorlar resmen ya....

Birileri bana acisin yüzü suyu hörmetine be.... Gerci vazgectim.
Ben aciyorum yeterince..

Gece gel... yemek ye... bir saat sohbet et... yat... kalk.. i$.. okul... gel... yemek ye.. sohbet... uyu...

Harbiden zaman tekerrürden ibaretmi$. Yalan diyene kamyon girsin!

Nisanin ücünden itibaren 2 hafta eziyetten muafim.... Önceleri baya sevincliydim, ama artik beni irgalamiyor. 2 Hafta sonra ayni terane... tatilleri saymazsak 6 ay kaldi sayilir... Dayanmak lazim...
Yüzdük kuyruguna geldik, tüküreyim ben böyle felege, edeyim icine okulunda, i$inde.... bilmem neyindeeee....... demek olmaz. Oluyor... diyorum... ama uygulamada ba$arisizim....Zaten dinleyen de yok!

Ne halt etmeye disiplinliyim ki?!!! Niye ben de digerleri gibi kar$i gelemiyorum her$eye ve herkese???!!!

YAPMIYORUM ULAN! - demek cok mu zor ?! (Zor demekki beceremiyorsun... niye soruyorsun ki manyak!!!)

Oooof... hafta ici beni sabah 08:00 ve (24 saat arayla) sabah 08:00 arasi arayip bana ula$amayanlara, mesaj atip cevap alamayanlara duyurulur: MAIL ATIN KARDE$IM!

Her cuma ya da cumartesi bulu$malar... yok o eglence senin... yok gel oturalim gece yarilarina dek konu$alim ayaklari... ben sadece uyusam??? Hani anlayi$, empati yetenegi beklemiyorum artik kimseden.

Hafta sonunda sinif arkada$larima ek ders vermek kadar enayice bir $ey yoktur herhalde.... Birakiyorum YAPMIYCAM! Sanki kiymet biliyorlar...
Ne halt etmeye hayatimin 4-5 saatini deger bilmeyenlere yemek hazirlayip ders cali$tirmakla harciyorum ki?!!! Bir de sigaralarimi bitirip gidiyorlar ya... Agliycam... az kaldi...biraz daha acitasyon yapayim olacak...

Uyumak istiyorum...

Dinlenmek istiyorum...

Jiletliycem kendimi be günlük... Gebereyim gideyim... Ve vasiyetimdir: Bütün bu bunalimlarimin icinde bana dirdir edenler var ya... i$te onlar ***lerine kina yaksin!!!!!

(to whom it may concern: Kimsenin anlatacagi masal benim ya$adigimdan daha sacma ve uyku getirici olamaz...Bo$una parmaklari yormayalim...)

2 Şubat 2009

hmmmm...... :)


En sevdigim "Kafe" ve türkce...



Ben cok begendim...

19 Ocak 2009

Dün dündü, yarin ba$ka olacak bugünden...

Efenim uzuuuun bir aradan sonra herkese merhaba...

Gerci blogu takip eden var mi o da mechul ama ben yinede bir selam cakayim dedim :)


Benim emektar PC sizlere ömür... Allahtan rahmet, kendime sabirlar diliyorum.
Magnum Opus ki$isinin yogun cabalari 5 yillik emektari kurtarmaya yetmedi malesef...
Fakat yeni bir Notebook almama yardimci oldu... "MOpus" sayesinde biraz daha anladim $u teknolojik mereti ve "dadindan yinmez gari" dedirten bir notebook aldim.. Vatana millete hayirli ugurlu olsun efenim... In$allah hayri dokunur :P

"$imdi notebook´lu olduk, server´leri doldurduk...Sevincliyiz hepimiz, ya$asin notebook´umuz.."


Yazamadigim 2 hafta boyunca ne mi yaptim?
Hiiic... Bir kac sinavim vardiii.... Arkada$larla takildim biraaaz (hem eglence icin, hem ders cali$mak icin tabii).... E daha ne olsun?!


Aquila´nin teknolojik maceralarindan $imdilik bu kadar...

Ugurlar olsun, yine beklerim...

2 Ocak 2009

PC ´m bozuluyor...

efenim önce iki kere monitörün devrelerini yaktim (nasil yapabiliyorum anlamadim ama oluyor)... halledebildik elbet bir $ekilde... Yenisini aldik ikinci yakma evresinde tabii :)

$imdide pc bozuldu.... : ( kac zamandir agir cekimde i$liyor garibim... processor (cpu mu gpu mu hangisi oldugunu anlayamiyor ve tanimlayamiyorum) yolcu sanirim..... tamamen gitse hic cali$maz da... hani yolcu yolunda gerek diye kivraniyor gibi gibi.

Windows denen zimbirtiyi boot ´layamiyor, start´layamiyor ya da... zor bela ikna ediyorum...

Zaten notebook almak niyetindeydim... belki $imdi tam zamani.... ??? ne yapsam acaba?

pc den hic anlamiyorum.... biraz anlasam belki kendim hallederdim... yaziklar olsun bana... insan biraz ilgilenir degil mi ? oooof.... of..

Anlayan birilerini bulmam lazim... tanidikta yoktur bende... simdi kalakaldim böyle... ne güzel ne güzel...

gec oldu ama güc olmadi...

Hepimizin yeni yili kutlu olsun....
mutluluklar getirsin efenim...