İşaretler varılacak hedefleri olan içindir.... ayrica Bill James der ki: "Expect problems and eat them for breakfast!" :D

30 Eylül 2009

Yalnizlik denen (m)illet...

topluca gümbürtüyle geliyor geldi mi... kasip kavuruyor. ta$ üstünde ta$ birakmiyor vesselam. sende senden ibaret ülkene bakiveriyorsun. len diyorsun ben ne zorluklarla in$a etmi$tim bütün bu yapitlari... ne emekler vermi$tim, ne cok sivami$tim bunlari... kalemi feth ettiler, yaktilar, yiktilar... bitirdiler.. benligimden pek bir $ey kalmami$...

yalnizlik böyle bir illet i$te... hastalik gibi... a$k gibi.. insan kovani icinde senin gibi olan, seni anlayabilen bir tek Allahin kulunun olmamasi seni senden edebiliyor... o kovandakiler gibi oluyorsun... ko$turmaca, tela$e, acele, stres... neyin pe$inde oldugun belli degil... nefes alamiyorsun... boguluyorsun..

kendinde boguluyorsun resmen... her taraf sen, aynalar sen, kitaplar hayal dünyasi, filmler hareketli fotograflar sadece... senden ba$ka kimse yok, hicbir$ey yok.. dolayisiyla sende yoksun......

29 Eylül 2009

insan umdugunu degil anlik dü$ünüyormu$..

ya$ günümden önce $öyle olur böyle zonklar dedim.. burukluk kehanetim dogru ciksada hicbir yerim zonklamadi cok $ükür.. bütün gün yemek pi$irmekle hazirlamak ve hazirlanmakla gecti...sagolsunlar arkada$lar geldi.. okuldan $undan bundan sohbet ederken di$ari cikmaya gerekte kalmadi..


saldik kendimizi.. ellerimizde sigaralar... oda duman alti...

o gün kurutulmu$ ciceklerimi atmayi dü$ündüm ilk defa ciddi ciddi hemde marul dograrken... zamani geldi gibi... onlari attigimda hesap vermem gereken kimse yok (salataligi dogruyorum).. olmayacakta (biberleri).. icimdeki tereddütü anlami$ degilim sadece (domateslerde sira)... niye beynimi dinlememekte israr edip binbir kurgular kuruyorsam sonsuz duygusalligimla anlayamiyorum (ic cektim).. topu topu bir ayim kaldi "a$k acisi" ni atlatmaya.. bilim adamlari 6 ay da gecer bu hastalik demi$ler (soganlar gözlerimi ya$artiyor)... ben yolun yarisini kat ettim henüz.. belki daha ileride belki daha gerideyim.. farkinda degilim olayin.. (dere otunu da kiydim, al sana salata i$te)

bu rotasizlik beni alabora ediyor... sarildigim $eyler derslerim ve hollywood.. arkada$lar da eglendiriyorlar cogu zaman sagolsunlar..

$imdi uzaktan bakinca bir garip geliyor bana... bazen cikmaya cali$tigimda pirlanta ta$lari canimi yakan altin kafesi özleyecegimi hic sanmazdim... özgürlük diye $akiyan ben, istegime kavu$tum, bo$luktayim konacak yer lazim diye ötüyorum $imdi.. :) hayat ne garip... ben ne garibim daha dogrusu.. ne zaman normlara uydum ki zaten?!


ama bana rahatlik batmadi bazilarina oldugu gibi... ben kafesten cikmayi ba$arip yine geri girenlerden olmu$tum her daim.. her daim yine kafese kapanmaya göz yumardim...

kafesin bir gün ortaliktan yok olacagini tahmin etmemi$tim hic.. hemde ben hapsedilme fikrine bayadir ali$mi$ken...


asiligi kanatlariyla birlikte kirilan bir kartalin ne kadar degeri olabilir ki? özgürlügünü yitirmi$ bir kartalin gözlerinde o ucsuz bucaksiz dünyayi göremezsin elbet... o hazir cikmi$ken sal gitsin oldu gibi... neyse... böylesi de daha iyi oldu zaten... $imdilik i$e yaramayan özgürlügümü kundakladim, bohcaladim... ileride kullanabilmem icin sakliyorum.. kanatlar icin japon yapi$tiriciyi önerdiler... bir denemek lazim...

26 Eylül 2009

Bugün benim dogum günüm... bildigim tüm hayatlar paramparcaaaahaaaahahaaaa....

Evvet $imdi tam bir ceyrek asirim ve kendime bu $arkiyi yine armagan ediyorum ..


25 Eylül 2009

Yarin ceyrek asir oluyorum..

Evet inanilir gibi degil... ceyrek bir asir... o koca $ey nasil gecti acaba? Hic fark etmedim...
Yarin yine gelenegimi bozmayarak ayni $arkiyi mirildanacagim yine...ve ne kadar ya$landigimdan yakinacagim... (harbiden iyice ya$landim ben ya... -.- )

Sanirim hayatimin en muhte$em ya$ günü olmayacak yarin...

Gecen seneyi dü$ündügüm zaman hala midem burkuluyor... i$ yerine uzun ve kocaman bir gül buketi gelmi$ti.. Ili$iginde bir kart ve üzerinde gizli bir kod... "Seni Seviyorum" manasinda...

Bugün i$ arkada$imla ya$lanmaktan bahsederken bana "Gecen sene cok acayipti...seni hic böyle mutlu görmemi$tim, gözlerinin ici gülüyordu bütün gün" deyince allak bullak oluverdim... Ben kendimi sürekli mutsuzluktan kurtulduguma ikna etmeye cabaladigim icin, arkada$in bu cümlesi bende knock out etkisi yaratti... Hatta bastirmaya cali$tigim ba$ka $eyleri de animsatti...

Yarin bir kac arkada$ gelecek.. yemekten sonra bilardoya... ya da bir kafeye gideriz herhalde...

Aslina bakarsam, yarin tepetakla da dursak buruklugumun gececegini sanmiyorum... Zira bir bucuk sene öncesinde sarf edilen "A$kim ben bir $ey dü$ündüm. Bence 26 Eylül de, senin ya$ gününde evlenelim...." cümlesi, eminim ses tonuyla birlikte bugün bütün gün zonkladigi gibi, yarinda beynimde zonklayip duracak....


20 Eylül 2009

Ramazan bayraminiz....

mübarek olsuuuun :)))))

16 Eylül 2009

THY - Cok güldüm :))))) Bayana da helal abi!

Yoğun hava trafiği sebebiyle Atatürk Havalimanı’na iniş sırası beklerken ‘tur atan’ Türk Hava Yolları’nın Bükreş-İstanbul seferini yapan yolcu uçağının pilotu ile kuledeki kadın trafik kontrolörü arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Kadın görevli anonslarda kendisine, “güzel kardeşim” diye hitap eden pilota “Ben sizin güzel kardeşiniz değilim” diyerek sert çıktı.
THY’nin yaklaşık bir ay önceki Bükreş-İstanbul seferini yapan 1444 sefer sayılı uçağı öğle saatlerinde iniş sırasında 3’üncü olduğu için havada beklemeye başladı.
Pilot, öncelik isteyerek “iniş için” kuleyle temasa geçince ilginç bir diyalog yaşandı.
İnternette havacılık haberleri yayımlayan ‘airkule.com’ adlı sitede dün yer alan kule ile pilot arasındaki diyalog şöyle gelişti:

Dinlemek icin tiklayin
http://www.airkule.com/default.asp?page=haber&id=7193

- Kadinin sert ciki$i harbi cok iyiydi ve dinlemeye deger:)))

Pilot: En geç 10 dakika içinde inmem gerekiyor. Yakıtım bu kadar. Sabiha Gökçen’e davet ediyorum vermeyecekseniz.
Kule: İnişte 3 numarasınız. Emergency deklare ediyor musunuz?
Pilot: Efendim emergency yok. İşte yakıtım bu, en fazla 9 dakika bekleyebilirim. Fazla yakıt almıyoruz biliyorsunuz.
Kule: Emergency deklare etmiyorsanız Gökçen’e sizi yönlendireyim.
Pilot: Eğer yakıtla müsaitseniz emergency deklare ediyorum. 9 dakikalık bekleme yakıtım var. İnelim, müsait değilseniz Sabiha Gökçen’e iniyorum, tamam.
Kule: Anlatın efendim, rapor edin. Müsait değil. Sağdan uçuş başı 090.
Pilot: Efendim ‘emergency yakıtı’ kabul etmiyorsunuz. tamam.
Kule: Efendim, ‘emergency’ deklare ediyorsanız, sizi 06 için vektörleyeceğim.
Pilot: Güzel kardeşim daha ne söyleyeyim size ‘yakıtım bu’ diyorum. O saat geldiği zaman ‘emergency yakıtı’nın saati. Anlamıyorsunuz herhalde. 9 dakika sonra emergency yakıtına düşüyorum.
Kule: Efendim emergency deklare ettiğinizi belirtirseniz sizi alacağım ben de diyorum.
Pilot: Sevgili kardeşim bir daha söylüyorum. Şu anda 8 dakikaya indim. 8 dakika sonra emergency yakıt ilan ediyorum. 5 geçe emergency yakıt ilan etmiş olacağım.
Kule: Efendim ben ‘emergency deklare ediyorum’ cümlesini bekliyorum sizden. Emergency yakıt ayrı bir şey. ‘Ben de sizin güzel kardeşiniz değilim’ bu arada.
Pilot: Lütfen rapor eder misiniz? Ben 5 geçe emergency yakıta düşüyorum. Şimdi de beklemedeyim tamam.

15 Eylül 2009

Oy birligiyle karar verilmi$tir.....Ders cali$mak zorundayiz -.-


$u son 3 gündür(cuma, cumartesi ve pazar) matematige harcadigim saat sayisi 25, diger derslere ayirdigim saat sayisi 1,5.
Saati 60 dakikadan hesaplayin.. 1590 dakika eder... Bir sigarayi 3 dakika da ictigimi varsayalim, tam olarak 530 tane icmi$ olmam lazim- yok yok abarttim.. her yarim saatte bir tane ictigimi dü$ünürsek (ki abarti bu da) 53 tane ictim sayilir ki.. iki bucuk paket (20 tanelik) icmi$im.. durun bi bakiim.. Evvet 50 tane icmisim- hicte abartmami$im :)))

Gelelim fasulyelerin faydalarina.. Sigara ba$ina katran miktari 10 mg, nikotin miktari 0,8 mg karbon monoksit (umarim dogru yazmi$imdir) miktari ise 10 mg ettigine göre...

Sadece haftasonunda
500 mg katran,
40 mg nikotin,
ve 500 mg karbon monoksitle
cigerlerimi afyon karasi haline getirmi$im...

Bundan nasil bir sonuca variyoruz? Normal bir $ekilde hesap kitap yapmadan dü$ünme yetimi kaybetmi$im! IMDAAAAT!!!!! Ayrica...
DERS CALI$MAK ZARARLI ALI$KANLIKLARINIZI PEKI$TIREBILIR, HATTA ÖLDÜRÜR! : )

*Daha ne bahaneler bulacagim kim bilir... -.-


11 Eylül 2009

Test

Internette bir - iki kez IQ-testi yapmi$tim, ki ne kadar dogrudur ve harbiden akilli ya da aptal oldugunuzu kanitlar mi bu da muammadir. Diger bilimsel olmayan testlere hic ilgi duymuyordum. Yok ne kadar iyi bir empatsiniz, ya da ne kadar iyi bir arkada$siniz, ne kadar a$iksiniz vs. testleri sacma geliyordu.
Dün iyice bunaldim ve i$ yerinde yapacak i$im sinek avlamaktan öteye gecemedigi icin tesadüfen gördügüm bir kac testi cözdüm... Yalniz iki test sonucu var ki...
Genelde insanlarin bana söyledigi ve benim aslinda cokta farkinda olmadigim ve kesinlikle kabul etmedigim bir tutumumu testin sonunda okuyunca $a$irmadim degil dogrusu.

A$kla ilgili olan test hakkimda diyor ki:

Aşktan kaçıyorsunuz, çünkü aşık olanların başlarına gelenleri görüyorsunuz etrafta. Kimi zaman da adına aşk denilen şey içinizi kaldırıyor. Çünkü henüz sizin kendi aşk tanımınız yok. Onu büyütüp beslemediniz. Gündelik ilişkilerine aşk diyen insanlara aldanıyorsunuz, çünkü aşk hakkında fazlaca kafa yormadınız. Onun bir tuzak olduğunu düşünüyorsunuz. Sizi çekip götüreceği yerin karanlık olduğunu zannediyorsunuz. Bir kerecik izin verin kendinize, aşkı anlamaya çalışın, canınızı bilerek yakmayacağını göreceksiniz. Korkmayın ondan, hadi ama, biraz yaklaşın...

A$ktan kacmak ne demek Allah a$kina? Kacmadim da ne oldu?! :) Aklima gelen ba$ima geldi :)

Ya$liligim- a$agida belirtilen bu özellikleri edinmeyi cok istemi$imdir ve üzerinde yillardir cali$iyorumdur, zira bayagi agresif ve anlik tepkiler veren bir tipim:

Bilge

Ağır başlı, bilge bir ihtiyar olacaksınız. Konuşarak değil, susarak anlatacaksınız. Hareketleriniz yavaşlayacak ama güç kaybettiğiniz için değil. İhtiyarladıkça zamanın ve içinden geçilen mekânların farkına varmak için bir miktar yavaşlamak gerektiğini anlayacaksınız. Şimdilerde aldığınız o hızlı, anlık kararların yerini iyiden iyiye düşünülüp, tecrübeyle pişirilmiş nasihatler alacak. Sizin bu halinizi görenler gözlerine inanmakta zorlanacaklar. Siz içten içe onların şaşkınlıklarına bakıp eğleneceksiniz. Ama belli etmeyeceksiniz hislerinizi, karizmanız iyiden iyiye serpilsin diye bilgeliğinizi biraz gizemle örteceksiniz.

In$allah!

Birden bire bu testlere inandigimi söyleyemem, ama yine de eglenceli bir yön buldugumu belirtmem gerek... heleki attiklari yalanlar bir $ekilde sizinle bagda$iyorsa gercekten $a$irtici oluyor.

6 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 2

Gökten zembille indigini sanan bazi erkekler vardir. Bir cümle ile olayi hallettigini zanneder :) Bir kac örnek:
Bu örnekte bayan erkekten aslinda ho$laniyordur:

E: Seni cok begeniyorum....
Bayanin di$ sesi: :) Hmm.. öyle mi? Te$ekkürler...Neyimi begeniyorsun peki?
Bayanin beyin sesi: Ne olur bana adam akilli bir $ey söyle. Degisik fikirlerini, dü$ünce tarzini, hayata baki$ acini de bari...
E: Ne bileyim tümüyle begendim i$te...Cok güzelsin...En cok ta gözlerini beg..
Bayanin beyin sesi: Ha s*****! -.-

Lakin bir gelecek asla olu$amaz !

Bu örnekte bayan ondan gizliden ho$lanan erkegi sevgilisi olarak görecegine insan eti yemeye razidir:
E: Seni cok begeniyorum Leyla.
Bayanin beyin sesi: Yalnız degilsin :))
Bayanin di$ sesi: Te$ekkürler...
E: Arkada$liga cok önem veririm...Yani insanin dosta ve insana ihtiyaci vardir her zaman...öyle degil mi? Seninle cok iyi arkada$lik edecegiz galiba... hal hareketlerinle her$eyinle sen... bidi bidi..
Bayanin beyin sesi: Vay deyyus vayyyy...Arkada$ ayagina asilacak demek -.-
Bayanin di$ sesi: Tabiiki insani bazen dostlari ayakta tutar.... $ey benim gitmem lazim.
E: Seni yarin ararim :)
Bayanin beyin sesi: Telefonum bozuldu cali$miyor ve bütün numaralar silindi.. Ders cali$iyordum internete giremedim... Birisi msn adresimin $ifresini de kirmi$........ :)))))
Bayanin di$ sesi: Tabii tabii görü$ürüz... :)

3 Eylül 2009

Kiz ne söyler, aslinda ne dü$ünür Vol. 1

Bir bayan ve bir erkek deniz kenarinda oturmu$ sohbet ederler. Hafif kararmaya ba$lami$tir hava. I$iklari yakmi$tir bütün sahilboyu. Muhte$em romantik bir ortamdir. Daha tani$ali 2 gün olmu$tur. Erkek seviyeli bir $ekilde "sadece sohbet etmek ve arkada$lik kurma amacli" konu$uyordur bayanla...O izlenimi vermek icin de baya efendi davraniyor ve caba sarf ediyordur.

Bayanin beyin sesi: (Ke$ke yanimda olsaydin sevdigim... bu muhte$em gece de sen otursaydin yanimda. Seninle izleseydim dolunayi giyinmi$, yakamozla süslenmi$, durgun denizi...Ke$ke $imdi..)

E: "Durgunla$tin...Böyle uzaklara bakipta ne dü$ünüyorsun? :) "

Bayanin di$ sesi: -"Hiic... Hayatin bazen ne kadar zor oldugunu dü$ünüyorum. I$ güc ko$turmaca...(sessiz gecen 3 dakika ardindan, erkegin onu ayna vari taklit ettigini anlayinca bayan sorar) Sen ne dü$ünüyorsun?"

E:"Hiic.....(bir dakika kadar bir sessizlik) Cok farkli birisin sen. Yani yanli$ anlama. Öylesine de söylemiyorum. Ba$ka bir havan var senin. Insan sarrafiyim ben. Gercekten saglam bir ki$iligin var." Biraz daha sesini alcaltarak söyler afilli bir baki$la cümlesini: "Sen bence özel birisin..."

Bayanin beyin sesi: (Amaaaaaaan.....Hofff....Yerler...Bir iki sohbet ettik diye... i$e bak yaa... $imdi etkilenmem mi lazim? Hatta coktan erimi$ mi olmam lazim?! Iki günde cözdü adam beni demek. Insan sarrafiymi$ ahahaaaaa... Salak belledi herhalde..cok komik :)))) Kac kizi böyle tavlamaya cali$ti bu salak acaba? Acaba gercekten tav olan manyaklar olmu$ mudur iki günde? .... Hmm.. ben bundan $imdi nasil kurtulurum...ba$im agriyor des... )

E:"Ne oldu? Sustun yine :)"

Bayanin beyin sesi: (Utandim hatta bundan ho$landim sandi enayi :)))))) ) Gayet soguk ve dalmi$ bir $ekilde..
Bayanin di$ sesi: -"Sigaram kalmami$ yaa.....Dalmi$im pardon.... $ey... ne demi$tin?!"

Erkek gözlerini döndürür "Beni öldüreceksin sen yaa.." gibi bir$ey zirvalar kirk yillik tanidigiymi$ gibi.

Bayan gülme krizine tutulur adeta ve erkegin ricalarina aldirmayarak uykusunun geldigini söyler ve iyi ak$amlar dedikten sonra ko$ar adim uzakla$ir :) Gidi$ o gidi$tir...


2 Eylül 2009

Uydurma hikayelerim vaaar....taze tazeeeeeeeh....

Iyi kötü olmasi önemlimiiiiiiiii? Kiytirik bir hayat hikayem vaaaar....

Tanesi bir okumalik abi. Kalitesiz olsa da kalitelidir abi. Al bari sen oku abla... iki tanesi bir okumalik abla.. tabi abla... saglamdir... Eyvallaaaah... bereket versin abla!

Kime neyi ne icin satiyoruz ki?

Ey sevgili,
gecmi$te birakmam lazimdi seni elbet. Biraktigim bircok dostu, dü$mani ve insani biraktigim gibi. Bana büyü mü yaptin, ne yaptin bilmiyorum. Fakat ben seni kafamda bir yerlere gömsem dahi, sol tarafim hala elini tutmu$ vaziyette, ne olur gitme diye zirvaliyor.
Enayilik, aptallik, salaklik denebilir. Denilmeli de belki. Belki kaderin öngördügü ba$ka bir olaya ön hazirliktir bütün bunlar. Belki ileride daha büyük aptalliklardan korunmam ve ders cikarmam icin oldu bütün bunlar. Belki de...
Karamsarliga kapilmamak icin tüm gücümü harciyorum. Senden bahsetmemek, seni anlatmamak ve yine sen, sen, sen ve yine SEN dememek icin hep BEN demeye cali$iyorum. Ba$arili olmaya ba$ladim artik. Artik cevremdekilerle konu$urken seni örnek göstermiyorum. Adini anmiyorum. Yava$ yava$ birakacagim sanirim...ama ben... yinede ..
Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda?
Yine sevincle gözlerinin ici parlayacak mi bir kizi gördügünde. Avuclarinin icini öpecek misin onunda en ummadigi bir anda? Sana iltifat ettiginde ya da gülümsediginde yanaklarin kizaracak mi bazen... Gülümseyecek misin ona da en cocukcu baki$larinla...

Ne sacma sorular bunlar... Yapacaksin tabii.. Alasini yapacaksin, belki yapiyorsun da. Belki coktan onu da, beni ugrattigin gibi, hayal kirikligina ugratmi$sindir... Belki $u an o kiz da yaziyordur bir yerlere... "Merak ediyorum. Ne yaptin ve yapacaksin benden sonraki hayatinda? ...." diye... Aaahhhh $u genclik ah!

Ya ben neyi birakamiyordum ? ! :-)

30 Ağustos 2009

Umut...

kadar insani motive eden ve ayni anda kahreden bir$ey var mi acaba?

Bazi $eylerin gercekle$meyecegini bile bile insanin o bazi $eylerin gercekle$mesini beklemesi. O kendisiyle verdigi ic sava$. O azim.

Hani bir laf vardir "Bununla ugra$acagina derslerine cali$saydin profesör olurdun" tarzinda... I$te, bende bazi $eylere her ümit bagladigimda bir lira atsaydim kenara cok zengin olurdum herhalde.

Kendimdeki bu azime, bu dayanikliliga $a$iyorum. Olmayacak duaya amin deme ic cabalarim yüzünden bir gün ba$ima gelecek var benim galiba... (Allah göstermez in$allah). Hala realize edemedimse, hissettirecek gibi geliyor... Cünkü me$hur Almanca ata sözü der ki:" Söz dinlemeyen, hissetmeye mecbur kalir. "

26 Ağustos 2009

Anlattim...

yazdim, cizdim, bagirdim, agladim, dinledim, sövdüm, sustum....

Yok Allah yok... bitmiyor..... eksilmesi gerektikce cogaliyor sanki bu meret...

24 Ağustos 2009

Kolay degil (mi$) bu i$ler...


"Ne var yani? 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3. ay da unuturum gider! Yapmadigim $ey degil. Nasil oldugunu biliyorum. Hickimse bulunmaz hint kuma$i degil! Ben dahil hic kimse! Emin ol kimse ölmüyor! Sende ölmezsin, bende!"

Bunlar benim sözlerim. Bunlar harbiden inandigim sözlerdi. Zormu$ cok zormu$...
Kendi ili$kilerini daha kötü tecrübeler kar$isinda ate$e atmayan insanlari dinledim... Onlar hala mutlu mesut bir$ekilde. Bense....
Tok acin halinden anlamaz elbet. Senin icin yaniyormu$. Görünmeyen göz ya$lari akiyormu$ daima hüzünlü yenilgiyi pi$manligi kabullenmi$ gözlerinden...onlar anlamaz. Senin iyiligini istediler halbuki. $imdi ise üzüntünü görmezden geliyorlar. Nasilsa gecer, 1 ay aglarim, 2 ay aglarim, 3 ay aglarim ve gecer...

Cinnet gecirdim. Yakip kavuran bir sinirle her$eyi parcaladim, böldüm. Kendi kalbim de dahil olmak üzere.
Ya$ayanin yasini tuttum, ölü ilan ederek. Öldü demekle ölmüyor icindekiler i$te. Mantikla yenemiyorsun hisleri! Dünyanin öbür ucuna da gitsen pe$inde geziniyor hayaletler. O kadar canli, o kadar yakin... Narin bir dokunu$la göz ya$ini silmesini arzuluyorsun sana aciyan bir melegin.
Sana nasihat edenlerin ya$amlari akip giderken, sende ko$turmacaya dalmi$ ko$arken bir yerlere, onlar mutlu sen mutsuz, hayatta kaldigimiz gün sayaci sifira dogru ilerliyor...
Mutlu ya da mutsuz, sonucta hepimiz toprak olacagiz. Belki de tek tesellim bu...

Bugün sana fal kapattim ramazan oldugunu bilerek. Senin falina baktim binbir günah i$leyerek. O kadar aydinliktiki...O kadar temiz ve ferah. Aydinlikta sen kollarini uzatmi$sin ve bir kizda kollarini uzatmi$ sana dogru ucuyordu...Senin icin mutlu oldum gercekten...
Bir kadir gecesinde, seninle ben daha BIZ iken cok icten dua etmi$tim.. Allahtan kafana taktigin, düzeltmek istedigin her$eyi yoluna koyabilmen icin o kudreti dilemi$tim. Ve en önemlisi gercekten cok cok mutlu olmani dilemi$tim.
Bugün falinda mutluluk cikti senin... Ve ben kendi adima üzülsemde, fallarin yalan oldugunu bilsemde, senin mutlu olabilme ihtimaline inan cok sevindim....

17 Ağustos 2009

Mugla Gökova böyle bi$eydi i$te..






Fotolari büyük görmek icin üstüne tiklayin :)












Efendim,
konakladigimiz "Yücelen Otel****" gercekten cok güzel ve siradi$i bir otel.
Azmak irmaginin ve genel olarak doganin otel mimarisine endekslenmi$ olmasi onu diger otellerden cok ayiriyor. Otelin havuzunu irmagin kaynagina cevrelenmi$ bir $ekilde yapmi$lar.

Nail Cakirhan´in mimari oldugu otel evleri geleneksel Ula evlerinden esinlenerek yapilmi$ ve cok ayri bir güzelligi var. Kücük bir köprüden eve giriyor ve evin kendi icinde, ortasinda bir bahceyle kar$ila$iyorsunuz. Sekizgen bir yapiya sahip olan evin odalari bahceyi cevreliyor. Neredeyse her yerde, özellikle restaurant´in tavaninda i$lemeli ah$ap´tan yapilma göbekler mevcut.
Restaurant teras $eklinde ve iki katli. Üst kattaki manzara cok daha güzel ve fakat ama lakin A la carte :). Yani ödemeden manzara yok.
Servis a$iri iyiydi. Hicbir restaurant da böyle bir servis görmemi$tim. Her garsonun belirli konuklari oluyor ve yardimcilariyla sadece kendi konuklariyla özel ilgileniyor. Konuklara ciceklerle süslenmi$ tabaklar, icecekler servis etmek orada cok normal...
Yemeklere gelince. Benim yemekle pek aram olmadigi icin kiz arkada$imin damak zevkine göre yazayim: "Yani karnim doydu ama tabiiki tatmin olmadim - Dogru düzgün mangalda bir et, ne bileyim sicak zeytinyagli yemekleri özledim."
Kiz arkada$imin fotograf makinasinda kalan fotograflar 10 gün sonra elime gececek ve buraya daha güzel fotograflar ekleyebilecegim.
Kesinlikle ailelere ve dinlenmeye ihtiyaci olan ciftlere tavsiye edebilecegim bir otel. Genc arkada$lar en az 3 ki$ilik bir grup olarak dinlenmeye ve geziler yapmaya gelseler daha iyi olur. Zira iki ki$ilik kaldiginizda bunalabiliyorsunuz :)
5 gece 6 gün, her$ey dahil olarak, cift ki$ilik bir odada kaldik, fiyat gercekten makuldu ve ödedigimiz her kuru$a degdi.
Fiyati merak eden bana mail atabilir.
Sonuc olarak kesinlikle birdaha gidecegimiz ve de tavsiye ettigimiz bir yer :)


































Yakamoz

Deniz gündüzki haline inat tamamen durgundu. Gökyüzünü dolunay süslerken, tek bir kiz, tek bir $ezlonga oturmu$, denizin keyfini cikariyordu.
"Omuz ver karde$im. Denize dü$mü$ tüm yildizlari yine yerlerine dizelim" diye gecti aklindan. Yarim ya da yanli$ hatirliyordu bu eski $iiri ama ilk okudugunda hissettiklerinin aynisini ya$iyordu o an. Denize dü$en yildizlari saatlerce izlemek, sükunetin keyfini cikarmak istemi$ti hep. Ve o an bunu gercekle$tirmi$ olabildigi icin kirik, kimseyle payla$amadigi hazin bir mutluluk icindeydi.

Bir sigara yakti cigerlerinin hayrina. Arka fonda gitar e$liginde a$k $arkilari calarken o sigarasina odaklanmaya cabaliyor, ba$aramadigi icin kendine kiziyordu. Hala dokunuyordu ona $arkilar nedense...
Tabii ya. Illaki bir $ey bozacakti göz zevkinide. Hayalinde birden bire caprazina bir ciftin kurulup kumrula$masini izlemek zorunda kalacagi yoktu aslinda. Bakmamaya cabalasa da gözü yine de arada bir kayiyordu o yöne. Icten ice defolup gitmeleri icin onlara sövüyor, hatta dua ediyordu. Mutluluklarini izlemek istemiyordu. Ilk defa birilerinin mutlulugu batiyordu ona. Özellikle o gece.

Yalniz kalmak istiyordu. Sadece dolunay, deniz, yakamoz ve o. Ama kismet degildi i$te...
Eger olanak olsaydi raki icerdi kizcagiz. Zemine otururdu, kil yerine kumdan yapmi$ olsalardi sahili. Ayaklarini uzatir, $arkilar mirildanir ve aglardi sessizce. Ama malesef deniz kiyisi kildendi, pantolonu beyazdi, üc aylardaydi... Kalkip giderken odasina dogru sadece mirildanmak kalmi$ti ona, ve hic bitmeyecek yalnizligini dü$ünerek gözünden süzülen bir damla ya$.

"Ömrümüzün son demi, son baharidir artik. Maziye bir bakiver neler neler biraktik..."

16 Ağustos 2009

Almanyanin yollari ta$tan...

kimse cikaramaz beni ba$tan :)

Efendim daha evimize ayak basali bir saat oluyor. Pestilimiz cikmis vaziyette... sanirim 48. uykusuz gecirdigim saat dilimine gecmi$ bulunuyorum. Bu son gün cok yogundu. Uykusuzluk, evi toparlamak, gec kalmamak icin stres yapmak, agir bavullar, ko$turmaca, ucus... Neyseki yine odamdayim :) hic sevinecegimi dü$ünmemi$tim...ama odami görünce resmen sevindim.

Yarin in$allah odama ve dolayisiyla ba$ima gök ta$i dü$mezse fotograflarla birlikte bütün tatilimi belgelemeyi ve yorumlamayi dü$ünüyorum.

Bilgisayarsizlik cok zor imi$. Cep telefonundan kiytirik kücük ekranda mail okuyacagim diye yirtinmalarimdan sonra PC´me kavu$unca resmen ekrani öptüm....(Abartmiyorum! Yaptim bunu!) O kadar özlemi$im yani...

$imdi iyi bir uyku cekmem lazim...

31 Temmuz 2009

Türkiyeden merhabalar ...

Koşturmaca geçiyor günler... sıcak...olaylı...

Tam Türkiye işte. Dinlenme duraklama yok... Yarından sonra deniz kenarında olacağım için az çok seviniyorum. Herşeyden ve herkesten uzak.. Sanırım çok iyi gelecek....

İyi eğlenmeniz dileğiyle....

24 Temmuz 2009

Ilk denemem... hepsi hikaye :)

(Efendim yarin sabah Tatile cikiyorum :)
Türkiyeye ayak basacagim icin sevincli ve mutluyum. Bu arada ilk defa bir hikaye yazmaya cali$tim. Uzun soluklu oldu gibi geldi bana ama yinede cöpe atmaya kiyamadim. Iyi olsun, kötü olsun, burada bir yerlerde ibret olsun diye kalmasini istedim. Cünkü gerceklik payi büyük. Beni taniyanlar bilirler :)
Onun di$indaaaa.... bir kac saat sonra ucaga binecegim beeeeeeeeeen :) acayip sevincliyim!!! :))))) heheeee!! Herkese iyi tatiller dilerim!)


Agliyordu sessizce. Patlamak üzere olan bir volkan gibi geliyordu duygulari dalga dalga bogazina kadar. Dügümlenip kitleniyordu oracikta ve sonunda patliyordu gözlerinde. Bastirmaya cali$tikca, daha bir yüzeye cikiyordu duygulari sanki onunla inatla$ircasina. Otokontrolünü kaybetmi$ gibiydi. Hayal kirikligi, yas, kin, nefret, özlem, sevgi... Bütün bunlar birbirine kari$mi$ti sanki. Ayni anda hepsini birbirinden güclü hissediyor, hicbirini birbirinden ayirt edemiyordu. Odaklanmaya cali$tikca dagiliyor, dagildikca kayboluyor ve agliyordu.


En cokta kendine kiziyor ve aciyor gibiydi. Yine her$ey berbat olmu$tu. Yine asabiyetine yenik dü$mü$tü. Yine her$ey onun sucuydu. Secimler, tercihler, hatalar ve bunlarin sonuclari... Kendinden o sorumluydu. Kaderinden o sorumluydu. Her$eyden o sorumluydu. Yanli$ secimler yapmi$ti. Kimseye güvenmedigini ve olabilecek her$eye kar$i hazirlikli oldugunu sanmi$ti halbuki. Aldanmi$ olduguna, kendini aldatmi$ olduguna kiziyordu. $imdi ise sonuclarina katlanacak gücü bulamiyordu kendi icinde. Galiba en cok da buna kiziyordu.

Dayanamiyordu. Bu kadar haksizliga dayanamiyordu artik. O kimseye bir$ey yapmami$, bilincli bir $ekilde zarar vermek istememi$ti hicbir zaman icin. Olanlar, ya$adiklari aklina geldikce delirecek gibi oluyor, asabiyetini kontrol edebilmek adina cok caba sarf ediyordu. Zira edemediginde kendini dövmege yelteniyordu, ya da etrafinda ne varsa aci hissetmeden rastgele yumrukluyordu.

Ne yaptigindan, ne de dü$ündügünden haberdar degildi birdenbire. Asabiyetinin, pi$manliginin, hayal kirikliginin icinde bogulmu$tu sanki. Agladikca yok oluyordu benligi. Yok olmak icin agliyordu belkide farkinda olmadan. SIktigi di$lerinin arasindan "Allah" kelimesi cikiyordu sadece.

Belirleyemedigi bir süre sonra asabiyeti dinmi$ti. Saatlerce, öylece yattigi yerde, oda da gezinen ruhlara fisildiyordu.
Icinden döküldükce hisleri, dü$ünebilme yetisini kazaniyordu tekrardan..
Icinden dua etmeye ba$ladi "Sen verdin Rabbim, sen aldin...En dogrusunu elbet sen bilirsin. Sana $ükürler olsun.. Hamd olsun.. Katlanacak, dayanacak kudret ver bana Yarab..Tek istedigim bu."
Aglamadigini saniyordu, fakat göz ya$lari süzülüyordu göz kenarlarindan. Maskele$mi$ti yüzü sanki. Hareket edecek gücü bulamiyordu kendinde. Öylece yatiyordu. Donuk baki$larini bir perdeye, bir koltuga dikiyor uzun süre ayirmiyordu. Icten ice bu halinden korkuyordu. Delirdiginden ku$kulaniyordu. Delirmek istemiyordu. "Delirmi$ olsam bunlari dü$ünemezdim" diye kendini rahatlatmak icin cabaliyordu.
Yataktan kalkmak ne kadar zor olabilirdi ki? Cok zordu. A$iri zordu. Ilk denemede pes etti ve hafif acik olan camdan esen rüzgari seyretti perdesinin kivrimlarinda uzun süre. Ta ki derin ve deliksiz bir uykuya dü$ene dek.

Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Diger normal günlerden tek farki kendini agir yarali hissetmesiydi. Ic organlari parcalanmi$ti. Uzuvlarini kaybetmi$ti. Kalbini de bir yokladi. Can ceki$iyordu o da. O kadar yaraya, bereye ve hala cektigi aciya katlanamayacagindan korktu bir an icin. Sonra vaz gecti bu korkusundan. Yersizdi artik. Katlansa da, katlanmasa da durum degi$meyecekti. Degi$tirmeyecekti. Secim böyleydi. Böyle kalmasi gerekiyordu. Olanla ölüme cagre yok derler ya, o hesapti onunki. Evdeki hesabi car$iya uyduramami$ti madem. Hic hesap yapmayacakti artik.

Kalkabiliyordu nihayet. Yürüyebiliyordu. Aynanin yanindan gecerken $ok gecirdi bir an icin. Bu kendisi olamazdi. Bu ya$lanmi$, yipranmi$, morarmi$, cökmü$, cirkin yüz onun olamazdi. Gözleri ne hale gelmi$ti. Ne yapmi$ti kendisine böyle? Aynadaki yüze inanamiyordu. Bir kac tel saci bile beyazlami$ti. Bir gece de saclari beyazlayan insanlar vardi ailesinde. Demekki genetik bir olaydi aci cekmek onlar icin. Elini yüzünü yikayinca gecer saniyordu icindeki ve yüzündeki cirkinlik. Akan suya kari$ir ve kurtulur saniyordu. Yikadikca yikiyordu, ama düzelmiyordu hicbir$ey. En sonunda pes edip yataga uzanmi$ti yine. Saatinin takvimine bakmi$ti. Demek tam iki gün gecmi$ti ilk gözü ya$i süzüldügünden beri ve yine uykunun hafifligine dalmak icin, unutmak icin gözlerini kapatmi$ti, derin bir ic cekerek..

Uyandiginda her$ey eskisi gibiydi. Normal bir gün gibi. Yastigi sirilsiklam olmu$tu. Uykusunda aglami$ti besbelli. Telefonunun titre$iminden uyanmi$ti ve $imdi onu yataginin icinde arayip duruyordu. Sevgilisi ariyordu: "Günaydin uykucu. Hala kalkmadin mi sen?" ,
"Cok acayip bir rüya gördüm birtanem...dur bir dinle.. Cok kötüydü. Inanilmazdi......."

Ne Kabustu ama. Inanilir gibi degildi. O kabusu gercekten ya$adigini zannetmi$ti bir an icin ve cok korkmu$tu. Rüyalarda böyle aci cekilebilecegini hic tahmin etmemi$ti. En deger verdigi varlik ellerinden yitip gitti diye aklini oynatmi$ti neredeyse. O kadar gercekciydi ki....Neyseki bu sadece bir rüyaydi ve o cok ama cok mutluydu.

Kader...














Bir kereligine beni $a$irt olmaz mi?
Bir kereligine, sonradan zor bela toplayip yapi$tirmam icin, parcaciklarima ayirma.
Bir kereligine gögüs kafesim hazana dönü$mesin.

Bir kereligine ve son kez...